banner39

Hablemitoğlu'nun katilleri 10 yıldır bulunamadı

10 yıl önce bugün öldürülen Necip Hablemitoğlu'nun katilleri hala bulunamazken Ergenekon ve Danıştay saldırısı dosyalarında suikastle ilgili ilginç iddialar yer alıyor

Güncel 18.12.2012, 14:19 18.12.2012, 14:38
Hablemitoğlu'nun katilleri 10 yıldır bulunamadı

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Yazar, tarihçi ve akademisyen Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002'de Ankara'daki evinin önünde uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti.

Hablemitoğlu Türkiye dışındaki Türk topluluklarının yakın tarihi ile ilgili çalışmalar yapıyordu. Orta Avrupa ve Balkanlar'da Türk eserleri, Türk azınlıkları ve Türk şehitlikleri konularında alan çalışmaları yürütmüş ve bu konularda çeşitli projelerde aktif rol almıştı.

Suikast üzerine çok iddia ortaya atıldı. Bazı medya organları tarafından olay Müslümanların üzerine yıkılmak istense de Hablemitoğlu'nun çalıştığı konular dolayısıyla suikastin derin çevreler tarafından yapıldığı çok açık. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen faillerin bulunmaması, Ergenekon ve Danıştay saldırısı hükümlü ve tutuklularının ifadelerinde yer alan ifadeler ise birçok ipucu veriyor.

Bir iddiaya Bergama ve Alman Vakıfları üzerine araştırmaları nedeniyle, Alman GSG 9 timleri tarafından öldürüldü. MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür ise Hablemitoğlu'nun askeri ihalelerdeki usulsüzlükleri yolsuzluk.com sitesine gönderdiği için suikaste uğramış olabileceğini iddia etmişti.

Danıştay saldırısı hükümlüsü Osman Yıldırım da ifadesinde Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili bilgilere vermişti. Yıldırım, ifadesinde şunları söylemişti:

"2002 yılında Veli Küçük, Muzaffer Tekin ve Osman Gürbüz ile toplantı yaptık. Osman Gürbüz bana 1 milyon dolar karşılığı Necip Hablemitoğlu'nu öldürmeyi teklif etti. Ben kabul etmeyince Veli Küçük, 'Osman bu iş yine sana kaldı' dedi. 6-7 ay sonra Osman Gürbüz'ü gördüğümde 'Hablemitoğlu'nun parasını masalarda bitirdik' dedi."

Öte yandan suikast sırasında Hablemitoğlu'nun evinin bulunduğu Portakal Çiçeği Sokağı'ndaki bütün baz istasyonlarının devreden çıkması, yedek sistemlerin de çalışmaması, bölgeye giden uzman ekiplerin arıza tespiti yapamaması ve arızanın 23:30'da cinayetten 5 saat sonra kendiliğinden sonlanması hala çözülemedi.

EŞİ: BU BİR YOK ETME SUİKASTİ

Necip Hablemitoğlu'nun eşi Prof. Dr. Şengül Hablemitoğlu, 10 yıldır kendisine 'Necip Hablemitoğlu neden öldürüldü ve kimler yapmış olabilir?' diye sorulduğunu hatırlatarak, "Bu, bir yok etme cinayetidir ve aynı zamanda, ülkede her çeşit emperyalizme direnç gösteren tüm sivil inisi­yatife bir gözdağıdır. Kimlerin yaptığını bulmak ise yetkililerin görevidir." dedi.

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu, 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybeden Necip Hablemitoğlu'nun eşi Şengül Hablemitoğlu, ölüm yıl dönümünde yazılı bir açıklama yaptı. Eşinin hayat hikayesi hakkında bilgi veren Hablemitoğlu, Türkiye'nin sancılarla kurtulmuş ve kurulmuş, hep sancılarla ayakta durmaya, var olmaya çalışan bir ülke olduğunu ifade etti.

"Bu ölümleri öyle kanıksamışız ki olaydan sonra benim ilk sözlerim 'zaten bekliyorduk' oldu." diyen Hablemitoğlu, "Sevgili Necip, hangi değer, hangi inanç, hangi kazanç, hangi çıkar ya da ne denirse densin, ne uğruna öldürül­dü? Bu sorunun yanıtını benim vermem mümkün değil." ifadelerini kullandı.

"Türküm ve başka Türkiye yok." diyen eşinin, bir gün öldürüleceğini bilerek yaşadığını savunan Hablemitoğlu, "O ve ondan öncekiler biliyorlardı da ne yazıktır ki bu ülkeyi yönetenler bunca cinayete, teröre rağmen bu ülke­nin 'yol geçen hanı' olmasının önüne geçmeleri gerektiğini hala anlayamıyorlar." diye konuştu.

Kendi ölümünün faillerini de açıkça ortaya koyan, katilini çok yakından tanıyan eşinin, bahsettiği ön­lemler ve uyarıların dikkate alınmadığını dile getiren Hablemitoğlu, bu önlemleri almak yerine, "Kardeşim, sen de git yazdıklarına biraz dik­kat et." dendiğini aktardı.

"GEÇMİŞ SUİKASTLERDEN HİÇBİR DERS ÇIKARILMADI"

Geçmiş suikastlerden hiç bir ders çıkarılmadığını vurgulayan Şengül Hablemitoğlu, şöyle devam etti: "Sistematik bir biçimde aydınların katledildiği ci­nayetleri önlemek ve faillerini ortaya çıkarmak sorumlulu­ğunu yerine getirmesi gereken ilgililerin dahi, 'faili meç­hul olarak kalacak' yaklaşımı ile baktıkları bir ülkede, hangi demokrasiden, hangi hukuk devletinden ve en önemlisi devletten söz edilebilir mi? Siz kendinizi devlet zannetmeye devam edin. Ben biliyorum ki teröre karşı tedbir alması gerekenler, ilgililer, yetkililer vs. Necip'i ve Necip'ten öncekileri anlamasalar da yazdıklarını, çalışmalarını riskli bulsalar da onu anlayabilmiş o kadar çok insan var ki bunların başında yüzlerce öğrencisi geliyor."

"Yaşamın tüm zorluklarına karşın elindeki avucundaki her şeyi, ama en çok da sevgiyi paylaşmayı bi­len gerçek bir beyefendi ile sırt sırta vererek geçirdiğim yıl­lar için Tanrı'ya şükrediyorum." diyen Hablemitoğlu, suikastten sonra kimlere ve nerelere hizmet ettikleri herkesçe malum, sermayenin ve gücün basınındaki o çok bilmiş kimi köşe yazarlarının ya bu olaya hiç değinmemeyi, yok saymayı tercih ettiklerini ya da her zamanki gibi kuşkuya­ yol açtıklarını ve hak edilmiş bir ölüm olarak, bir 'derin devlet' senaryosu içine koyuverdiklerini ifade etti.

Prof. Şengül Hablemitoğlu, şunları söyledi:

"Hani 10 yıldır bana soruyorsunuz ya; 'Necip Hablemitoğlu neden öldürüldü ve kimler yapmış olabilir?' Bana göre Necip susturulmuştur. Bu, bir yok etme cinayetidir ve aynı zamanda, ülkede her çeşit emperyalizme, direnç gösteren tüm sivil inisi­yatife bir gözdağıdır. Kimlerin yaptığını bulmak ise yetkililerin görevidir. Sahi bir de namus borcuydu bu cinayetin çözülmesi. Ama diğer yandan da bu cinayeti bu ülke örtbas etmişti. Hangisine inanacağız? Varın benim yerime Allah rızası için biraz da siz düşünün ve sorun."

banner53
Yorumlar (0)
9
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü