banner39

Berfo Ana: Ocağın söne Evren!

12 Eylül Davası'nın bugünkü duruşmasına işkence sonucu kaybettiği ve cesedini dahi bulamadığı oğlu için müdahil olarak Berfo Ana da katıldı

Güncel 05.04.2012, 15:41 05.04.2012, 16:08
Berfo Ana: Ocağın söne Evren!

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

12 Eylül askeri darbesine ilişkin, dönemin Genelkurmay Başkanı, 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya'nın yargılanmasına Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci günde devam ediliyor. Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Mahkeme Başkanı Süleyman İnce, müdahil taleplerini dinlemeye devam ediyor.

Oğlu Cemil Kırbayır'ı işkence sonucu kaybettiğini belirten 'Ana' lakaplı Berfo Kırbayır da duruşma salonuna geldi. Oğlunun 12 Eylül sonrası gözaltına alındığını, daha sonra ise cesedinin dahi verilmediğini ve hala nerede olduğunu bilmediklerini anlatan Kırbayır, Evren'i burada görmek ve dertlerini anlatmak istediğini ifade etti. "Allah'tan dileğim, senin evin yıkılsın, ocağın yıkılsın. Utanmaz, korkma. Senin ocağın söne. Benim ocağımı söndürdün." dedi.

Müdahillik konusunda konuşan Orhan Miroğlu ise darbe davasının demokrasinin bir kazancı olduğunu söyledi. Referandumda 'evet' deyip bu yolu açanlara teşekkür eden Miroğlu, cezaevinde ağır işkenceler gördüğünü ifade etti.

Diyarbakır Cezaevi'nde 5 nolu yerde kaldıklarını ancak kendisinin burayı '5 nolu bellek' olarak nitelendirdiğini anlatan Miroğlu, Diyarbakır Cezaevi'nin Türkiye'de Kürtlerin eşit muamele gördüğü bir mekân olduğunu söyledi. Cezaevinde Kürtçe konuşmanın yasak olduğunu kaydeden Miroğlu, görüşme yerlerinde 'Türkçe konuş, çok konuş' yazıldığını ifade etti. 32 yıl öncesine gidip neler yaşandığının görülmesi gerektiğini belirten Miroğlu, 'nefret etmekten kurtulmak ve beraber yaşamanın koşullarını oluşturmak' gerektiğini kaydetti.

banner53
Yorumlar (1)
MEMNUNE 9 yıl önce
Zaten kenan evren'in ocağı sönmüş.Darbeden sonra hanımı ölmüştü.Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste.
11
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?