banner15

Haberal tekrar cezaevinde

CHP Milletvekili Mehmet Haberal tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilerek tekrar Silivri Cezaevi'ne gönderildi

Haberal tekrar cezaevinde

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Ergenekon davası tutuklu sanıklarından Prof. Dr. Mehmet Haberal, tedavi gördüğü Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden taburcu edildi.

Haberal, ambulansla tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi'ne götürüldü.

İstanbul Sağlık Müdürlüğü tarafından Ergenekon sanığı ve CHP Milletvekili Mehmet Haberal'ın durumuyla ilgili yazılı bir açıklama yapıldı.

Açıklamada, Haberal'ın genel sağlık durumunun iyi, hayati fonksiyonlarının normal olduğu belirtildi. Haberal'ın bugün taburcu edilerek Silivri Cezaevi'ne ambulansla naklinin planlandığını kaydeden hastane yetkilileri, "Aciliyet gerektirmeyen uygun bir zaman dilimi içerisinde yapılabilen EPS işlemi, basında yer aldığı gibi bir ameliyat veya operasyon değildir. Kateter anjiyo salonunda yapılan ve ritm problemlerini irdeleyen tanısal bir girişimdir." ifadesini kullandı.

İstanbul İl Sağlık Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Halkalı Mehmet Akif Ersoy Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören Mehmet Haberal'la ilgili basın organlarında yer alan haberler nedeniyle bilgi kirliliği bulunduğu belirtildi. 'Mehmet Akif Ersoy Hastanesi tarafından daha önce Haberal'ın rahatsızlığına dair verilen raporun gerçekleri yansıtmadığı' yönündeki haberinin asılsız olduğu aktarıldı. Mehmet Akif Ersoy Hastanesi ve ilgili klinik şeflerinin böyle bir rapor tanzim etmediğinin vurgulandığı açıklamada, "Mehmet Haberal, Adli Tıp kararları çerçevesinde hayati risk oluşturmayan ritm problemleri olduğu için ilaç tedavisi düzenlenerek Mart 2011'de Silivri Cezaevi'ne nakledilmiştir." denildi.

Bilgi kirliliğinin önlenmesi için bir açıklama yapma gereği duyulduğunun ifade edildiği açıklamada, "Mehmet Haberal, çarpıntı ve hipertansiyon tanıları ile daha önce Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'ne yatırılarak gerekli tetkik ve tedavisi yapılmıştı. Yatışı esnasındaki mükerrer holter tetkiklerinde izole ventriküler ekstra sistol (VES) diye tanımlanan iyi seyirli ritm bozukluğu dışında herhangi bir ritm problemine rastlanmamıştı. Mehmet Haberal, bunun üzerine Adli Tıp Kurulu kararı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı ile 11 Mart'ta Silivri Cezaevi'ne nakledilmişti. 31 Temmuz'da çarpıntı şikayetiyle tekrar Mehmet Akif Ersoy Kalp Hastanesi'ne sevk edilen Mehmet Haberal, 'event recorder' yani ritim kayıt edici cihaz takibine alındı. Hastanın event recorder kayıtlarında supra ventriküler taşikardi (SVT) diye tanımlanan bir ritim bozukluğu saptandı. Genellikle iyi seyirli ve ani ölüm riski son derece düşük olan SVT ön bulgusunun diğer ritim problemlerinden ayırt edilmesi yani ayırıcı tanı yapılması için ilgili hastanenin Kardiyoloji Konseyi toplandı ve kateter-anjiyo laboratuarında elektro fizyolojik çalışma (EPS) yapılmasına karar verildi. Basında yer alan ve hastalık olarak bahsedilen 'SVT' bir aritmi çeşidi olup hastalık değildir, irdelenmesi gereken bir ön bulgudur." ifadeleri kullandı.

'HABERAL'IN TETKİKLERİ EKSİKSİZ YAPILIYOR'

Mehmet Haberal'ın hastaneye ilk yatışından itibaren tetkiklerin eksiksiz ve titizlikle yapıldığı belirtilerek, "Hastane bünyesinde bulunan elekrofizyoloji laboratuvarında hastaya yapılacak EPS girişiminden daha kompleks işlemler dünya standartlarında rutin olarak yapılabilmektedir. Ancak hastane bünyesinde mevcut elektrofizyoloji sorumlu kardiyoloji klinik şefi ile hasta arasında hala devam eden ve hasta tarafından açılmış bir dava olduğundan, Kardiyoloji Konsey toplantısında bu işlemin başka bir hastanede ve başka bir doktor ekibi tarafından yapılmasının daha uygun olacağına karar verildi. Bu bağlamda medyaya yansıyan ve Mehmet Akif Ersoy hastanesi bünyesinde EPS laboratuvarı olmadığı haberleri gerçek dışıdır." denildi.

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Kardiyoloji EPS laboratuarında 22 Ağustos'ta gerçekleştirilen EPS işlemi sonrasında, hastada SVT ön bulgusu doğrulandığı hatırlatıldığı açıklama şöyle tamamlandı: "Bu ritim probleminin kaynağı tespit edilerek odak ablasyon denilen işlemle yakılarak tedavi edildi. Mevcut ritim problemi tedavi edildiği ve hayati bir tehdit oluşturmadığı için aynı seansta ICD (Implantable Cardioverter Defibrillator) yani kalbi tekrar çalıştırmak için şok veren cihaz dahi yerleştirilmesine gerek duyulmayarak hasta yapılan işlemi takiben aynı gün Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'ne geri gönderildi. Hastanın işlem sonrası genel durumu iyi olup, hayati fonksiyonları normal seyretmiş ve bugün ( 24.8.2011 ) itibariyle salah ile taburcu edilerek Silivri Cezaevi'ne ambulansla nakli planlanmıştır. Aciliyet gerektirmeyen ve elektif şartlarda yani uygun bir zaman dilimi içerisinde yapılabilen EPS işlemi basında belirtildiği gibi bir ameliyat veya operasyon değil, kateter anjiyo salonunda yapılan ve ritim problemlerini irdeleyen tanısal bir girişimdir. Adli Tıp raporlarına göre, hastaya İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nde yatışı sürecinde ritim problemleri için en az 2 kez EPS tetkiki yaptırılması önerilmiş fakat hasta kabul etmemiştir. Tıp bilimi ve onun icrasındaki sağlık çalışanları, herkesin bildiği üzere kanıta dayalı işlem yapmak zorundadır, nitekim SVT ön bulgusunun, Mehmet Akif Ersoy Hastanesi'nde ritim kaydedici cihazlarda saptanması üzerine mevcut ritim probleminin hayati tehdit oluşturup oluşturmadığının ayırıcı tanısı için EPS işlemi yapılması gerekliliği hastayla paylaşılmış ve hastanın kendi rızası ile işlem yapılmıştır. Mehmet Akif Ersoy Hastanesi basında yer aldığı gibi başka merkezlerin yaptığı testleri doğrulamamış, kendi bulguları ile hareket ederek bir sonraki basamak olan EPS girişimini yaptırmıştır."

Güncelleme Tarihi: 24 Ağustos 2011, 17:09
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35