banner39

İmzacı akademisyenlere yaptırımlar genişliyor

PKK yanlısı ifadeler içeren bildiriye imza atan akademisyenler hakkında birçok üniversite soruşturma açarken Kocaeli'de 15 kişi gözaltına alındı

Güncel 15.01.2016, 15:05 15.01.2016, 17:33
İmzacı akademisyenlere yaptırımlar genişliyor

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Çeşitli üniversitelerden bin 128 akademisyenin imza attığı ve Güneydoğu’daki olaylar sebebiyle devleti eleştirirken PKK yanlısı ifadelere yer verilen bildiriye tepkiler sürerken Kocaeli’de 15 imzacı gözaltına alındı, Bolu’da bazı akademisyenlerin evi arandı. Çok sayıda üniversite de imzacı akademisyenler hakkında soruşturma başlattı.

PKK yanlısı ifadeler içeren bildiride imzaları bulunduğu gerekçesiyle, Kocaeli Üniversitesinde (KOÜ) görevli akademisyenlere yönelik soruşturma kapsamında 15 kişi gözaltına alındı.

Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçları kapsamında yürüttüğü soruşturma doğrultusunda, bildiriye imza atan KOÜ'de görevli bir akademisyen daha gözaltına alındı.

Akademisyenlerin emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edileceği bildirildi.

İSTANBUL'DA 82 İMZACI AKADEMİSYENE SORUŞTURMA

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" üyeleri hakkında soruşturma başlattı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"'nin yayımladığı bildiride imzaları bulunduğu gerekçesiyle savcılığın yargı alanı içindeki üniversitelerde görev yapan 82 akademisyen hakkında resen soruşturma açtı.

Soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinde yer alan "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak", 216. maddesinde yer alan "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçu ile Terörle Mücadele Kanunu'nun (TMK) 7. maddesinde yer alan "terör örgütü propagandası yapmak" suçlarından yürütüleceği öğrenildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca da "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi" üyeleri hakkında, ''Terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan soruşturma başlatıldı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, ''Devletimizin Güneydoğu'da sürdürmekte olduğu teröre karşı mücadelesini 'katliam ve kıyım' olarak nitelendiren bildiriyi imzalayan bir grup akademisyenden Bakırköy Adli Yargı sınırları içinde bulunan üniversitelerde görev yapmakta olan akademisyenler hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan soruşturma başlatılmıştır'' denildi.

Soruşturma kapsamında, Bakırköy adli yargı sınırları içerisinde bildiriye imza atan 41 akademisyenin bulunduğu öğrenildi.

BURSA'DA ÜÇ GÖZALTI

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Şule Akköse Aydın, Fen- Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gökhan Yavuz Demir ve Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi Aylin Çakı, 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin hazırladğı 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı bildiriye imza attıkları için Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındı.

Bursa Emniyet Müdürlüğü'nde gözaltında tutulan 3 akademisyenin akşam saatlerinde adliyeye sevk edilecekleri bildirildi.

BOLU'DA EVLERDE ARAMA

Bolu'da, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzası bulunan Abant İzzet Baysal Üniversitesinde (AİBÜ) görevli 3 akademisyenin evinde haklarında açılan soruşturma kapsamında arama yapıldı.

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının, "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak" ile "terör örgütü propagandası yapmak" suçları kapsamında yürüttüğü soruşturma doğrultusunda, bildiriye imza atan Prof. Dr. Barış Kılıçbay, Doç. Dr. Selime Güzelsarı ile Dr. Ülkü Güney'in ikametlerinde arama yapıldı.

Polis ekiplerinin yaptığı aramada, kent merkezinde ikamet eden Kılıçbay ile lojmanlarda kalan iki akademisyenin bilgisayarlarının imajlarının alındığı öğrenildi.

Akademisyenler hakkında henüz gözaltı kararı bulunmadığı bildirildi.

DİĞER SORUŞTURMALAR

Giresun Üniversitesi, bildiriye imza atan bir akademisyeni görevden uzaklaştırdı.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörlüğünce (YYÜ), Akdeniz Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN), Gediz Üniversitesi, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ), Sakarya Üniversitesi ve Mersin Üniversitesi de imza atan akademisyenler hakkında soruşturma başlattı.

ÜÇ KİŞİ İMZASINI GERİ ÇEKTİ

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kemal İnal, Trakya Üniversitesi (TÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Firdevs Selvili Arslan ve Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Ertuğ bildiriden imzasını geri çekti.

ERDOĞAN'IN TEPKİSİ SERT OLDU

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, PKK yanlısı ifadeler içeren bildiriye imza atan öğretim üyelerine tepkisini yineleyerek “Bunlar zalimdir, alçaktır, katliam yapanlarla birlikte olanlar da aynı suçu işlemişlerdir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sultanahmet'teki terör saldırısının ardından ilk cuma namazını Sultanahmet Camii'nde kıldı. Cuma namazı sonrası gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Erdoğan, bir grup akademisyenin yayınladığı bildiriye ilişkin, "Bütün bu olan olaylar karşısında kalkıp da kapkara bir bildiri yayınlayıp, o katliamların altına imzayı koyan akademisyenleri özellikle tekrar kınıyorum, şiddetle kınıyorum" dedi.

Erdoğan, "Milletimizin kimin kim olduğunu çok daha yakından anlamalarını, yani önünde bir profesör, doçent bilmem ne olması kimseyi aydın yapmaz, bunlar kapkaranlık insanlardır. Bunlar zalimdir, alçaktır, çünkü zalimlerle birlikte olanlar zalimdir. Katliam yapanlarla beraber olanlar katliam içerisinde oldukları için onlar da aynı suçu işlemişlerdir" ifadelerini kullandı.

"Çınar'da olan hadisede o yavrular, o babasıyla birlikte şehit olan 3 yaşındaki Mevlüde'yi acaba bu kapkaranlık akademisyenler nereye koyacaklar? Onun katillerinin yanında yer almayı bunlar nasıl vicdanlarına sığdırıyorlar?" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunu açıkça ifade etmek istiyorum. Bütün yargı makamlarını, üniversitelerin senatolarını Anayasamız ve yasalara ters bu hareketleri sebebiyle, dün yaptığım konuşmada göreve davet ettim, atılması gereken adımların sür'atle atılması gerektiğini... Bunlar da ne yapacaklarsa gitsinler oralarda yapsınlar. Siyaset yapmak isteyenler parlamentoda siyasetlerini yapsınlar ama yok parlamentoda bunu yapamıyorlarsa bunlar da gitsinler hendek kazsınlar veya dağa çıksınlar. Bu kadar açık ve net konuşuyorum."

TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU DA TEPKİLİ

Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, "Aydınlar bildirisi diye tanıtılan bildiriyi imzalayanlarla ilgili, bu bildiriye katılmıyoruz, katılmamız ve desteklememiz mümkün değil, çünkü PKK'ya yönelik orada bir cümle yok" dedi.

Feyzioğlu, akademisyenlerin barış bildirisi adı altında imza topladıklarını hatırlatarak, bu kişilerin devletin en yetkili makamlarını hedef gösterdiğini söyledi.

Bu konuda duruşlarının çok net olduğunu söyleyen Feyzioğlu, şunları belirtti:

Aydınlar bildirisi diye tanıtılan bildiriyi imzalayanlarla ilgili, bu bildiriye katılmıyoruz, katılmamız ve desteklememiz mümkün değil. Çünkü PKK'ya bir cümlelik eleştiri yok orada. PKK'ya, bölücü terör örgütüne bir cümle dahi olumsuz bir şey söyleyemedin, üzerine toz kondurmadın. Sadece ve sadece devlete yönelik sarfedilen ağır ifadeleri, biz onları sarfedenleri dikkate alarak ciddi görmüyoruz ve samimi bulmuyoruz. Çünkü 3 yıl boyunca asfaltın parke taşının altına mayınlar döşeyen, gencecik çocukları şehir savaşı konusunda özel eğitime tabi tutan, evleri birbirine geçirecek şekilde bir şehir savaşını sürdürmek anlamında birbirine tünellerle, duvardaki deliklerle bağlayıp tahkimat yapan, cephane depolayan, 8-10 yaşındaki evlatlarımızı hendeklerin önüne gözcü koyan, 15, 18, 20 yaşlarındaki gençlerin eline keleş kanas verip şehirlerin göbeklerindeki aştıkları hendeklerin arkasına diken ve her gün polisimizi, askerimizi şehit eden, vatandaşlarımızı öldüren bir terör örgütüne bir cümle dahi bir şey söylemeyeceksiniz ve varsa yoksa 'Devlet şöyle yaptı devlet böyle yaptı'. Bakın biz dün ne söylüyorsak bugün de onu söylüyoruz. Biz hukukçuyuz, biz avukatız. Devleti temsil edenlerin, kamu görevlilerinin, güvenlik güçlerinin bu çerçevede hukuka aykırı bir davranışı varsa biz onu takip edelim. Zaten biz bu takip eksikliğinden bugüne kadar hep şikayet ettik. Bu konuda duruşumuz çok net."

AKADEMİSYENLERE BİR GRUP AVUKATTAN DESTEK

Bu arada akademisyenlere destek veren çevreler de oldu. Sayısı 2 bini bulan ve hukukçulardan oluşan bir grup gönüllü avukatlık yapmaya da hazır olduklarını duyurdu. Hukukçu grup metne imza atan akademisyenlerle dayanışma içinde olduğunu duyurdu.

Söz konusu hukukçular akademisyenlerin imzaladığı metni aynen sahiplendiklerini ve her aşamada gönüllü avukatlık yapmaya da hazır olduklarını açıkladı.

HDP'DEN DESTEK

HDP Merkez Yürütme Kurulu, 'Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin yayımladığı bildiride imzaları bulunan akademisyenlerin gözaltına alınmasıyla ilgili olarak yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, "Düşünceye kelepçe vurulamaz; akademisyenlere dokunmayın. Gözaltına alınan akademisyenler derhal serbest bırakılmalı; siyasi iktidar tarafından sürdürülen, teşvik edilen insan haklarına ve hukuka aykırı soruşturmalar, linç kampanyaları derhal durdurulmalıdır." denildi.

banner53
Yorumlar (0)
25
orta şiddetli yağmur
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?