banner39

İtalya'daki bir Osmanlı sancağının öyküsü

İtalya'da Ortaçağ'dan kalma bir kilisenin mahzeninde şu an benzerine hiçbir yerde henüz rastlanmayan 4 asırlık bir Osmanlı sancağı bulunuyor. Bazı resmi kurumların sancaktan haberdar oldukları halde, hiçbir adım atmadıkları belirtiliyor

Güncel 19.02.2014, 11:34 19.02.2014, 12:02
İtalya'daki bir Osmanlı sancağının öyküsü

Mehmet Güner - Dünya Bülteni / Haber Merkezi

İtalya'nın ücra köşelerinde bir köyde, şu ana kadar benzerine hiçbir yerde rastlanmayan dört asırlık Osmanlı sancağı ortaya çıktı. 1982 yılında Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği sırasında sancaktan haberdar olan Hamit Batu'nun ortaya çıkardığı sancak 10 metre uzunluğunda, 4 metre genişliğinde... Köyün rahipleri tarafından yıllarca Türklere karşı kazanılan zaferlerin sembolü olarak dini törenlerde kullanılan sancak şimdilerde bir kilisenin mahzeninde sarılı bir şekilde kendisine uzatılacak elleri bekliyor. Eski Büyükelçi Batu'nun anlattığına göre şu ana kadar başvurduğu hiçbir resmi kurum, sancağın Türkiye'ye getirilmesi ya da onarılması konusunda bir adım atmadı.

Köyün haritadaki yeri...

Toplumsal Tarih Dergisi'nin Şubat sayısında, Türkiye'nin Roma Eski Büyükelçisi Hâmit Batu imzalı bir makale yer aldı. Hâmit Batu, makalede, İtalya'da görev yaptığı yıllarda dolaylı yollardan haberdar olduğu ve sonrasında gidip bizzat kendi gözleriyle gördüğü 16'ıncı yüzyıla ait bir Osmanlı sancağından söz ediyor. İtalya'nın Orvieto kenti yakınlarındaki bir köyde, Ortaçağ'dan kalma Castel Viscardo isimli kilisenin mahzeninde saklanan sancağın, büyüklüğü, hikayesi, tarihi geçmişi ve şu anki durumunu anlatan Hâmit Batu, yetkililerin bir an önce bu tarihi hazineye sahip çıkması gerektiğini düşünüyor.

10,3 metre uzunlukta, 4 metre genişlikte...

DAVUT YILDIZLI VE HİLALLİ

Batu'nun anlattığına göre, uzunluğu  10,3 metre, genişliği ise 4 metre olan sancak, kırmızı zemin üzerine beyaz iplikle dokunarak dikilmiş. Motiflere gelince, üst iki köşede altışar kollu birer Davud yıldızı; ikisinin ortasına gelecek hizada büyük bir hilalle ve üst üste çapraz şekilde yerleştirilmiş iki yatağan görülüyor. Kırmızı zeminin diğer kısımları dört dallı motiflerle süslü.

BİR ŞÖVALYE TARAFINDAN KİLİSEYE VERİLMİŞ

Batu, gittiği köyde sancakla ilgili bir rahiple görüştüğünü ve rahibin sancakla ilgili önemli bilgiler verdiğini aktardı. Rahibin anlattığına göre Sancağın kiliseye giriş hikayesi ise şöyle: Sancak 17'inci yüzyılda Papalık Devleti'nin tanınmış ailelerinden Spadalara mensup bir Malta şövalyesi tarafından şatosunun bulunduğu Castel Viscardo köyündeki kiliseye verilmiş ve o tarihten beri bu kilisenin mahzenlerinde muhafaza edilmişti. 16'ıncı yüzyılın sonlarında dünyaya geldiği anlaşılan şövalye, o devirde adet olduğu üzere kendi imkanlarıyla donattığı bir kalyon ile Rodos Adası'nın ilerisindeki Mağri yahut Magra, bugünkü adıyla Fethiye, Körfezi'nde vuku bulan çatışma sırasında bir Osmalı gemisinden sancağı ele geçirmiş.

BAZI YERLERİ YIPRANMIŞ

Batu, yakından bakıldığında sancağın bazı yerlerinin yıpranmış ve akmış olduğunu, buna mukabil bezinin oldukça sağlam olduğunu ve yapranmış kısımlarının tamir edilebileceğini belirtiyor.

DİNİ TÖRENLERDE KULLANILMIŞ

Tarihi sancak bundan 30-40 yıl öncesine kadar bazı dini merasimlerde kiliseden çıkartılır ve köy sokaklarında uzun bir alay refakatinde dolaştırılırmış. O devirlerde Hıristiyanların baş düşmanı sayılan Türklerden bu sancağın ele geçirilmesine din bir anlam verilmiş. Bugün ise sancağın bu eski köy kilisesinde muhafaza edilmesi birçok İtalyan ailesi ile Roma'daki Türkler arasında dostluk ilişkileri kurulmasına vesile olmuş.

Sancağın bulunduğu köy...

Batu'nun danıştığı konunun uzmanlarının verdiği bilgilere göre 16'ncı yüzyılda bu ebatlar bir başka sancağın mevcudiyeti bilinmiyor.

GENELKURMAY İLGİSİZ KALDI

Batu, Roma'dan döndükten bir süre sonra Ankara'da Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Harp Tarihi Dairesi Başkanlığı'nda görevli, dönemin başkanı Tümgeneral Mahmut Boğuşlu'ya durumu, ekinde fotoğraflar olan bir mektupla, bildirmiş. Ancak ne varki olumlu bir cevap alamamış.

Hamit Batu, emekli olduktan sonra bu kez 1985'te İstanbul Beşiktaş'taki Deniz Müzesi'ne giderek müze müdürü Kıdemli Albay Erdoğan Tufan ile görüşerek, sancağın geçmişi hakkında bilgi vermiş. Özel olarak çektirdiği fotografları da göstermiş. Albay Tufan konuyla ilgilense de, uzman olmadığını belirterek bir müze uzmanına danışmış.



Eski Büyükelçi Batu, yetkililere fotoğrafların büyütülerek müzede uygun bir köşede sergilenebilecğini, sancak hakkında bir tetkik yazısı hazırlanarak yayınlanabileceğini hatta günden güne eriyip giden sancağın Deniz Kuvvetleri ile yapılacak işbirliği doğrultusunda hazırlancak uzman bir ekip tarafından tamir dahi edilebileceğini önermiş.

TAMİRAT İÇİN 5 BİN DOLAR GEREKİYORDU

Yaptığı araştırmalar sonucu tamirat için minimum 5 bin dolar gibi bir paraya ihtiyaç olduğunu belirleyen Batu, sunduğu teklif karşılığında "Evrakları bize verin biz bir dolap açar orada muhafaza ederiz" şeklinde cevap alınca, evraklarını da yanına alarak müzeyi terk etmiş.

Hamit Batu, Askeri Müze'nin geçtiğimiz yıllarda koleksiyonlarındaki sancakları bira araya getiren önemli bir yayına imza attığını ancak bu yayında da sözü edilen İtalya'daki sancak büyüklüğünde hiçbir sancağın bulunmadığını söylüyor.

Batu, şimdi yetkililerin bu sancağa sahip çıkacağı günü merakla bekliyor.



banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?