banner39

Göçmenlerin açık hapishanesi: Yunanistan, Bulgaristan...-VİDEO

Yunanistan'da küresel finans krizinden sonra göçmenlere bakış açısı tamamen değişti. Bulgaristan'da barınma şartları çok kötü. Rusya'da ırkçı saldırılar ve baskılara karşı direnen göçmenler kendi aralarında dayanışmaya çalışıyor

Güncel 25.10.2013, 11:03 25.10.2013, 12:33
Göçmenlerin açık hapishanesi: Yunanistan, Bulgaristan...-VİDEO

Bulgaristan, Yunanistan ve Rusya'da göçmenler çok zor şartlarda tutunmaya çalışıyor. Yunanistan'da küresel finans krizinden sonra göçmenlere bakış açısı tamamen değişti. Bulgaristan'da barınma şartları çok kötü. Rusya'da ise her geçen gün artan ırkçı saldırıların yanında göçmenlerin iş bulup burada barınmaları da büyük bir sorun...

Göçmenlerin en çok zorluk çektikleri ülkelerden biri Rusya. Yıllardır ırkçı salıdırılar ve ayrımcı uygulamalara maruz kalan göçmenler son olarak yeni bir dayatmayla karşı karşıya. Rusya 2015 yılından itibaren diğer ülkelerden çalışmak için gelenlerin Rusça bilmesini şart koşacak. Rusya Federal Göç Hizmeti Başkan yardımcısı Ekaterina Egerova yerel bir radyoya verdiği demecinde ülke dışından gelen göçmen işçilere 2015 yılından itibaren Rusça bilme zorunluluğu getirileceğini açıkladı.

Rusya'da son günlerde yaşanan ve göçmen işçilerin de karışması ile meydana gelen tatsız olaylardan sonra Rus yönetimi yeni çözüm yolları arıyor. Bazı yetkililer vizeli uygulama önerirken, kimisi de sınırlı süre ile göç sayısının azaltılabileceğini düşünüyor. Göçmenlerin kontrolü için açılan Federal Hizmet de yapılacak dil bilme zorunluluğu uygulaması ile göç sayısını engelleyebileceklerini planlıyor.

Egerova, Rusya'da çalışan her yabancının Rusça bilmesi zorunluluğu ile ilgili yasanın Duma'ya sevk edildiğini ve onaylanması halinde bu uygulamanın 2015 yılında başlayacağını söyledi.

YUNANİSTAN'IN GÖÇMENLERLE İMTİHANI

Uzun yıllar göçmenleri ucuz işi gücü olarak sömüren Yunanistan, ekonomik krizin ardından tavrını değiştirdi. Her gün artan ırkçı saldırıların hedefinde olan göçmenler, paralarını alamıyor ve ülkeden gönderilmeleri de gündemde. Göçmenler Yunanistan'ın sosyal, ekonomik ve kültürel açıdan önemli bir parçası. Yıllardır göçmenlerin ucuz emeğini kullanan Yunanistan son yıllarda göçmen sorunundan bahseder oldu. Bugün göçmen sayısının artması ve Yunanistan'ın Avrupa'yı hedefleyen yasa dışı göçün ilk durağı olması sorunun boyutlarını değiştirdi.

Atina ülke ekonomisinin artık daha fazla göçmen nüfusu kaldıramayacağını savunuyor. Özellikle kaçak göçmenleri ülkenin omuzlarında ağır bir yük olarak görüyor.

Şahin tavırlarıyla bilinen Başbakan Andonis Samaras da ajandasının ilk sıralarına göçmen sorununu yerleştiriyor. İktidara geldiği ilk günden beri kaçak göçle mücadele ve yasa dışı göçmenlerin ülkeden uzaklaştırılması için politikalar üretiyor.

SAMARAS ÜLKEDEN GÖNDERMEK İSTİYOR

Başbakan Samaras, kaçak göçle mücadele için ortak bir Avrupa Birliği politikası oluşturulmasından yana. Kaçak göçle mücadele için sık sık AB desteği arıyor. Bu çerçevede pazartesi günü Malta ve İtalya'ya giderek mevkidaşları ile bir araya geldi. Güney Avrupa ülkelerinin bu konuda ortak bir cephe oluşturmasını istedi. Görüşmeler sırasında Samaras'ın yaptığı açıklama ise dikkat çekiciydi. Samaras "Ülkemizdeki kaçak göçmen sayısı kadar işsiz var diyerek" işsizliğin azaltılması için göçmenlerin ülkeden gönderilmesinden yana olanlara göz kırptı.

Oysa göçmenlerin çoğu ya yunanların yapmak istemedikleri ağır işleri ucuza yapıyor ya da işsiz. Yasa dışı göçmenlerin istismar edildiği birçok örnek olay da yaşanıyor. Manolada'daki çilek tarlasında çalışan ve aylardır birikmiş paralarını alamayan göçmenlerin üzerine açılan ateş bu istismarın gün yüzüne çıkan ilk örneklerindendi. Göçmenler, maaşlarını istediklerinde, işverenin kendilerini polise teslim etmekle tehditte bulunduğunu iddia ettiler.

MAAŞLARINI İSTEYİNCE DAYAK YEDİLER

Yunan basınında yer alan bir habere göre, aylardır maaşlarını alamayan beş Pakistanlı geçen hafta çalışmayı bırakınca işverenleri tarafından ağır şekilde darp edildi. Göçmenler çalışmamalarının bir diğer sebebi olarak da kurban bayramını gösterdi. olayın ortaya çıkması ile yasal oturma izinleri olmayan göçmenler göz altına alındı. Saldırgan işverenler ise hala aranıyor."

Geçen hafta yunan basınında yer alan göçmenlere ilişkin bir başka dikkat çekici haber ise İskeçe'den geldi. Göçmen tutuklu merkezi'ndeki 25 yaşında Pakistanlı bir göçmen hayatını kaybetti. Polis göçmenin ranzadan düşerek hayatını kaybettiğini söylese de akıllardaki soru işaretleri henüz yanıt bulamadı.

Göçmenlerin şiddete maruz kaldığı veya hayatını kaybettiği bu haberler Yunan kamuoyunda ses getirmezken, Yunan basınında sadece birkaç satırla yer aldı.

YUNAN HALKI ONAYLAMIYOR

Peki Yunan halkı bu konuda ne düşünüyor? İşte bu sorunun yanıtı

Sokakta TRT Türk mikrofonlarına konuşan bir Yunan "Hepimiz insan değil miyiz? Bir zamanlar biz de göçmen değil miydik?" derken, bir diğeri, "Yunanıstan'ın bu kadar çok göçmeni kaldıracak gücü yok. Herkesin başımızın üzerinde yeri var ama onların burada yaşayabilmesi için iş bulması gerekiyor" diyor.

Birçok yunan vatandaşı kontrollü bir göçmen politikasından yana.  Bir Yunan, "Yunanistan'a gelen göçmenler denetimden geçmeli. İyi ve kötü Yunanlar olduğu gibi iyi ve kötü göçmenler de var. Yunanistan'daki ırkçı çevreler ise bu gerçeği istismar ediyor. Bir zamanlar Yunanlar da başka ülkelere göçmen olarak gitmedi mi? Yunanıstan'da iyi şeyler yapan göçmenler de var, kötü şeyler yapan göçmenler de. Kontrol şart" ifadelerini kullandı.

BİR HÜKÜMETİMİZ OLDUĞUNA İNANMIYORUM

Yunanistan vatandaşları Altın Şafak operasyonuna ilişkin olarak hükümetin samimiyetini de sorguluyor. TRT Türk mikrofonlarına konuşan bir Yunan, "hiçbir hükümet hiçbir zaman Samımı değildir. Yunanistan'da altın şafak gıbı hareket oluştuğu için çok üzgünüm" dedi.

Bir başka Yunan "Bir hükümetimizin olduğuna inanmıyorum" derken,"Hükümet başka konuların üzerinin kapatılması için Altın Şafak davasını kullanıyor. Altın Şafakçıların bazıları kötü şeyler yapmış olabilirler ancak başka partilerde de kötü şeyler yapan milletvekilleri var. Memoranduma imza atıp bunca insana çile çektiren bakanları ne yapacağız?" ifadelerini kullandı.

BULGARİSTAN'DA HAPİSHANE GİBİ GÖÇMEN KAMPI

Mültecilere, ulusal güvenliği tehdit eden bir unsur olarak bakılan Bulgaristan'da ise hükümet, daha sert önlemler almaya hatırlanıyor. Bu önlemlerden biri de, göçmenlerin hapishaneyi andıran çıkışa kapalı kamplarda ağırlanması. Bulgaristan'da sayıları her geçen gün artan Suriyeli sığınmacılara yönelik yeni önlemler gündemde. Bulgar makamları şüpheli gördüğü mültecileri kapalı merkezlerde tutacak. İçişleri Bakanı "Hükümet, Avrupa direktiflerini çalıştıracak ve kapalı tıp sığınma merkezleri kuracak. Mülteciler, şimdi olduğu gibi merkezden çıkamayacak" dedi.

İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan karar savunma bakanlığı da destek veriyor. Bakanlık, 20 askeri tesisi kamp olarak yeniden düzenleme kararı aldı. Bu yeni merkezlere 2 bin yeni mülteci yerleştirilebilecek. Fakat bu karar halkın tepkisine neden oldu.

KAZANLIK HALKI MÜLTECİLERİ İSTEMİYOR

İlk kapalı tıp mülteci merkezinin kurulması planlanan Kazanlık'ta halk projeye tepkisini sert şekilde gösterdi. Kazanlık'ta bulunan polis okulunun Suriyeli sığınmacıların yerleştirileceği barınma merkezine dönüştürülme girişimi vatandaşlar arasında protestolara yol açtı.

Suriyeli sığınmacıların şehirlerine yerleştirilmesine karşı çıkan eylemciler, burada askeri üretim tesislerinin bulunduğunu dolayısıyla sığınmacılar için uygun bir yer olmadığını iddia ediyor.

Güney ve Kuzey Bulgaristan'ı birleştiren en önemli yollardan biri olan Şıpka Geçidi'ni trafiğe kapatan Kazanlık'taki protestocular, eylemlerine devam edeceklerini vurguladı.

RUSYA'DA GÖÇMENLAR ARASINDA DAYANIŞMA ÖRNEĞİ

Diğer taraftan Rusya'da yaşayan göçmenler kendi aralarında dayanışmaya çalışıyor. Moskova'da yoksul göçmenler için bir sergi düzenlendi. Sergide satışa çıkarılan ürünlerden elde edilecek gelir, göçmenlerin eğitim ve sağlık giderleri için kullanılacak. Geçtiğimiz haftalarda Moskova yakınlarında göçmenlere yönelik saldırılar kısa sürede ülkenin diğer noktalarına da sıçradı. Bu durumun önünü kesmek isteyen devlet yetkilileri ve duyarlı Rus vatandaşları harekete geçti. Bu kapsamda başkent Moskova'da bir sosyal proje düzenlenerek, ihtiyaç sahibi göçmenler için yardım sergisi açıldı.

Serginin geliri maddi zorluklarla mücadele eden göçmenlerin eğitim ve sağlık giderleri için kullanılacak.  Sergide günlük hayatta ihtiyaç duyulan aksesuarlardan, çikolata ve tatlı örneklerine; geleneksel içeceklerden; özel tasarım eserlere kadar yüzlerce ürün yer aldı.

STANDLARDA YÜZLERCE ÜRÜN VAR

Projenin organizatörü Anton Juravlev, "Burada aslında sosyal girişimciliğe iyi bir örnek olarak bulunuyoruz. Bu sistemi işler halde tutabilmek sosyal yardım projelerinde hayati bir değer taşıyor. Standlarda yüzlerce ürünümüz var. Gönüllülerin kendi tasarımı ve emeği olan ürün, yelpazemizi genişletiyor. Satıştan elde edilen paradan sadece kullandığımız materyalin bedelini düşerek geride kalanı ihtiyacı olanlara bağışlıyoruz. Sosyal dükkanı farklı kılan ise tasarımlardaki farklılık. Bu proje ile çevresindeki ihtiyaç sahipleri ile ilgilenmeyen birçok insanın algısını bu konuya açmaya çalışıyoruz." dedi.

Göçmenlerin sorunları yalnızca maddi imkânsızlıklar değil. Göçmen çocuklar tarih ve kültürlerinden uzak olarak büyümek zorunda kalıyor. Bu sebeble etkinlikte çocuklar için de kültürlerini anlatan bir standa yer verildi.

KÜLTÜR EVLERİNİ BELEDİYE DESTEKLEYECEK

Anton Juralev, "Çocuklar oyun oynamayı sevdiği için projenin internet kısmını oyun şeklinde programladık. Yani ortak tarihimizi oyunlarla çocuklara öğretiyoruz. Burada birkaç farklı bölümden oluşan projenin sunumunu gerçekleştirdik ve büyük ilgi gördüğümüzü söyleyebilirim." dedi. Krasno Presnenskaya'da gerçekleştirilen etkinliği, şehir idaresi kurduğu stantla destekledi.

Belediye, açılması planlanan ortak kültür evlerinin başta kitap olmak üzere, bütün ihtiyaçları karşılama müjdesi verdi.

 

Kaynak: Kuzey Haber Ajansı

banner53
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?