banner39

'Haziranda 30 milyon doz aşıyı Türkiye'ye sevk etmek istiyoruz'

BioNTech'in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin, Türkiye'ye mümkün olduğu kadar aşı vermek istediklerini belirtti.

Güncel 28.04.2021, 17:01
'Haziranda 30 milyon doz aşıyı Türkiye'ye sevk etmek istiyoruz'

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını geliştiren, Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur ŞahinTürkiye’ye mümkün olduğunca çok aşı vermek istediklerini, ancak bu aşıların önce üretilmesi gerektiğini söyledi.

Şahin, Almanya'da Yabancı Gazeteciler Cemiyetinin (VAP) çevrim içi düzenlediği basın toplantısında, Kovid-19 salgınına ve şirketin ürettiği aşıya ilişkin açıklamalarda bulundu.

Türkiye'deki durum ile ilgili bir soruya cevap veren Şahin, "Türkiye’ye hemen mümkün olduğu kadar çok doz (aşı) vermek istiyoruz, ancak onları önce üretmek zorundayız." dedi.

Şahin, Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ile haftalardır görüşmeler yaptıklarını anımsatarak, "Şimdi ilk dozları teslim ettik. Türkiye’ye çok daha fazla göndermeyi konuşuyoruz. Ancak bunun için üretim kapasitemizle uğraşmak lazım. Her şey yolunda giderse haziranda 30 milyona kadar dozu Türkiye sevk etmek istiyoruz. Temmuz ve ağustosta daha fazla doz göndermeyi konuşuyoruz." dedi.

"Aşı helal"

Sadece Müslüman ülkelerin değil, Yahudilerin de aşının içeriğine ilişkin sorular sorduğunu belirten Şahin, aşı için kullanılan maddelerin hayvansal kaynaklı olmadığını ve bu konuda kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini belirtti.

Şahin, buna ilişkin bilgi isteyen Ortodoks Yahudilere, aşının içeriğine ilişkin bilgilerin de iletildiği bilgisini paylaşarak, "Aşının helal olduğunu söyleyebiliriz." şeklinde konuştu.

Aşının etkinliğine ilişin sorulara da cevap veren Prof. Dr. Şahin, BioNTech aşısının, ikinci dozu olduktan 7 gün sonra maksimum etkiye ulaştığını ifade etti.

Ancak aşının ilk dozu vurulduktan sonraki 12. günün ardından etkisini göstermeye başladığını kaydeden Şahin, ilk dozu olduktan sonraki 1 ila 12 gün virüse karşı korumanın bulunmadığını kaydetti.

"3. doz aşıya ihtiyaç var"

Aşının korumasının zamanla azaldığını, ilk 6 aylık verilere göre aşının 6 ayda etkisinin yüzde 95’den yüzde 91’e düştüğü bilgisini paylaşan Şahin, "8 ay sonra aşı korumasına neden olan antikorların önemli ölçüde düştüğünü görüyoruz. Aşı korumasını yeniden yaklaşık yüzde 100'e geri getirmek için üçüncü doz aşı olmaya ihtiyaç var. Bu üçüncü doz 9 ay sonra veya en geç 12 ay sonra yapılması korumanın yukarıya çıkarılmasına yardımcı olur. Buna da 'booster' aşı deniyor. Daha sonra her yıl veya her 18 ayda bir aşı olmaya ihtiyaç duyulacağını varsayıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Şahin, BioNTech aşısının kalp kası iltihabına yol açtığının ortaya çıktığı yönünde İsrail’deki haberi okuduğunu aktararak, konuyla ilgili ayrıntıları talep ettiklerini ve bu haberi inceleyeceklerini belirtti.

"Şimdiye kadar kalp kası iltihabı vakalarının çoğaldığına ilişkin hiçbir emaremiz yok." diyen Şahin, ABD ve Almanya’dan gelen verilerde olağandışı bir olayı görmediklerini, ancak İsrail'deki söz konusu haberi ciddiye aldıklarını kaydetti.

Şahin, 2021’in başında 1,3 milyar doz aşı üretmeyi hedeflediklerini, ancak kapasiteyi artırdıklarını ve bu hedefi 3 milyar doza çıkardıklarını aktardı.

Avrupa’da haziran ortasında veya sonunda halkın yüzde 50’si ila yüzde 60’nın aşılanacağını, bundan dolayı kısıtlamaların gevşetilmesinin halkın geniş kısmına yönelik olacağını düşündüğünü belirten Şahin, bu döneme kadar aşı olamayanlar da bulunacağından kısıtlamaların gevşetilmesinde ayrımcılık yapılmamasına dikkat edilmesi gerektiğini kaydetti.

Kovid-19’un varyantlarını da araştırdıklarını aktaran Şahin, şimdiye kadar 30’ün üzerinde varyantı laboratuvarda incelediklerini ve aşının hemen hemen hepsine karşı etkili olduğunu gördüklerini ifade etti.

Şahin Hindistan’da ortaya çıkan varyantı da incelemeye aldıklarını belirterek, "Ancak Hindistan varyantında daha önce incelediğimiz ve aşımızın etkisini gösterdiği mutasyonlar var. Burada da ümitliyim" diye konuştu.

banner53
Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?