İstanbul'dan tarihi mesajlar

Mart 2011'den bu yana devam eden Suriye iç savaşına çözüm için bugün İstanbul'da bir araya gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron görüşmelerin ardından ortak açıklama yaptı.

İstanbul'dan tarihi mesajlar

Astana süreciyle 'çatışmasızlık bölgeleri' uzlaşısının ortakları olan ve son olarak İdlib konusunda ateşkes mutabakatı sağlayan Türkiye ve Rusya'yı, AB'nin lokomotif ülkeleri Almanya ve Fransa ile ilk kez aynı masa etrafında buluşturan İstanbul zirvesinin ardından liderler ortak açıklama yaptı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan:Bugün Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda inancımızı teyit ettik

Sayın Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Sayın Emmanuel Macron, Şansölye Sayın Angela Merkel ve BM Genel Sekreteri'nin Suriye Özel Temsilcisi De Mistura, değerli basın mensupları sizleri saygıyla selamlıyorum.

Toplantımızın ve aldığımız kararların Suriyeli kardeşlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu süreçte özellikle ana önceliğimiz akan kanın bir an önde durdurulması hedefimiz var. Uluslararası toplum meseleyi tam olarak sahiplenmediğinden sorun çözülemedi. Artık bu kayıtsızlığa bir son verilmesi gerekiyor. İnisiyatif alınmadığı sürece Suriye'deki kriz daha da kötüye gidecektir.

Bugün Fransa ve Almanya'nın da katılımıyla Astana'da yakalanan sinerjinin daha ileri taşınabileceğini gördük.  Astana formatında düzenlenen işbirliği uluslararası topluma örnek olmuştur.

Bugün Suriye'nin toprak bütünlüğü konusunda inancımızı teyit ettik.

İdlib mutabakatına bağlılığımızı teyit ettik. İdlib'deki olumlu ilerlemeden memnuniyetimizi dile getirdik.

Anayasa komitesinin kuruluş sürecinin, yıl sonunda tamamlanması konusunu ele aldık.

Terör örgütlerini kaynağında bertaraf etme konusunu ele aldık.

Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni emrivakilerin dayatılmasını asla kabul etmeyeceğiz. Fırat'ın doğusunda tehditleri bertaraf etmeyi sürdüreceğiz.

Suriyeli mültecilerin geri dönüş meselesini de ele aldık. Bunun beş güdüm halinde yapılması gerektiğinde karar kıldık.

Suriyeli mülteciler için harcadığımız 33 milyar dolar Türkiye'nin fedakarlığını açıkça göstermektedir.

Rusya Devlet Başkanı Putin: Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı

Türkiye yönetimine teşekkür etmek istiyorum. Suriye meselesini ele aldık. Tavırlarımızı yaklaştırma konusunda bir çalışma yapıldı

Suriye'de durumun normalleştirilmesi için 4 ülke çalışmaya devam edecek.

Barış ve istikrar sadece diplomatik yollarla mümkün. Rusya Almanya Türkiye ve Fransa Suriye’de çözümün sadece siyasi ve diplomatik yollardan çözülebileceği konusunda hemfikir.

Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygı duyulmalı. Suriye'dekiler kendi kaderlerini kendileri tayin etmeli.

Suriye’de çözüm ile ilgili ortak bildiri kabul edildi.

Suriye'deki şiddet oranı ciddi şekilde azaltıldı ancak radikal unsurların temizlenmesi gerekiyor. Savaş tecrübesi edinen bu caniler, ülkelerimizde aşırıcı ideolojilerini aşılayabilir, bu kabul edilemez.

Radikal unsurlar İdlib bölgesinde silahlı saldırılarda bulunacaksa, Rusya Suriye yönetimine kararlı bir şekilde yardımcı olacaktır.

Türkiye'nin silahsızlandırılmış bölgeden militanların çıkarılması için çaba sarf edeceğini düşünüyoruz.

Suriye anayasa komitesinin çalışmasının başlatılması gerekiyor, bu alandaki reform oluştu.

Mültecilerle ilgili uluslararası konferans öneriyoruz.

Erdoğan’la birlikte Almanya ve Fransa liderlerini İdlib anlaşmalarının yerine getirildiği konusunda bilgilendirdik.

Yaklaşmakta olan milli bayramınızı da kutlamak istiyorum. Türkiye'nin 95. kuruluş yıldönümü nedeniyle Türkiye halkının ve Erdoğan'ı kutluyorum.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron: Suriye halkı, geleceği hakkında söz sahibi olmalı

Bugünkü önceliğimiz tabi ki terörle mücadele. Bu mücadele alanda devam ettirilen bir mücadele. Ve hiçbir zaman bunun askeri ve siyasi bir numaralı öncelik olduğunu unutmamak gerekiyor. Terörist gruplara karşı mücadelemiz var. Bu gruplar çok vahim saldırılar gerçekleştirdi.

Terörle mücadeleyi sürdürürken aynı zamanda bugün yapılacak askeri harekatların insani yardım konusunda saygı göstermemiz gerektiğini unutmuyoruz. İdlib konusunda açık şekilde söyledik. Rejimin İdlib'e yapacağı askeri saldırı kesinlikle kabul edilemez olacaktır. Burada Türkiye'nin Avrupa'nın istikrarı söz konusu. 

Rusya ve Türkiye, harfiyen yerine getirilmesi gereken bir mutabakata vardılar. Biz bunu sonuç bildirgemizde de belirttik. Gerçekten İdlib'de kalıcı ateşkesin test edilmesi son derece önemli. Kalıcı ve sürdürülebilir bir ateşkes olmasına çok önem veriyoruz. Kimyasal silahların kullanılması kabul edilemez.

Siyasi süreç konusu. Suriye'de aslında iki savaş süre geliyor. Hep birlikte teröristlere karşı sürdürdüğümüz bir savaş var. Bir de Suriye'deki rejimin kendi muhaliflerine yönelik sürdürdüğü bir çatışma. Ve bunun sonucu olarak milyonlarca sığınmacı. Bu süreç sürdürülebilir değil. Tüm Suriyelilerin ülkelerine dönüşü sağlayacak bir siyasi çözüm gerekiyor. 

Biliyoruz ki bugün rejim askeri olarak yeniden fetih mantığında davranıyor. Bu da Suriye'nin istikrarını sağlayacak bir adım değil. Henüz Anayasa Komitesi toplantısını yapmış değil. Sene sonuna kadar Anayasa Komitesi ile listenin onaylanmasını ve bu toplantının yapılmasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili irademiz tamdır. Bunun mutlaka hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Bu sığınmacıların ülkelerine geri dönmesi inandırıcı ve kapsayıcı olamaz siyasi çözüm getirilmediği sürece. Bu kişiler rejimin gasplarından kaçan kişiler. Yeni mülteci dalgalarını görüyoruz. Burada her birimizin İdlib ile ilgili yaptıklarımızı ülke ile ilgili yapmazsak başka mülteci akınlarını göreceğiz. Bugün Yüksek Mülteciler Konseyi'nin belirlediği şartlar çerçevesinde gönüllü bir şekilde sığınmacıların geri dönüşünü; gerekli şartlar sağlandıktan sonra sağlayabiliriz.  Konuyla ilgili olarak bir kaç milyon Suriyeliden bahsediyoruz. Aslında tüm bölgeyi ilgilendiren bir mesele bu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel: Sadece askeri değil siyasi çözüm de bulunmalı

"Burada sadece askeri açıdan değil, siyasi açıdan bir çözüm bulmak gerekiyor. Suriye'de bir çok insani felaket gördük, nüfusun yarısından fazlası ya yurt içinde ya da yurt dışında, Ürdün, Türkiye'de olan mülteciler bulunmaktadır. Daha fazla insani felaket olmaması için elimizden geleni yapmak istemekteyiz.

Türkiye ve Rusya arasında İdlib konusunda verimli bir çalışma gerçekleşmiştir. Zaten silahsızlandırma açısından İdlib bölgesinde büyük bir başarı elde edilmiş bulunmaktadır. Kesinlikle kimyasal silahların kullanılmaması doğrultusunda kararlı olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ve gerekli olan siyasi çözümün ne kadar önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Anayasa Komitesi'nin yıl sonuna kadar bir araya gelmesinin önemli olduğunu düşünmekteyiz. 

Diğer taraftan ele aldığımız konu; sığınmacıların ülkelerine geri dönebilmeleri. BM ile sıkı bir işbirliği yapılması gerekiyor. Geri dönen insanların tutuklanmaması gerekiyor. Belli insani altyapının yerine getirilmesi gerekiyor. Bu şekilde bir sükunetin olması, insanların geri dönebilmeleri için siyasi bir çözüm gerekmektedir. Suriye'nin yine bütün halkı için güvenli bir vatan olması gerekmektedir. Ortak bir irademiz vardı. Çünkü çözüm aciliyeti hepimizin gördüğü bir gereksinim. Bu açıdan siyasi sürecin özellikle de şimdi tam da bu zamanda bulunması çok çok önemli. Ve bizlerin İdlib'in barışçıl bir çözüm kapsamında insani bir felaket olmadan barışçıl çözüm bulunması yolunda çalışmaya devam edilmeli.

Putin: İran olmadan bu konu çözülemez

Çalışmaların ilerlemesi için anayasa süreci meşru hükümete saygılı bir şekilde ilerletilmeli. Burada Suriye rejimi deniliyor ancak Birleşmiş Milletler kararlarında Suriye Arap Cumhuriyeti adı geçiyor. İran olmadan bu konu çözülemez.

Erdoğan'dan Suudilere Kaşıkçı çağrısı: 18 kişiyi kimin gönderdiğini açıklasınlar

Cemal Kaşıkçı ile ilgili olarak ikili görüşmelerimizde bu konuyu ele aldık. Gerekli bilgiyi kendilerine verdim. Daha önce de istihbarat birimlerimizle bilgilendirmeler olmuştu. Detaya bugün yaptığımız ikili görüşmelerde girmiş bulunuyoruz. Her şeyden önce içeride 18 tutuklu var. Bunlar ülkemize gelen kişilerdir. 9+6+3 dağılımı var. Bu 18 kişiyi Türkiye'ye kimler gönderdi, bu sorunun cevabını Suudi yetkililer vermelidir. Diğer açıklama Suudi yetkili merciilerinden geldi. O da Türkiye'deki yerli işbirlikçilere cesedin teslim edildiğine dair. Yerli işbirlikçiler kimdir, bu iddiayı ortaya koyan kişilerin açıklaması gerekir. Suçun işlendiği yer İstanbul'dur. Suudiler yargılamayı yapmayacaksa bu yargılamayı bizim yapmaya hazır olduğumuz çağrısını yazılı olarak kendilerine yapmış bulunuyoruz.

Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2018, 09:13
YORUM EKLE

banner33

banner37