banner39

banner35

DW'nin Türkiye ve Çerkeslere yönelik itibar suikastına tepki yağdı

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, "Çerkes kardeşlerimiz bu hain ve manipülatif habere en güzel cevabı verdiler" derken, Çerkes asıllı AK Parti Manisa Milletvekili Baybatur, "Bugün Türkiye'de 5 milyona yakın Kafkas kökenli Çerkez yaşamaktadır. Hiçbir şekilde biz asimilasyona uğramış değiliz" ifadelerini kullandı.

Güncel 30.11.2021, 16:20
DW'nin Türkiye ve Çerkeslere yönelik itibar suikastına tepki yağdı

Alman resmi medya kuruluşu DW'nin Çerkeslerle ilgili yayımladığı, asimilasyon iddialarına yer veren belgeseli, başta Çerkes toplumu olmak üzere tüm Kafkasyalıların tepkisini çekti.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, “Çerkes kardeşlerimiz bu hain ve manipülatif habere en güzel cevabı verdiler. DW Türkçe ve şürekası dahil herkes bilsin ki Türkiye'de kardeş kavgası ve çatışma çıkartmak isteyenlere asla geçit vermeyeceğiz. Birlik ve beraberliğimiz onların en büyük korkusu olsun” açıklamasında bulundu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik ise “Nereden ve ne şekilde gelirse gelsin her türlü fitne siyaseti ve fitne haberciliği Çerkes kardeşlerimizden her zaman 'Biz Çerkesiz Bizden Hain Çıkmaz' cevabını almıştır ve alacaktır. Çerkes kardeşlerimiz varolsun. Birliğimiz ebedi olsun…” dedi.

Çerkes asıllı AK Parti Manisa Milletvekili Murat Baybatur da şu ifadeleri kullandı:

“Çerkezler bu devletin kurucu unsurlarındandır. Bugün Kayseri'de ve Düzce'deki üniversitelerde Çerkezce dil eğitimi verilmektedir. İlkokullarda seçmeli ders olarak vardır. Bu hangi asimilasyondur. Buradaki hedef farklıdır. Bugün Türkiye'de 5 milyona yakın Kafkas kökenli Çerkez yaşamaktadır. Hiçbir şekilde biz asimilasyona uğramış değiliz. Bu beşinci kol faaliyetleri bizim bildiğimiz, alışık olduğumuz, ülkemize yönelik her zaman yapılan faaliyetlerdir. Ama biz Çerkezler buna prim vermeyiz, pabuç da bırakmayız. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin şemsiyesi ve ay yıldızlı bayrağın altında yaşamaktan dolayı son derece mesut ve bahtiyarız.”

Çerkes Dernekleri Federasyonu Başkanı Nusret Baş, “TRT'nin açtığı Kürtçe televizyona biz de çok sevindik. Çünkü Çerkezler de Çerkez televizyonunun devlet desteğinde açılmasını istiyor. Ayrıca devletimizin Düzce ve Erciyes üniversitelerinde açtığı Çerkez Dili ve Edebiyatı bölümü ve Çerkezcenin seçmeli ders olarak okullarda okutuluyor olmasından son derece memnunuz ve bunun için devletimize teşekkür ediyoruz.

Bizler Almanya'daki Türklerin, Bulgaristan'daki Türklerin, Uygur Türklerinin asimilasyona tabi tutulmasına karşıyız ama Çerkezcenin de Türkiye'nin bir zenginliği olarak yaşatılmasını istiyoruz. Farklılıklarımızı tehlike olarak değil zenginlik olarak göreceğimiz demokratik bir Türkiye'de asimilasyonu değil, daha gelişmiş, daha müreffeh bir Türkiye'yi nasıl yaratacağımızı konuşmamızın daha doğru olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

Birleşik Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Cemil Görücü, şunları kaydetti:

“Çerkezler, hem imparatorluk döneminde hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda asli unsur olmuşlardır. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurarken silah arkadaşlarının çoğu Çerkezdir. Bundan dolayı Kut-ül Amare'de, Çanakkale'de, Sarıkamış'ta, Kurtuluş Savaşı'nda her zaman canımızı, kanımızı verdik ve Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olduk. Asimilasyon olayını kabul etmiyoruz.”

Çerkes Kadınları Teavün Cemiyeti Derneği Başkanı Emine Arslandok Sezgin, “Kimlik, hak talebinin önündeki birçok engeller kaldırılmıştır. STK'larımızda kültürümüzü korumak için birçok faaliyeti rahat yürütebilmekteyiz ve Çerkezce isimler kullanabilmekteyiz, orta öğretimde dilimiz seçmeli olarak okutulabiliyor, iki üniversite de Çerkez Dili ve Edebiyatı bölümü açıldı. Türkiye' de son 20-30 yılda özellikle uygulanan bir asimilasyon politikasından söz edilemez. DW'nin, bugüne yönelik attığı başlık ve habere doğru demek mümkün değildir" ifadelerini kullandı.

Çerkes Forumu Başkanı Muammer Akgül, “Çerkes Forumu ve Türkiye'deki Çerkezler olarak Alman DW kanalının iddialarını kabul etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli birlik ve beraberliği aleyhine tüm oluşumların karşısındayız. Türkiye'de üniversitelerde Çerkezce bölümleri açılmış, ilköğretimde seçmeli Çerkezce dersleri konulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nde Çerkezlere yönelik bir asimilasyon yoktur. Türkiye'deki Çerkezler Türkiye Cumhuriyeti’nin bölünmez bütünlüğünün teminatıdır” şeklinde açıklama yaptı.

Çerkes Forumu adlı sosyal medya hesabından da “Türkiye'deki Çerkesler olarak Alman DW kanalının Türkiye aleyhine iddialarını asla kabul etmiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli birlik ve beraberliği aleyhine tüm oluşumların karşısındayız. Biz Çerkesiz Bizden Hain Çıkmaz” paylaşımı geldi.

Türkiye yazarı Fuat Uğur, şunları yazdı:

“Önce şunu belirteyim. DW’nin yayınladığı belgeselde yanlış bir şey yok. Yıllarca Çerkes derneklerinde çalışan, Çerkes sivil toplum kuruluşları oluşturup ilk Çerkes mitingini, ulusal ve uluslararası pek çok sosyal etkinliği düzenleyen grupların içinde yer alan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki belgeselde söylenenlerin hepsini, hatta fazlasını söylüyoruz ve söylemeye de devam etmekteyiz. Sorun, bunu yapan DW’nin, bir polis devleti olan ve yıllardır Türkler başta, tüm göçmenleri asimile eden, dil eğitimi haklarını minimuma indiren, sözde çocukları koruma görüntüsü altında çocuk ticareti yapan Jugendamt adlı devlet kuruluşu eliyle Türk ve göçmen çocukları ailelerinden zorla alıp Hıristiyan ailelere vererek dininden, dilinden ve kültüründen ayıran Alman devletinin resmî yayın organı olması. Mevcut istatistiklere göre Alman devleti Jugendamt eliyle son 30 yılda yalnızca 150 bine yakın Türk çocuğunu bu yolla asimile etti.”

Akşam yazarı Emin Pazarcı, köşesinde şu ifadelere yer verdi:

"Çarlık döneminde, 1864'ten başlayarak, Kafkaslarda Çerkeslere yönelik tam bir soykırım yaşandı. Katliam, tehcir ve sürgün adı verilebilecek bu insanlık dışı uygulamalar sırasında, 500 bine yakını hayatını kaybetti. Onlara bu millet el uzattı. Yaralarını sardı, bağrına bastı. O gün bu gündür Anadolu topraklarında sorunsuz yaşıyorlar. Her yıl 21 Mayıs'ta da o acıyı bir defa daha yaşayıp, Çerkes Soykırımı'nı anıyorlar. Alman DW ise, bize saldırıyor. Topraklarında Kırım, Ahıska, Çerkes, Alman sürgün ve soykırımlarının altına imza atan Rusları bırakıp, mazlumların yaralarını saran bizimle uğraşıyor. Yakın bir tarihte Çeçenistan'a kan ağlatan ve Grozni'de taş üstünde taş bırakmayan Hristiyan dindaşları Ruslara değil, Müslüman Türklere fatura kesmeye çabalıyor. Çeçen direnişinin sembol isimlerinden biri olan Şamil Basayev'i 'terörist' ilan eden küresel sosyal medya ağları ile birlikte bize saldırıyor. Bir gün 'Alisiz Alevilik' projesi ile sıkıntı vermek, bir başka gün de Çerkesleri tahrik etmek için çırpınıyor. Maalesef, içimizde bunlara alkış tutanlar da var."

banner53
Yorumlar (0)
1
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?