Bayramlar tatil değil ibadettir

Kurban Bayramı’nın yaklaştığı şu günlerde birçok insan tatil köylerinde zamanını geçirmek için hazırlıklar yapıyor. Unutulmaması gereken husus bayramların tatil olmadığı, Allah’a yaklaşmak için birer vesile olduğudur.

Bayramlar tatil değil ibadettir

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Bayramlar büyüklerin ziyaret edildiği, küçüklerin sevindirildiği kutlu zaman dilimleri olarak bilinir. Sabah bayram namazından sonra başlayan ve son anına kadar feyizle idrak edilmesi tavsiye edilir. 

Her birimiz çocukluğumuzda geçirdiğimiz bayramları, ailecek bir araya gelmenin, sevgi ve saygının hayatın tüm kılcallarına nüfuz ettiği anlar olarak hatırlarız.

Ramazan bayramlarında topladığımız şekerleri, Kurban bayramlarında kesilen kurbanların başta fakirler olmak üzere hak sahiplerine nasıl dağıtıldığını anımsarız. 

Son yıllarda bayramların, taşıdığı anlamdan uzaklaşıp hafta sonu tatillerine indirgenmiş olduğuna şahit oluyoruz. İnsanların yoğun iş temposundan uzaklaşmak için tatil beldelerine koşturdukları bir zaman dilimi olarak algılıyoruz. Halbuki bayramlar, başta aile büyükleri olmak üzere fakirlerin, kimsesizlerin, yaşlıların ve gariplerin gönüllerine girmenin anahtarını barındırıyor. 

BAYRAMLAR BAYRAM OLA

Bayramların bayram, kurbanların kurban olabilmesi için dikkat edilmesi gereken en önemli ve ilk adım Allah rızası niyetinin başta olması gösteriliyor. Anne babayı ve diğer akrabaları ziyaret etmek ve fakirlerin, gariplerin, yetimlerin haklarını cömertçe pay etmek de kesilen kurban gibi bizi Allah’a yaklaştıran diğer ibadetler olarak öne çıkıyor.

KURBAN ALLAH’A TESLİM OLUP YAKLAŞMAKTIR

Kurban kelime anlamı itibariyle yaklaşmak anlamına geliyor. Kur’an’da, Hz. Adem’in oğlu Habil’in kurbanının kabul olunmasının ana vurgusunun niyet olduğu hissettiriliyor. Hz. Adem’in diğer oğlu Kabil, niyetini bozmuş ve en çelimsiz hayvanı Allah’a kurban etmek istemiş ancak reddedilmişti. Kurbanın reddedilmesinin nedeni dünyada imtihan vesilesi olan şeylere Allah’ın razı olmayacağı şekilde meyletmek olarak gösteriliyor.

Kur’an’da diğer bir kurban kıssası da Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail ile birlikte anıldığı kıssadır. Hz. İbrahim’in oğlunu Kurban olarak Allah’a adaması ve ardından gördüğü rüyalar üzerine sözünde sebat ettiği anlatılıyor. Hz. İbrahim’in sözünde durması neticesinde Allah’ın bir koç gönderdiği yani teslimiyetinden ötürü Allah’a yaklaştığını bu vesileyle okuyoruz. 

Bu anlatılanlardan yola çıkarak keseceğimiz kurbanları Hz. İbrahim’in teslimiyetini, Habil’in iyi niyetini, Filistin’in garipliğini, Arakan’ın yetimliğini göz önüne getirerek keselim. Aile büyüklerimizi unutmayalım, mahallemizdeki fakir kardeşlerimize haklarını verelim. Bayramı bir tatil olarak görmeyip ibadet olduğunu duyumsayalım. Böylece Allah’a kurbiyyet içinde bir kurban geçirelim. Hayatımızın her anını kurban olsun niyetiyle bu kurbanda dua edelim ve yolculuğa çıktığımızda trafik kurallarına uyalım
 

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2018, 13:04
banner53
YORUM EKLE

banner39