Cansever'in devlete sunduğu şehir raporunun akibeti meçhul

Bilge mimar Turgut Cansever'in devletin zirvesine sunduğu şehir raporu hakkında bir işlem yapılıp yapılmadıığı mechül.

Cansever'in devlete sunduğu şehir raporunun akibeti meçhul

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Mimar Turgut Cansever'in “İstanbul Deprem Çalışma Grubu” ve “Ev ve Şehir Vakfı” adına hazırladığı raporu, kendi imzası bulunan önyazı ile birlikte Milli Güvenlik Kurulu ve başbakanlık2a sunduğu ancak bugüne kadar bir sonuç çıkmadığı gibi raporun akibetinin de bilinmediği belirtiliyor.

Yahya Düzenli'nin Şehir ve Medeniyet Dergisi'nin Temmuz sayısındaki "Turgut Cansever'in 'Yeni Şehirler Raporu nasıl yok oldu/edildi?" başlıklı yazısında son dönemde gelişen ilginç bir olaya yer veriliyor.

Yazıda belirtilenlere göre Cansever, 12 Mayıs 2003 tarihinde “İstanbul Deprem Çalışma Grubu” ve “Ev ve Şehir Vakfı” adına kendi imzasıyla iki sayfalık bir ön yazı ile Başbakan Tayyip Erdoğan’a “Afet yasası hükümleri çerçevesinde depremden zarar görecek nüfusun yeni şehirlere yerleştirilmesi amacı ile uygulamaya konulacak Pilot Şehir ve Örnek Yerleşme Modeli için Arazi Tahsis Talebi” konulu iki kitap halinde ayrıntılı bir rapor sundu.

Rapor 1999 Marmara ve Düzce depremlerinden sonra Turgut Cansever başkanlığında çalışma grupları halinde 58 kişilik bilim adamı ve uzmandan oluşan heyetçe hazırlanmıştı. Ancak bugüne kadar bu raporla ilgili hiçbir şey yapılmadığı gibi raporun akıbeti de bilinmiyor.

Düzenli yazısında, "Eğer Başbakanlık koridorlarında kaybolmamış veya muhtemelen havale edildiği şimdiki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda şehir ve arazi mafyası müteahhit-bürokrat-siyasetçilerce imha edilmemişse niçin bugüne kadar ortaya çıkarılmamış ve gereği yapılmamıştır?" diye soruyor.

Yazar ayrıca, Cansever'in 2003 yılında Başbakan Erdoğan’dan randevu talebinde bulunduğunu ancak görüşebilmek için üç ay uğraştığını ve Erdoğan'ın konu ile ilgili olarak bir danışmanını görevlendirdiğini ifade ediyor. Düzenli, "Ancak Başbakan, şehircilikle ilgili yaptığı konuşmalarda sürekli atıf ve vurgu yapmasına rağmen maalesef bu referanslar Başbakanın söylemini aşamamış, damak tadının ötesine geçememiştir" ifadelerini kullanıyor.

LE CORBUSIER’İN MUSTAFA KEMAL'E VERDİĞİ RAPORUN DA AKİBETİ BİLİNMİYOR

Yazar ayrıca yazısında son asrın büyük mimarlarından Le Corbusier’in İstanbul’un imarı için Mustafa Kemal’e verdiği ve akıbeti meçhul rapordan bahsediyor.

Le Corbusier, Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul’un yeniden planlanması için Atatürk tarafından teklif götürüldü.. İstanbul’un tarihî dokusunun bozulmaması gerektiğinden yola çıkarak ciddi ve kapsamlı bir rapor-kitap yazan Le Corbusier, raporuyla ilgili hiçbir cevap ve bilgi almaadı. İstanbul’un imarının başka bir yabancı mimara verilmesi üzerine Le Courbisier 1948 yılında bir söyleşisinde şunları söyler: “Hayatımda yaptığım en büyük hata Atatürk’e yazdığım mektuptur. Eğer, ‘İstanbul’u bu dokusu ile bırakın, imar planı yapmayın, bu şehir tarihî koku taşımalıdır’ gibi aptal bir gafı yapmasaydım, şu an dünyanın incisi olan o şehrin imar planını ben yapıyor olacaktım.” der.

18 Mart 1933 tarihinde Dışişleri Bakanı imzasıyla Cumhurbaşkanlığı’na u yazı yazılıyor:

“Maruf şehir mimarlarından Le Corbusier’in Reisicumhur Hazretlerine takdim edilmek üzere Paris Büyükelçiliğimize tevdi ettiği bir mektup ve iki katalog ile üç kitap paket halinde takdim edilmiştir.

İstanbul’un tarihi çehresini ve hususiyetlerini muhafaza etmek şartiyle asri ihtiyacata tekabül edecek bir tarzda imarına öteden beri alakayı mahsusa gösterildiğini ve bunun için de şimdi hakiki masrafından başka maddi bir menfaat beklemediğini mektubunda beyan eden mümaileyh İstanbul’un imar planını yapmasına müsaade ricasında bulunmaktadır.

Bu hususta kendisine verilecek cevabın lütfu isarını rica ederim, Efendim.

Hariciye Vekili”

Bu yazıya ne cevap verildiği bilinmiyor. İstanbul’un imarının başka bir mimara havale edilmesinden de anlaşılıyor ki, Le Corbusier’in raporu kabul görmemiş.

Güncelleme Tarihi: 10 Temmuz 2015, 12:22
banner53
YORUM EKLE

banner39