banner39

Başsavcı'dan 17 Aralık savcısı açıklaması

İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Celal Kara'nın 17 Aralık soruşturmasından alınması ile ilgili sorumluluğun kendisine ait olduğunu söyledi

Güncel 15.04.2014, 12:40 15.04.2014, 14:04
Başsavcı'dan 17 Aralık savcısı açıklaması

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Salihoğlu, hâkim ve savcılar yönelik tanımlama yapılmasına tepki gösterdi, 'Gerçek hukuk insanı Türkiye Cumhuriyeti'ne aittir. Başkasına ait olamaz ki' dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Hadi Salihoğlu, Çağlayan’daki Adalet Sarayı’nda gazetecilerle bir araya geldi, icraatlarını anlattı. Göreve geldikten sonra iş bölümüne önem verdiğini belirten Salihoğlu, “Burada yapılanların günahları da sevapları da bize yıkılacak. Yapılan yanlışların, haksızlıkların ya da insanları üzen olayların sorumlusu biziz” dedi.

Adliyede 172 Cumhuriyet Savcısı, 15 Başsavcı vekili olarak görev yaptıklarını söyleyen Başsavcı Salihoğlu, adliyedeki iş yoğunluğuna değinerek, "Bugün 09.45 itibariyle son soruşturma numaramız 54081" diye konuştu.

"HSYK’DAN 60 SAVCI İSTEDİK"

Terörle Mücadele Kanunu kapsamında görev yapan savcılıkların tasfiye edildiğini vurgulayan Salihoğlu, “O bürodan gelen arkadaşlarımıza yer açmak için yeniden görevlendirme yaptık. Terör ve örgütlü suçları bir potada, bir arada düşündük. Bu işlerin başına da Başsavcı Vekilimiz Orhan Kapıcı’yı koyduk. 14 tane de savcımız görev yapıyor. Bürolar şeklinde yapmış olduğumuz çalışmaların soruşturmalara faydası olduğunu düşünmekteyim. Haziran ayı için de HSYK’dan 60 savcı görevlendirmesini istedik” dedi.

Son zamanlarda bazı savcılar ve hâkimlerin bir yerlere ait gibi düşünüldüğünü vurgulayan Salihoğlu, “Gerçek hukuk insanı Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir. Başkasına ait olamaz ki. Millete ait olur. Şu hâkim, bu hâkim deniyor. Tutuklama isteyince şöyle düşünülüyor, istemeyince böyle. Bu mesleği yapan herkes hakkın, hukukun yanındadır. Yanında olmayana yazıklar olsun” diye konuştu.

"BAŞBAKANIN OĞLUNUN KAZASINI KAPATMADIM"

Twitter üzerinden yapılan yorumların kalbini acıttığını ifade eden Salihoğlu, “Benim için, ‘Sayın Başbakan’ın oğlunun trafik kazasını kapatan savcıdır’ dediler. Ben o olayı hatırlamıyorum bile. Olayı araştırdım. Olay Şişli’de olmuş. Biz o zaman Devlet Güvenlik Mahkemesi’ndeyiz. Hakaretler ediliyor, mektuplar geliyor. Biz eleştiriye açığız ama eleştirinin küfre çevrilmesi insanın canını yakıyor. En son beni üzen bir olayı paylaşayım. Terör ve örgütlü suçlar bürosu kurup bir başsavcı vekili ve 14 savcı görevlendirdik. Bunun üzerine www.adalet.org adlı sitede Kartal Hâkimi Sevgi Övünç, acımasızca ‘Hırsızlık ve yolsuzlukları kapatmak için 15 savcı az mı?’ diyerek bize ve 35 yıllık meslek hayatıma küfretmiştir. Yasal yollara başvuracağım. Zaten müracaat ettik yazıyı kaldırdık. Haksızlıkların, o haksızlığı yapana döneceğine inanan biriyim” diye konuştu.

Son yapılan düzenlemeyle telefon dinlemeleri ile ilgili kararların alındığı teknik büro kurulduğunu da hatırlatan Salihoğlu, “Eleştirilerin şimdilik haksız olduğu, işlerin gayet düzgün yürüdüğü ortada. Dinlenmek kolay bir olay değil. Hanımla konuşmanızın dinlenmesi kadar abes bir şey var mı? İnsanların özeline giren konularda dikkatli karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Öyle lanettayin dinleme olmaz” ifadelerini kullandı.

SELAM ÖRGÜTÜ

Başsavcı Salihoğlu, basına bilgi vermesinin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı. 2280 kişinin dinlendiğinin açıklandığı ‘Selam Örgütü’ soruşturmasına ilişkin soru üzerine Salihoğlu "Soruşturma halen devam ediyor. Kimsenin yaptığı hukuksuzluk yanına kar kalmamalı” dedi. Gazetecilerin, “Dinlenilen sayısının 200 olduğu söyleniyor. Mahkeme kararı ile kaç kişi dinlenmiş?” sorusuna Salihoğlu, net bir cevap vermekten kaçındı, “Bir mahkeme kararı ile dinlenen var. Bir de onlara mesnet edilerek dinlenenler (dinleme kararı ile dinlenenlerle konuşanlar) var" diye konuştu.

25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının halen devam ettiğini de belirten Başsavcı, “Bu soruşturma ile ilgili herhangi bir yetkisizlik kararı vermedik. Çalışmalar devam ediyor. Bir soruşturmayı ne uzatacaksın ne de acele edeceksin" dedi. Salihoğlu, şu an soruşturmaya üç savcının baktığını söyledi.

YASADIŞI DİNLEME SORUŞTURMASI

Bir gazetecinin “Bazı illerde yürütülen yasadışı dinleme soruşturmaları var. Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma var mı?” sorusu üzerine Başsavcı Salihoğlu, “Bu konuda yüzlerce şikâyet dilekçesi geliyor. Bu dilekçeleri değerlendiriyoruz. Henüz bir sonuç yok” diye cevap verdi.

"CELAL KARA'NIN DOSYADAN ALINMASINDA SORUMLULUK BENİM"

17 Aralık soruşturmasında savcı Celal Kara’nın görevden alınması ile ilgili eleştirilerin hatırlatılması üzerine ise Salihoğlu, “Ben geldiğimde dosyada Celal Kara, Ekrem Aydıner ve Mustafa Erol görevliydi. Bir değerlendirmemiz oldu. Sorumluluk bana ait. Başsavcılık yapmış, tecrübesi olan birini tercih ettik. Bizden sonra da Yüksek Kurul o savcımızı başka ile gönderdi" dedi. Gazetecinin , “Şu anki savcı Ekrem Aydıner, ‘haksız menfaat sağlamak temin etmekten’ kınama cezası aldı?” sözleri üzerine Başsavcı Salihoğlu, “Kesinleşen bir cezası yok. Herkes şikâyet edilebilir. Ben bilgisine göre iş verdim" ifadelerini kullandı.

Başsavcı Salihoğlu, 17 ve 25 Aralık soruşturmalarını yürüten polislerle ilgili soruşturma olup olmadığı yönündeki soruya da net bir yanıt vermekten kaçındı. Salihoğlu, “Ne olduğunu, ne yapıldığını günü ve saati gelince paylaşılır. Yorum yapmıyorum” dedi.

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?