Davutoğlu: Devletimiz kudretini gösteriyor

Başbakan Davutoğlu gazete yöneticileri ile yaptığı toplantıda sınırda IŞİD'i görmek istemediklerini, son operasyonlarla devletin gücünü gösterdiğini söyledi, Davutoğlu Suriye'ye kara gücü gönderilmeyeceğini belirtti

Davutoğlu: Devletimiz kudretini gösteriyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, IŞİD'le savaşan PYD'ye Türkiye'ye saldırmadığı sürece dokunulmayacağını, ancak PKK'nın silahlı adamlarını Türkiye'den çekmedikçe hedef alınacağını, IŞİD’i ise sınırda görmek istemediklerini söyledi.

Davutoğlu İstanbul, Dolmabahçe'deki Başbakanlık ofisinde bazı gazetelerin genel yayın yönetmeleriyle buluştu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu toplantıda, son günlerdeki operasyonlarının üç hedefi olduğunu açıkladı, Bunları "Demokrasi ve özgürlükleri korumak, kamu düzenini sağlamak ve Türkiye'ye açık şekilde savaş ilan edenlere kudretimizi ve caydırıcı gücümüzü göstermek" olarak sıraladı.

Türkiye'nin sınır bölgesindeki en önemli hedefinin 'IŞİD'i görmemek' olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Nasıl yaparız, hangi aşamalarda yaparız, o bizde mahfuz ama görmek istemiyoruz. Yerine ne geçecek, ılımlı muhalefetin oraya yerleşmesini istiyoruz" diye konuştu.

“KARA GÜCÜ SOKMAYIZ”

Davutoğlu, Türkiye'nin Suriye'ye kara gücü gönderme planı olmadığını söyledi.

"ABD ile bazı yaklaşım farklılıklarımız vardı. Biz kapsamlı bir strateji ihtiyacına dikkat çekiyorduk. İkincisi, mülteciler için güvenli bölgeler oluşturulsun, üçüncüsü Suriye'nin geleceğinin belirlenmesinde ılımlı unsurlara yer verilsin. Ama görüş birliği içinde olduğumuz konular da vardı. Geldiğimiz noktada, yapılan anlaşma içinde bizim kaygılarımızı veya beklentilerimizi gideren unsurlar derç edildi belli ölçülerde. Bunun detayına girmem. Ama mesela air cover (hava koruma) önemli bir husus. IŞİD'a karşı mücadele eden Özgür Suriye Ordusu veya ılımlı unsurların havadan korunması… Alana biz kara gücü sokmayacaksak —ki sokmayacağız- orada kara gücü olarak bizimle işbirliği yapan belli unsurların korunması. Bir de eğit-donat faaliyeti istenilen hızda olmasa da yapılır hale geldi. Burada nihayet şartların gerektirdiği, ihtiyaçların karşıladığı bir ortak zemin oluştu. İncirlik de dahil olmak üzere koalisyon ile işbirliği yapmak konusunda mutabık kalındı. Önümüzdeki günlerde gerekli adımlar atılacak."

Başbakan Davutoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) 23 ve 25 Temmuz'da Suriye'deki IŞİD ve Irak'taki PKK hedeflerine karşı yürüttüğü üç dalga harekatla "Türkiye ve bölgede yeni şartların ortaya çıkarttığını" söyledi. "Herkesin bu şartları doğru okumasını" ve "Kendi konumunu gözden geçirmesini" beklediklerini söyleyen Davutoğlu, "Gücünü etkin şekilde kullanan bir Türkiye'nin mevcudiyeti Suriye'de, Irak'ta, bölgede denklemi değiştirecek sonuçlar doğurur" dedi.

"EMANET BİZDE GEREĞİNİ YAPARIZ"

7 Haziran seçimlerinden sonra HDP’nin, AK Parti ile asla iş birliği yapmayacağını deklare ettiğini anımsatan Davutoğlu, “MHP de, koalisyon yapmaya yanaşmadı ama fark şu; MHP, ‘koalisyona girmeyeceğim’ dedi. HDP ise “asla” dedi. Bunun sebebi HDP’nin, Doğu ve Güneydoğu’da AK Parti’yi kendine tek rakip görmesidir. Bölgede AK Parti yöneticilerine ve halka karşı tehditler yöneltiliyor. Bugün faili meçhul varsa bunu HDP yapıyor, haracı HDP alıyor. 90’lı yılları geri getirmek istiyorlar. Kürt vatandaşlarımızdan bize, ‘Devlet, şefkat elini gösterdiği gibi, kudret elini de göstersin’ mesajları geliyor. Bu gittikçe artan bir talep olarak gündemimize geldi. Kamu düzeni yok olunca, özgürlükler de yok olur. 11 Temmuzda KCK “çatışmasızlık bitmiştir” diye açıklama yaptı. Şimdi bitmiş gibi davranıyorlar. Arkasından da polisimizi askerimizi şehit etmeye başladılar. Buna karşı Başbakan olarak görevimin gereğini yaparım. ‘Geçici hükümet, bu siyasi tedbirleri alır mı?’ diye soruyorlar ‘evet alır’ ve bunun için bir saniye bile tereddüt etmem. Bedeli ne olursa olsun yaparım, çünkü emanet benim üzerimde. Hükümete kapıyı kapatıp, ‘sizinle konuşmayacağım, ortak olmayacağım’ diye ilan ederler. Sonra da ‘istifa etmiş müstakil hükümet bu kararı alır mı?’ diye sorarlar.”

"PYD İÇİN DE DURUM ASLA FAKLI OLMAZ"

Suriye’de PYD rejimle ilişkisini keser, Türkiye’yi rahatsız etmez ve Suriye Ulusal Koalisyonuna katılır ise demokratik yeni Suriye’nin inşasında herkes gibi rol alabilir ve biz buna itiraz etmeyiz. Ama etnik temizlik yapmaya kalkar, bir sürgün politikası ile birlikte yaşayan Araplar, Kürtleri, Türkmenleri ayrıştırmaya, Tel Abyad’da mesela Arap şehri olarak ayrıştırmaya kalkar, Suriye rejiminin hesapları içinde Türkiye’ye rahatsız edecek işlere kalkışır, farklı koalisyonlar içine girer terörü desteklerse tabii PYD, onlar için de durum farklı olmaz. Ama Türkiye’deki saldırıların menşei Kandil ve Irak’ta PKK unsurları olduğu için onlara karşı tutumumuzu açık bir şekilde de ortaya koyduk.

SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN YASAL DEĞİŞİKLİK

Seçim güvenliği meselesi hepimizin ortak meselesi ve hep beraber tavır almamız lazım bütün siyasi partilerle birlikte. PKK’nın bütün hedefi, o bölgede tek bir siyasi yapının kalması ve diğer herkesin bölgeden çekilmesi, biz buna izin vermeyeceğiz, hukuk devleti ne gerektiriyorsa bunu yapacağız elimizden geldiği kadar. Mesela yine yasal düzenleme bunlar, oy kullanırken polis, güvenlik görevlileri oy kullanılan yerin 100 metre yakınına yaklaşamıyor, ama sivil giyimli bir militan gelip kimsenin fark etmediği baskıyı uygulayabiliyor. Şimdi bunlar Türkiye’de seçim normal şartlarda yapıldığı varsayılarak konan kurallar ve doğru kurallar, nihayet polisin de orada olması, jandarmanın sandığın yanında olması da doğru değil. Ama şimdi görüyoruz bu istismar ediliyor, o zaman yeni yollar, yöntemler bulmak ihtiyacı var, bu konuda da alınması gereken tedbirler önümüzdeki dönemde yasal değişikler de dahil alınmak durumunda.

"CUMHURBAŞKANLIĞI İLE İLGİLİ BU OLMALI"

7-8 Haziran’da Cumhurbaşkanlığı makamıyla ilgili dile getirilen hususların şimdi dile getirilmiyor olması doğrudur, olması gereken de budur. Yani ben partilere giderken hiçbir şekilde bu konuyu konuşmam derken kastettiğim de bu. Yani hükümet ortaklığıyla ilgili olmayan konuları masaya getirmeyelim. Gerilimi artıracak konuları masada tutmayalım. Bunlar, siyasetin psikolojisi şu anda önemli. Seçime kadar siyasetin sosyolojisi önemliydi, şimdi siyasetin psikolojisi önemli, o psikolojiyi yönetmek lazım.

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2015, 08:24
banner53
YORUM EKLE

banner39