İKGF-Dİ'de konuşmacıların gündemi İslamofobi

İstanbul'da düzenleen İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu'nun ikinci gününde konuşmacılar genel olarak İslamofobi üzerinde durdu

İKGF-Dİ'de konuşmacıların gündemi İslamofobi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesinde organize edilen İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu'nun (İKGF-Dİ) 2. Olağan Genel Kurulu'nun son gününde, "21. Yüzyılda Gençlik ve Küresel Sorunlar" başlıklı panel düzenlendi.

Çırağan Sarayı'nda gerçekleşen panelde konuşan İİT Parlamentolar Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, 20. yüzyıl Müslümanlarının çok fazla sosyolojik ve politik olduklarını söyledi.

İslam'ın da içtimai özellikleri olduğunu dile getiren Kılıç, şöyle devam etti: "Fakat, 'İslam eşittir politika' diyemeyiz. Din bir yoldur, o yolun içinde siyasi düzenlemeler de vardır fakat sadece buna indirgemek Müslümanlarda İslam'ın iç tarafını ihmale neden olmuştur. Bütün toplumlar fertlerden oluşur. Eğer siz ferdin eğitimi üzerine yatırım yaparsanız, kaliteli bir toplum elde edersiniz. İslam'daki bütün klasik metinlerde ferdin asaleti, eğitimi çok önem arz eder. Biz bunu ihmal ettik. İslam dünyasının en önemli problemlerinden biri de geleneksel İslam alimlerinin anlattığı İslam anlayışından çok uzak bir anlayışına gelinmesidir. Bir ideoloji haline gelindi. İslam bir ideoloji değildir."  

"İSLAMOFOBİ ÇOK CİDDİ BİR SORUN"

Konferansta konuşan Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, "İslam dünyasının en önemli problemlerinden biri de geleneksel İslam alimlerinin anlattığı İslam anlayışından çok uzak bir anlayışına gelinmesidir. Bir ideoloji haline gelindi. İslam bir ideoloji değildir" dedi.

Kılıç, son günlerde sık sık dillendirilen İslamofobi'nin çok ciddi bir sorun olduğunu söyledi. İslam'ın terörle bir araya getirilmesinin büyük bir hata olduğunu ifade eden Kılıç, bir Müslüman'ın hatasının dine mal edilemeyeceğini vurguladı.

Kur'an-ı Kerim'de suçsuz insanlara zarar verilmesinin yasaklandığının altını çizen Kılıç, şunları kaydetti: Böyle yapanın hatasını dine mal etmekten vazgeçilmesi gerekiyor. İslam ile terörün bir arada dillendirilmesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın çeşitli ortamlarda verdiği tepkiyi hepimizin vermesi gerekiyor. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu da bunun kesin olarak terk edilmesi gerektiğini dile getiriyor. Bizler bir dinin, medeniyetin mensubuyuz ama yaptığımız hatalardan mensup olduğumuz din değil, biz sorumluyuz. Kimse bir başka dinin adını terörle ya da şiddetle bir araya getirmiyor. Kimse, 'Hristiyan ya da Budizm terörü' demiyor. Ne hikmetse, sosyal medyada konulan bir resim ya da yazının gerçekliği araştırılmadan, bunun peşinden giden insanlar var.

"TEKNOLOJİK GERİLİK"

İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Genel Sekreteri Elşad İskenderov, değişikliklerin arkasındaki en önemli gücün teknolojik gelişmeler olduğunu ancak buna İslam ülkelerinden katkı gelmediğini anlattı.

İskenderov, "Hiçbir teknolojik icadın içinde sözümüz geçmiyor. Siyasi geçişlere bakarsak, insanoğlunun en büyük başarılarından biri demokratik rejimlere geçiş oldu. Burada da İslam ülkelerinde çok az bir katkı geldi. Radikal akımlara üye olanlar var maalesef. Dünyadan görülen, Müslüman gençlerin bunlara katkısı olduğu. Buna karşı değişik stratejiler geliştirilmeli" diye konuştu.

İslam dünyasında radikal akımlara katılan gençlerin 4 gruba ayrıldığını anlatan İskenderov, bunların "adalet ve intikam arayanlar", "kendini ifade yolu arayanlar", "ideoloji arayanlar" ve "macera arayanlar" olarak tasnif edilebileceğini söyledi.

Elşad İskenderov, bu gruplara yönelik farklı yaklaşımlar geliştirmenin gerekli olduğuna işaret ederek, bazı İslam ülkelerine yönelik Batılı güçlerinin askeri operasyonları ile küresel medyanın oluşturduğu algının Müslümanların kontrolü dışındaki faktörler olarak gençleri radikalizme ittiğini kaydetti.

Dünyadaki Müslüman nüfusun yüzde 60'ını 30 yaşın altındakilerin oluşturduğuna dikkati çeken İskenderov, "Bu büyük bir insan kaynağı. Sadece İslam dünyası için değil, Avrupa ve bütün insanlık için de. Bu gençlerin gelişimi sadece İslam dünyasının değil, Avrupa'nın ve dünyanın da sorunu" görüşünü dile getirdi.

İslam dünyasında olumlu örneklere ihtiyaç olduğunun altını çizen İskenderov, bu kapsamda Türkiye'nin iyi bir örnek olarak rolüne işaret etti. Çözüm sürecine değinen İskenderov, kendi içinde barışçıl dönüşümü gerçekleştiren Türkiye'nin İslam dünyası için olumlu örnek olduğunu ifade etti.

Genel Kurul'a yeni seçilenlerin tanıtıldığı panele, İİT Genel Sekreteri İyad Amin Al-Madani, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile Bilal Erdoğan da katıldı.

İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu
 
2004 yılında İİT 32. Dışişleri Bakanları toplantısında alınan N3/32-C no.lu karar kuruluşu kararlaştırılan ve 2005 yılında İİT 33. Dışişleri Bakanları toplantısında alınan kararla kurulan İslam Konferansı Diyalog ve İşbirliği Gençlik Forumu Yönetim Kurulu Başkanlığını Türkiye, Genel Sekreterliğini ise Azerbaycan yürütüyor.

Uluslararası Diplomatik Misyon olarak faaliyet gösteren bir teşkilat olan Forum’un merkezi İstanbul’da bulunuyor.

Forum, gençlerin çıkarlarının savunulması, sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi, akademik ve sürekli eğitimin desteklenmesi, yeni neslin ahlaki gelişiminin güçlendirilmesi, kültürler ve medeniyetler arasında diyalog kurulması misyonunu taşıyor.

Faaliyetleri ise, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ülkeleri ve diğer ülkeler arasında diyaloğun teşvik edilmesi, İİT ülkelerinde gençlerin liderliğinin aşılanması, haklarının korunması ve halkla ilişkiler konularında dış diplomasi yürütülmesi, gençlik politikaları geliştirilmesi, İslamofobiyle mücadele, Müslüman azınlıkların problemleri, medya, bilgi ve iletişim gibi alanları içeriyor.

Güncelleme Tarihi: 11 Ekim 2014, 14:04
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35