banner15

Altan Tan: Halk silahlı mücadele istemiyor

HDP Milletvekili Altan Tan, halkın Kürtlük, inanç gibi değerlerinden vazgeçmediğini ancak bunun için silahlı mücadele de istemediğini söyledi

Altan Tan: Halk silahlı mücadele istemiyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

HDP Milletvekili Altan Tan, Güneydoğu'da halkın Kürtlüğüne, kimliğine, inancına, dinine sahip çıktığını ancak bunları elde etmek için, savaşmayı ve silahlı mücadeleyi istemediğini söyledi.

Al Jazeera Turk'ten Gonca Şenay'a konuşan Altan Tan, gelinen noktanın en çok "Dindar, Müslüman Kürtleri" sıkıntıya düşürdüğünü belirtti. Tan, sorunların siyaset ile çözülememesi halinde Türkiye'nin Afganistan'a dönüşebileceğini savundu.

Altan Tan röportajında hem dinar hem de seküler Kürtlerin ayrı bir devler idealinden vazgeçtiğini kaydederek şunları söyledi:

"Kürtler buna uzun zamandır karşı çıkıyorlar. Bugün sadece dindar Kürtler değil sosyalist Kürtlerin de büyük bir kısmı buna karşı.Korktukları veya takiye yaptıkları için değil. İki sebebi var bunun. Birincisi, “Dünyada artık ulus devlet modeli eskidi. Balkanlar’da da, Kafkaslar’da da, Ortadoğu’da da Avrupa Birliği gibi bölgesel, havzasal entegrasyonlar dönemi. ” diyorlar. İkincisi, “Bu bugün Kürtlerin yararına değil. Büyük acılar getirecek. Çözüm değil.” diyorlar. O halde Türk’ün, Kürdün, Arabın… birlikte yaşayabileceği yeni bir Cumhuriyet inşa etmek lazım. Suriye’deki Kürtler Suriye içinde, Irak’taki Irak içinde, İran’daki İran içinde bütün haklarına sahip olsunlar. Nedir bunlar? Eşit vatandaşlık, ana dilde eğitim…"

Çözüm sürecine de değinen Altan Tan, şunları söyledi:

"Devlet bu dönem zarfında kontrol edilebilir bir kriz politikası sürdürdü. Önüne şunu koydu, “PKK silahları bırakırsa yavaş yavaş ben bu işi yürütebilirim” diye düşündü. Onun için de sadece PKK’yi muhatap aldı, PKK’nin liderini muhatap aldı. Kafasında Kürt sorunun çözümü denildiği vakit, silahların bırakılmasını anladı. Demokratikleşmeyi öteledi ve ayrı gördü. Önce silahlar bırakılacak sonra gerisine ‘bakılacak’. ‘Şunlar, şunlar yapılacak’ değil ‘bakılacak’ dedi. Somut bir proje olsaydı bu da anlaşılabilirdi. Onun için çözüm süreci bitti. Masanın öbür tarafına gelince, PKK de kendi kimliği ve kendi ideolojisi ile ve kendi ifadesiyle ‘öz savunma’ güçleriyle var olacağı bir bölge yönetimi istedi."

Hiçbir devletin buna evet diyemeyeceğini belirten Tan, siyasetin şu an gelip de patinaj yaptığı noktanın burası olduğunu söyledi.

Altan tan, "PKK ve HDP halk desteğini kaybediyor mu" şeklindeki soruya ise "Kürt halkının yaşadığı 40 yıllık bir savaş dönemi var. Halk, Kürtlüğüne, kimliğine, inancına, dinine sahip çıkıyor. Ama halk bunları elde etmek için, bu haklarını elde etmek için savaşmayı, silahlı mücadeleyi istemiyor" karşılığını verdi.

Altan Tan, bu aşamada devlete de şu eleştirileri yöneltiyor:

"Halk bunu istemiyor. Politikanın devrede olmasını istiyor. Ama bundan, halk HDP’den PKK’den desteğini çekti sonucunu da çıkarmamak lazım. Hepsi AKP’li oldu ya da korucu oldu diye bir şey yok. Halk devlete daha fazla öfkeleniyor. “Bu demokratik kanalları niye bu kadar kapattın? HDP’yi niye bu kadar suçlu göstermeye çalıştın? Atman gereken adımları niye atmıyorsun?” diyor. Bunun son örneği de Sayın Ahmet Davutoğlu’nun Mardin konuşması. Mardin’de, “Kardeşiz, biriz, birbirimizi kucaklayacağız. Selahaddin Eyyubi ile Alparslan, Kuttülamare, Buhara, Semerkand; Mardin-Kudüs” dedi. Yahu sevgili kardeşim bunlar çok güzel sözler ama Arapça bir atasözü vardır. Diyor ki, “Dili tatlı olanın ikramı az olur.” Dil tatlılığı başım gözüm üzerine ama sofraya bir şeyler koy. Nedir koyacağın? “PKK terör örgütüdür, PYD terör örgütüdür. Kürtler sosyalist değil” diyor. Peki sen ne diyorsun? Kürtçe ana dille ilgili sen ne diyorsun?"

Güncelleme Tarihi: 07 Nisan 2016, 11:16
YORUM EKLE

banner39

banner50

banner47

banner48