banner39

FETÖ'nün darbesini Akar'a tebliğ eden Dişli hakim karşısında

FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Genelkurmay'da yaşananlara ilişkin davada hakim karşısına çıkan eski Tümgeneral Dişli, darbecilerin kimin adına hareket ettiklerine ilişkin savunmasını yaptı

Güncel 30.05.2017, 15:05 30.05.2017, 15:14
FETÖ'nün darbesini Akar'a tebliğ eden Dişli hakim karşısında

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay Karargahı'nda yaşanan eylemlere ilişkin, aralarında sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin de yer aldığı 221 kişinin yargılandığı davada savunma yapan eski Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli, darbecilerin kimin adına hareket ettiklerine ilişkin bir soruya, "Bu yorumlu konularda cevap vermek istemiyorum, bilmiyorum. Ne desem yarın manşet olur." karşılığını verdi.

Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'ndeki salonda görülen duruşmada sanık Dişli, Mahkeme Başkanı Oğuz Dik'in sorularını yanıtladı.

Dişli, bir soru üzerine, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'a çalışmasıyla ilgili arz yapmak için gittiği Karargah'ta herhangi bir anormallikle karşılaşmadığını belirtti. Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı personelin ne zaman Karargah'a geldiğini bilmediğini ileri süren Dişli, daha sonra ensesine bir silah dayandığını ve bir odaya götürüldüğünü iddia etti.

"Şok hali yaşadım"

Dişli, "Silahlı Kuvvetler yönetime el koydu, bunu komutana bildir" denilerek Orgeneral Akar'la görüşmesinin istendiğini öne sürdü.

Mahkeme Başkanı Dik, "İki kişinin darbe yapma şansı var mı? İki kişinin niye sözlerine itibar ettiniz?" sorusu üzerine Dişli, "O kadar güvenlikli yerde ensenize silah dayanmış, bir şok hali yaşıyorsunuz." cevabını verdi.

Orgeneral Akar'ın eski emir subayı Levent Türkkan'ın darbecilerle birlikte hareket ettiğini söyleyen Dişli, kendisine söylenenleri bir karta yazarak Orgeneral Akar'ın makam odasına girdiğini ifade etti.

Karttaki "Silahlı Kuvvetler yönetime el koymuş. Uçaklar havadaymış. Beş tugay yola çıkmış" şeklindeki notları okuduğunu bildiren Dişli, bunun üzerine bir süre duraksayan Orgeneral Akar'ın kendisine, "Sen dalga mı geçiyorsun?" dediğini aktardı.

Orgeneral Akar'ın odasına Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı askerlerin girdiğini belirten Dişli, bu sırada Türkkan'ın da elinde silah olduğunu anlattı.

Odaya girildikten sonra, "Komutanım sakin olun, zorluk çıkartmayın" denildiğini bildiren Dişli, bir askerin elinde havlu ile sprey şişesi olduğunu belirtti.

"Durun arz bitmedi" diye bağırmasının ardından askerlerin duraksadığını kaydeden Dişli'nin bu sözleri üzerine Mahkeme Başkanı Dik, "Sözünüzü dinlediler, siz durun deyince durdular." dedi. Dişli, darbeyle ilgili kendilerinin verdiği notları komutana iletmeye devam ettiğini belirtmek için "Durun arz bitmedi" cümlesini kurduğunu iddia etti. 

Mahkeme Başkanı Dik'in, "Akıncı'ya sizi götürme fikri kimindi?" sorusuna Dişli, "Bilmiyorum." karşılığını verdi.

"Ne söylesem manşet olur" savunması

Kendisinin rehin alındığını, Orgeneral Akar'dan farkının bulunmadığını savunan Dişli, helikoptere bindiklerinde Akıncı Üssü'ne gittiklerini bilmediğini öne sürdü.

Akıncı Üssü'ndeki Üs Komutanı odasına gittiklerinde odada eski İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Kubilay Selçuk'un bulunduğunu anlatan Dişli, daha sonra eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral Ömer Faruk Harmancık'la birkaç kişinin odaya geldiğini söyledi.

Dişli, "Ömer paşa, 'komutanım bizimle beraber hareket edin. Beraber hareket ederek Silahlı Kuvvetleri kışlalara çekebiliriz' şeklinde bir şeyler söyledi. Komutan da 'Olur mu, hangi devirde yaşıyoruz' dedi." ifadesini kullandı.

Mahkeme Başkanı Dik'in "Bu, Ömer Faruk Harmancık'ın tek başına yapacağı iş değil." sözlerinin ardından Dişli, birkaç kez Harmancık'ın bulunduğu 143. filoya götürüldüğünü ve burada 15-20 personelin daha bulunduğunu gördüğünü savundu.

Mahkeme Başkanı Dik'in daha önce verdiği ifadeleri okuyarak çelişkiler olduğunu belirtmesinin ardından Dişli, ilk verdiği ifadeyi kabul etmediğini kaydetti. 

Dişli, Mahkeme Başkanı Dik'in darbecilerin kimin adına hareket ettiğini sorması üzerine ise "Bu yorumlu konularda cevap vermek istemiyorum, bilmiyorum. Ne desem yarın manşet olur." cevabını verdi.

Mehmet Dişli, ağabeyi eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli'yi arayıp aramadığının sorulması üzerine, "Ağabeyimin telefonu benim yanımda yoktur. Kayıtlarımda da yoktur. Benim yanımda Silahlı Kuvvetlerin baş komutanı var, siyasi başka kimseyi arama ihtiyacı duymadım." dedi.

Dişli'nin savunmasının ardından çapraz sorgusuna geçildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Avukatı Hüseyin Aydın'ın, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'ın odasına zorla gönderildiğini iddia eden Dişli'ye, "Sanıklara bakabilir misiniz, o gece içeriye zorla sizi kim gönderdi?" şeklindeki sorusunu Dişli, "Burada onlardan göremedim. Şok anımdı. Benim en çok sarsıldığım andı. İri yarı, sivil giyimli, üzerinde siyah hücum yeleği ve silah hatırlıyorum. O anı tahayyül etmek çok zor. Net olarak hatırlamıyorum. Yaşadığım en büyük travma odur." diyerek yanıtladı.

Aydın'ın, savunması sırasındaki anlatımından darbenin üsteki 143. Filodan yönetildiği izlenimi oluştuğunu belirterek, konuyu biraz açmasını istemesi üzerine Dişli, harekat merkezi görüntüsü görmediğini, darbenin oradan yönetildiğini bilmediğini, hava harekatı düzenlenen bir ortam gibi olduğunu düşündüğünü bildirdi.

Avukat Aydın'ın "(Eski AK Parti Genel Başkan Yardımcısı) Şaban Dişli ile görüşmeniz olmadığını söylüyorsunuz." şeklindeki ifadesine karşılık da Dişli, "Keşke olsaydı. Bu durumda olmazdım." karşılığını verdi. Dişli, eşiyle bile vakti olmadığı için ancak 23.30 civarı telefonla görüştüğünü ifade etti.

"Bir siyasetçinin peşine düşmek uygun değil"

Başbakanlık Avukatı Süleyman Ayhan, duruşma sırasında abisi Şaban Dişli'nin numarasının kendisinde olmadığını anlatan Mehmet Dişli'ye, "Olsaydı arar mıydınız?" sorusunu yöneltti. Sanık Dişli, "Hayır. Benim askerlik anlayışımda orada askerliğin gereğini yapmak varken bir siyasiye uzanmak, bir siyasetçinin peşine düşmek, abim de olsa uygun değil. Benim askerlik anlayışım askerliğin gereğini yapmaktır." yanıtını verdi.

Dişli, Mahkeme Başkanı Oğuz Dik'in "Niye o zaman 'Abimi arasaydım ben burada olmazdım' dediniz?" şeklindeki sorusuna karşılık da "10 ay sonra ben bunu anlıyorum. Ne yazık ki o gece bazı generaller bir siyasetçi bulmanın peşinde koşmaktan, kendi işini yapmaktansa, birliğinin başına geçip onlarla uğraşmaktansa bunların peşine düşmüşler. Çok üzüntü verici bir şey. Ama benim askerlik anlayışıma göre benim abim siyasete girdikten sonra ne evime gelmiştir, ne ben onun evine gitmişimdir. Ne de annemin, babamın cenazesinde bile yan yana gelmedim abimle. Ben böyle bir askerim." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukat Aydın'ın, "O gece darbenin hedefinde olan siyasilerin aranması niye askerlik ahlakı açısından sorunlu olsun?" demesine karşılık ise Dişli, "Bence askerler askerliği yapmalı, askerliğin gereğini yapmalı. Biz bunu yaptık. Bence askerliğin gereğini yapsalar daha faydalı olurdu. Hiç değilse geçip tankların önüne çıksaydı sağda solda koşuşturacağına..." diye konuştu.

Dişli bir soru üzerine de Akıncı Üssü'ne geldiklerinde, Genelkurmay Başkanı Akar'a darbe tebliğini silah zoruyla yaptığını söylediğini iddia etti.

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?