Davutoğlu'ndan Toledo cevabı

Başbakan Davutoğlu, Toledo denince kendilerinin Endülüs medeniyetini, onların ise Franco'yu hatırladıklarını söyledi

Davutoğlu'ndan Toledo cevabı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Bugün Toledo üzerinden Franco polemiği başlatanlar, şehir, medeniyet, kültür cahili. Biz Toledo deyince Endülüs medeniyetini hatırlatırız, onlar Franco’yu hatırlar." dedi.

Başbakan Davutoğlu, parti genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında yaptığı konuşmada, yeni anayasa çalışmalarına değinerek, "Bu süreç bir uzlaşma süreci, uzlaşma noktalarını çoğaltma süreci olarak görülmelidir. Komisyonda yer alan diğer partilerin de uzlaşma ruhuna uygun, yapıcı, kapsayıcı ve ciddi katkılar vereceğine inanıyorum. Madem ki 'Türkiye'de yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğu' konusunda hepimizin ortak bir kanaati var, kompleksiz bir şekilde ve konuyu kişiselleştirmeden, partileştirmeden tartışmamız lazım" ifadelerini kullandı.

Davutoğlu,"AK Parti, dün aldığımız kararla hem parti içinde bir mutfak oluşturacak ve anayasa çalışmalarını bizzat benim başkanlığımda toplanacak parti içindeki heyetle takip edeceğiz hem bu parti içindeki mutfağımızdan oluşacak fikirlerle uzlaşma komisyonu üyesi arkadaşlarımız orada görüşlerimizi dile getirecekler hem de sivil toplum kuruluşlarıyla, anayasa profesörleriyle, aydınlarla sürekli temas halinde Türkiye'nin ihtiyacına cevap verecek, çağdaş, kendi geleneğimizden gelen ama çağdaş demokratik kurallara sahip ve bu kurallarla desteklenmiş bir anayasayı yazabilmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz" şeklinde koınuştu.

Doğu ve Güneydoğu’da terörden zarar gören il ve ilçelerde yaşayan vatandaşlara her türlü desteği vereceklerini ve bu şehirleri bütün tarihi özellikleriyle muhafaza edip yeniden imar edeceklerini söyledi.

Sur’da yapılacak kentsel dönüşümle rant alanları oluşacağına yönelik iddialarla ilgili bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı açıklamayı hatırlatan Davutoğlu, "Diyarbakır dünyanın en kadim şehirlerinden biridir. Sur’u ben sokak sokak, mimari eserlerini tek tek, burçlarını, minarelerini her özellikleriyle bilirim. Diyarbakır bizim gönlümüzün taa derinliklerinde kimliğimizi şekillendiren şehirlerden biridir." diye konuştu.

"BİZ TOLEDO DEYİNCE ENDÜLÜS MEDENİYETİNİ HATIRLARIZ, ONLAR FRANCO'YU HATIRLAR"

Diyarbakır'ın Unesco kültürel mirası olması çaba sarf ettiğini ve dünya kültürel miras listesine girmiş bir şehir ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti: "Aynen Toledo gibi.. ki Bugün Toledo üzerinden Franco polemiği başlatanlar, şehir, medeniyet, kültür cahili. Biz Toledo deyince Endülüs medeniyetini hatırlarız, onlar Franco’yu hatırlar. Biz Toledo deyince bir biblo gibi inşa edilmiş, o köklü medeniyetimizin her bir minaresi, daha sonra bazıları kilise bazıları başka şeylere çevrildi baskılarla. Ama her birini gözümüzün nuru gibi bakar, oraya baktığımızda güzel medeniyetimizin İspanya’nın merkezindeki görüntüsünü hatırlarız. Bunlar ise zihinleri Franco zihniyeti olduğu için, Stalin zihniyeti olduğu için sadece onu düşünürler, başka bir şey akıllarına gelmez. Ufukları bunların sadece buna ulaşır. Ben dedim ki, Toledo’yu ki o güzel Endülüs adıyla Tüleytula. Orada bir taş bile oynatamazsınız. Her hangi bir beton, modern teknolojiyle bir bina yapamazsınız, bir gökdelen dikemezsiniz. Çünkü kuralları vardır, mimari dokusunun korunması için aynı taştan, eserleri de aynen muhafaza ederek orada imar faaliyeti yaparsınız."

"DİYARBAKIR VARKEN PARİS'TE BİR KÖY BİLE YOKTU"

Diyarbakır’da 2013 Mart’ında Dicle Üniversitesi’nde verdiği konferanstaki sözlerini hatırlatan Davutoğlu, " Konferans'ta 'Diyarbakır'a doğunun Paris’i diyorlar, Paris ne ki? Diyarbakır Paris ile karşılaştırılır mı? Diyarbakır varken Paris’te köy bile yoktu' demiştim. Biz Diyarbakır’ı hiçbir şeyle karşılaştırmayız hiçbir şeyle. Ama istismar edecekler ya, ben kültürel özelliklerinin korunması bağlamında Diyarbakır’ı Toledo’yla ya da Dubrovnik ile karşılaştırdım diye birinin aklına Franco geliyor, diğerine özerklik geliyor. Şartlanmış zihinlere ne derseniz deyin, ‘benim oğlum bina okur, döner döner onu okur’ misali başka şey bilmez bunlar. Biz onlara, o faşist zihniyetlere faşizmin ne olduğunu da öğretiriz, tarihin ne olduğunu da öğretiriz, Tüleytula’nın ne olduğunu da öğretiriz Allah’ın izniyle. Franco zihniyeti arayacaklarsa aynaya kendileri baksınlar. Franco zihniyeti ile Stalin zihniyetini Türkiye’de temsil edenler, kendilerinin olduğu yerde başka hiçbir siyasi harekete, farkı düşünceye izin vermeyecek şekilde terör uygulayanlardır. Biz Diyarbakır’ımızı, Mardin’imizi Van’ımızı Siirt’imizi, bütün bu şehirlerimizi inşa edeceğiz."

"ŞAHSİLEŞTİRMEK SÜRECE İHANETTİR"

Başbakan Davutoğlu, "Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapılacak olan bir anayasa çalışması için Cumhurbaşkanımızı hedef almak, Cumhurbaşkanımıza hakaretler yöneltmek, Cumhurbaşkanımızı bu tartışmanın merkezine yerleştirip bu tartışmayı şahsileşen bir tartışma haline dönüştürmeye çaba sarf etmek anayasa yapım sürecine ihanettir. Bu mesele hiçbirimizin şahsi meselesi değildir" dedi.

"BİZ ONLARA TARİHİN NE OLDUĞUNU ÖĞRETİRİZ"

"İstismar edecekler ya ben kültürel mimari özelliklerin korunması bağlamında Diyarbakır'ı Toledo ile ya da Dubrovnik ile karşılaştırdım diye birinin aklına Franco geliyor, diğerine de özerklik geliyor" ifadelerini kullanan Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Şartlanmış zihniyetlere ne derseniz deyin, 'benim oğlum bina okur, döner döner onu okur' misali başka bir şey bilmez bunlar. Biz onlara, o faşist zihniyetlere faşizmin ne olduğunu da öğretiriz, tarihin ne olduğunu da öğretiriz, Tuleytula'nın ne olduğunu da öğretiriz Allah'ın izniyle. Franco zihniyeti arayacaklarsa aynaya baksınlar. Franco zihniyetiyle Stalin zihniyetini Türkiye'de temsil edenler, kendilerinin olduğu yerde başka hiçbir siyasi harekete, farklı düşünceye izin vermeyecek şekilde terör uygulayanlardır."

"ZULÜM GÖRMEK İSTİYORSANIZ GİDİN BİRİ TÜRK, BİRİ KÜRT KADININI DİNLEYİN"

Başbakan Davutoğlu, Çınar saldırısında yaralananlara yaptığı ziyarete ilişkin olarak, "Bize dönüp zalim diyenler, bize dönüp otoriter, diktatör diyenler hiç utanmadan Said'in yüzündeki o acı tebessümü, anne hasretini görmeden, İpek hanımın gönlündeki 3,5 yaşındaki kızının muhabbetini hiç hissetmeden, dönüp o terör örgütüne hiçbir şey söylemeden, bu terör örgütü zulmü karşısında kahramanca mücadele eden askerimize, polisimize saldıranlara sesleniyorum. Zulüm görmek istiyorsanız gidin, bu iki kahraman kadını biri Türk, biri Kürt kadınını dinleyin" dedi.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Eğer biraz utanma hissiniz varsa gözlerinin içlerine bakarak şunu söyleyin, ondan sonra sizinle tekrar yüzleşmeye hazırım. Deyin ki 'Sizleri, o 3,5 yaşındaki Mevlide'yi, eşini katleden, oraya bomba koyanlar zalim değil, ama oraların huzuru için sizlerle birlikte gece gündüz çalışanlar zalim' deyin. İşte o zaman sizinle bir daha tekrar tekrar yüzleşiriz."

"TÜRKİYE BÜTÜN MAZLUMLARIN SIĞINABİLECEĞİ SON KALEDİR"

Bütün çevredeki krizlerin, bunalımların içinde Türkiye'nin bütün mazlumların sığınabileceği son kale olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, "Birileri bu son kaleyi yıkmak ve tahrip etmek istiyor. Yahya Kemal'in 'Bu son ordusudur İslam'ın' dediği gibi, son bir hamleyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti nasıl o zaman mazlum devletlerin duasıyla kuruldu, bugün de aynı Türkiye, bu mazlum devletlerin duası ve gayretiyle ayaktadır" şeklinde konuştu.

Davutoğlu, "AK Parti'den önce siyasetçiler topluma yük olurdu. Sorumsuz, hırslı siyasetçilerin bedelini toplum ödedi. AK Parti topluma yük olan siyasetçileri toplumun sırtından indirdiği gibi, toplumun sırtına yüklenen diğer yükleri de aldı" ifadelerini kullandı.

DHKP-C MİLİTANLARININ SÖKE'DE YAKALANMASI

Başbakan Davutoğlu, "Söke'de dün, 20 yıl önce Sabancı suikastı sebebiyle kayıp DHKP-C militanları, birden su yüzüne çıktılar ve canlı bomba eylemi için geldikleri Türkiye'de, böyle bir ihanete kalkışmadan silahlarıyla yakalandılar. Emniyet görevlilerimizi tebrik ediyorum" dedi.

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2016, 15:28
banner53
YORUM EKLE

banner39