banner39

Güneydoğulu, yıllar sonra gelen huzuru kaybetmek istemiyor

Yaklaşık 20 yıllık zorunlu şehir hayatından sonra Çözüm Süreci'yle birlikte köylerine dönen Güneydoğulu köylüler, çatışmaların yeniden başlamasıyla huzurlarının kaçtığını, bir daha şehre gitmek istemediklerini söylüyor

Güncel 03.09.2015, 11:51 03.09.2015, 12:03
Güneydoğulu, yıllar sonra gelen huzuru kaybetmek istemiyor

Dünya Bülteni / Haber Merkezi

Şırnak merkeze bağlı Cevizözü (Cıfane) köyü doksanlı yıllarda boşaltılan köylerden. Olağanüstü Hal yönetiminin lağvedilmesi ve ardından çatışmaların azalması ile birlikte yedi yıl önce on aile göç ettikleri Şırnak, Silopi ve Cizre’den köylerine geri döndü.

El Cezire Türk'ten Abdülkadir Konuksever'in haberine göre, evlerini yeniden inşa eden ve bağlarını, bahçelerini düzenleyen ailelere çözüm süreci ile birlikte yeni aileler de katılmış. Ancak bir süreden beri başlayan çatışmalar sonucu köylerinin de içerisinde bulunduğu alan "Geçici Güvenlik Bölgesi" kapsamına alınmış ancak boşaltmaları için baskı yok. Kararın inisiyatiflerine bırakıldığı Cevizözü sakinleri doksanlı yıllarda yaşadıkları göç mağduriyetini yeniden yaşamayacaklarını söylüyorlar.

"BU KEÇİLERİ KİM SAĞACAK"

Doksanlı yıllarda köylerini bırakarak Cizre’ye yerleşen Zeynep Sayar, ilçede çok sıkıntı çektiklerini ve köylerine yeniden kavuştuktan sonra bırakıp tekrar gitmeyeceklerini belirterek,"Köyümüz boşaltıldığında Cizre’ye göç ettik. Çok yokluk gördük ve çok sıkıntı çektik. Bizimkiler şoförlük, inşaat işleri ne bulduysa yaptılar. 20 sene evimizden, toprağımızdan uzak kaldık. Sonra durumlar biraz düzelince geri döndük. Evimizi, bağımızı, bahçemizi yeniden yaptık. Hayvanlarımız büyüyüp çoğaldılar. Şimdi yeniden buralar olağanüstü hal dönemindeki gibi olmuş. Askerler köylülere tebligat yapmışlar. Boşaltmamız için baskı yok ama tehlikeli olduğunu ve güvenliğimizin olmadığını söylüyorlar. İyi de hiçbir yer güvenli değil ki. Cizre’yi görüyorsunuz, her gün insanlar ölüyor, yine oraya mı gideceğiz? Köyümüzde kalırız, öleceksek burada ölürüz. Yoksa bu keçilerimi kim sağacak, bu bahçeyi kim işleyecek?” diyor.

"Gurbetlik çok zor" diyen Mehmet Şirin Bilik, köyünü boşalttıktan sonra önce Cizre’ye sonra da çalışmak için fındığa, Giresun’a gitmiş. O da köyünü bir daha boşaltmayacağını vurguluyor ve şunları söylüyor: Köyümüzü boşaltıp ilçeye gittiğinizde ayak işleri yaptım. Kömür boşalttım, inşaatlarda ve madenlerde çalıştım. İş sınırlıydı. Giresun’a fındık toplamaya gittim. Kendi tarlan, çiftin çubuğun dururken el toprağını işlemek gücüne gidiyor insanın. 20 sene perişanlık çektik. Şimdi köyümüzdeyiz. Rahatımız yerinde, elektriğimiz yok. Bir de çocukların okulu. Gördünüz gelirken yolumuz da yok. Beni karakola çağırıp güvenlik bölgesi ilan edildiğini söylediler. Ben de köyümüzü terk etmeyeceğimizi söyledim. Artık buradan çıkamayız çünkü gidecek yerimiz yok. Tekrar fındığa mı gideyim, valla hiç gidemem. Tek isteğimiz bu çatışmaların durması ve huzur içinde yaşamak. O zaman biz kendimize bakarız.

Özel güvenlik bölgeleri, "2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu" uyarınca oluşturuluyor. Terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlar nedeniyle meskun mahal dışında, can ve mal güvenliğinin korunması bakımından girilmesinde sakınca bulunan yerlerde operasyonun devam ettiği süreyle sınırlı olmak üzere, Genelkurmay Başkanlığı veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde vali kararıyla 15 gün ila 6 ay gibi sürelerle güvenlik bölgesi ilan edilebiliyor. Yeterli görülmemesi durumunda uzatılabiliyor.Karar özel güvenlik bölgesi alanları içerisinde yaşayan yöre halkına tebliğ ediliyor. Ancak alanın boşaltılması inisiyatifi yöre halkına bırakılıyor.

"KORKUYU UNUTMUŞTUK"

Mahmut Pusat çözüm süreci ile birlikte 2,5 senede korkuyu unutmuş olduklarını, çatışmalarla birlikte yeniden korkmaya başladıklarını anlatıyor: Bu kanın artık durması lazım. 20 sene perişan olduk. Rahat yüzü görmedik. Bizim doğduğumuz, büyüdüğümüz ve ekmeğini yediğimiz topraklardan uzaklaşmamız biteceğimiz anlamına gelir. 2,5 sene korkumuzu unuttuk, inandık ki artık barış gelecek. Sonra yeniden başladı çatışmalar. Allah’a şükür köyümüzün civarında bir sıkıntı henüz yok, ama olabilir de çatışmalar artarsa. Köyümüzü ikinci kez neredeyse yeniden kuruyoruz. Gittiğimiz gurbet yerleri unuttuk. Yeni gelmişken artık gidemem bir yere. Öleceksem burada ölürüm artık.

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?