banner39

İstanbul Barosu'ndan 'özerklik' tepkisi

İstanbul Barosu, Diyarbakır'da HDP ve DTK öncülüğünde düzenlenen toplantıdan çıkan 'özerklik bildirisi'ne sert tepki gösterdi

Güncel 30.12.2015, 13:15 30.12.2015, 13:48
İstanbul Barosu'ndan 'özerklik' tepkisi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul Barosu Başkanlığından, Diyarbakır'da yapılan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) toplantısı sonuç bildirgesine ilişkin yapılan yazılı  açıklamada, sonuç bildirgesinde ortaya konan 14 maddelik talepler listesinin, "sözde demokrasi ve özgürlük masallarıyla maskelenen" bazı gerçekleri iyice açığa  çıkarttığı ifade edildi.
 
Ayrılık deklarasyonu anlamında dile getirilen bu taleplerin  emperyalizm destekli bir etnik kalkışma ve ayaklanmanın ulaştığı aşamayı  gösterdiğine işaret edilen açıklamada, "Özü itibarıyla bu deklarasyon terör  örgütü PKK-Kongre Gel'in 17 Mayıs 2005'te kabul ettiği KCK sözleşmesindeki  isteklerin, siyasi talepler kılıfıyla sözde demokrasi ve özgürlük maskesiyle  tekrarından ibarettir" denildi.
 
SEVR'İN GÜNCELLENMESİ
 
Sevr'in güncellenmesinden başka bir anlamı olmayan bildirgenin  gerçekte emperyalizmin talepleri olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
 
"Sık sık kullanılan demokratik kelimesi, metinde çokça dillendirilen  özyönetim ve özerklik talebiyle, ülke toprağının belli bir bölümünün merkezi  yönetimin dışına çıkarılarak parçalanmayla sonuçlanacak bir yola girilmesi,  Anayasa'nın değiştirilemeyecek ilk üç maddesinin ortadan kaldırılmasına yönelik  olduğunu gizlemeye yetmemektedir. Kaldı ki metinde talep edilen sözde demokratik  özyönetim veya özerkliğin parçaları olarak öne çıkarılan yasama, karar alma,  yargı, vergi toplama, asayişle ilgili hususlar da gerçek amacı ortaya  koymaktadır. Hedeflenen özyönetimin özünün ve amacının ne olduğu, 'Biji Serok  Obama' sloganında saklıdır. Bu talepler, şimdiye kadar halkı aldatmak için  takılan bazı maskeleri indirmiş, makyajları dökmüş, deyim yerindeyse takke  düşmüş, kel görünmüştür."
 
Ülkenin içine sürüklendiği etnik kalkışma ortamında, terör örgütünü  masum siyasi bir hareket gibi göstermeye çalışanların, Kandil'den yerli bir 'Mandela' yaratmaya soyunanların, hendek ve barikat ardından halka, güvenlik  güçlerine silah sıkanları özgürlük savaşçısı olarak yansıtanların sorumlulukları  büyük olduğu ifade edilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:
 
EMPERYALİST GÜÇLERİ DAVET EDEN...
 
"Kendini Türkiye Partisi olarak göstermeye çalışan, bölgedeki feodal  düzene karşı tek kelime etmeyen, emperyalist güçlerin Ortadoğu'daki varlığından  rahatsız olmak bir yana onları davet eden, olaylara emekçinin ve yoksul halkın  safından bakmak yerine etnik gözle bakan, demokrasi, barış, siyasi çözüm gibi  sözcükleri dilinden düşürmeyen, tekke ve zaviyelerin açılması yönünde kanun  teklifi veren, gerici ayaklanmaları anan ve kutsayan bir partinin, bu taleplere  olan desteğiyle, gerçek yüzü ve amacı, ne kadar Türkiye partisi ve sol olduğu da  tam olarak ortaya çıkmış bulunmaktadır. Gerek bu parti gerekse terör örgütü hiç  bir şekilde Kürt kökenli yurttaşlarımızı temsil etmemektedir. Türkiye  Cumhuriyeti'nin bölünmesini, parçalanmasını içeren emperyalizm ve onun yerli  işbirlikçilerinin 100 yıllık bu rüyası yine rüya olarak kalacak, bunu talep  edenler içinse kabusa dönüşecektir. Zira Kürt kökenli yurttaşlarımızın da eşit  bir parçası ve mensubu olduğu Türk Milleti buna asla izin vermeyecek, bu  emperyalist saldırı ve oyunu bir kez daha birlik ve bütünlüğü içinde püskürtecek,  Cumhuriyetin değerleri içerisinde gerçek barışı, birlikteliği, demokrasiyi  gerçekleştirecektir."
 
Açıklamada, hiçbir güç ve provokasyonun, yurttaşlar arasında etnik bir  kavga ve kargaşa yaratmaya yetmeyeceği, Türk milletinin bu oyuna gelmeyeceği  belirtilerek, "Talep edilen sözde 'demokratik özerklik ' veya 'özyönetim' açıkça  ülkenin bölünmesini talep etmek ve bu yönde bir kalkışma çağrısıdır. Cumhuriyete  karşı bu kalkışma ve meydan okuma kabul edilemez. Anayasa'nın değiştirilemez  ilkelerine aykırı bu taleplerin hukuken ve fiilen gerçekleşme şansı  
bulunmamaktadır" denildi.
 

Yorumlar (0)
23
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?