banner15

KCK İstanbul'da savunmalara devam

Aralarında gazetecilerin de bulunduğu 46 sanıklı KCK İstanbul davasında savunmaların alınmasına devam edildi

KCK İstanbul'da savunmalara devam

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

PKK'nın üst yapılanması KCK'ya ilişkin, aralarında gazetecilerin de bulunduğu 20'si tutuklu 46 sanığın yargılandığı davada, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince, Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi dışında oluşturulan büyük salonda görülen duruşmada, tutuksuz sanık Ülkem Evrim Kepenek, gazeteciliğin kendisi için sadece hayatını ekonomik anlamda idare edebilmesi için seçtiği bir meslek olmadığını, bir yaşam şekli olduğunu söyledi. 

Kepenek, haberin sadece bilgi aktarımı olmadığını, haberlerini yazarken halkların yararına olmasını istediğini belirterek, ''Gerçeğin içinden gelsin isterim. Bu nedenle halkların uğramış oldukları hak ihlalleri başta olmak üzere ekolojik talan, kadın katliamları, çocuk işçiliği benim haberlerimin başlıklarını oluşturur" diye konuştu. 

Gerçeğin peşinde koştuğunu, 21 aydır ilk kez kendisini savunma fırsatı bulduğunu ifade eden Kepenek, şöyle devam etti:

"Söyler misiniz bana benim 21 aydır kaybettiklerimi bana geri kazandırabilir misiniz? Beni geçtim, tutuklu şekilde yargılanan arkadaşlarımızdan aldığınız zamanı geri verebilir misiniz? DİHA'yı sürekli kriminalize etmek istiyorsunuz. DİHA'nın yasal bir kurum olduğunu ve yasa dışı hiçbir işe bulaşmadığını siz de çok iyi biliyorsunuz. Ben burada sizi olmayan bir şeye inandırmaya çalışmıyorum. Bir yalana da inandırmaya çalışmıyorum. Biz gazeteciyiz. Siz bizi yazdığımız haberler yüzünden yargılıyorsunuz. Cezalandıracaksınız belki de.''

Kepenek, iddianame yer alan her şeyin, kendi yazdığı haberlerden, haberler sırasında çekilen fotoğraflarından ve haber kaynaklarıyla yaptığı telefon görüşmesinden ibaret olduğunu anlattı.

Türkçe savunma yapan tutuksuz sanık Rıza Çiçekçi de aynı anda onlarca şehir ve ilçede 10 binlerce kişinin tutuklandığını belirterek, "bu operasyonlardan bütün Kürt kurumlarının, siyasilerin, avukatların, gazetecilerin nasibini aldığını" söyledi. 

Çiçekçi, mahkeme heyetinin bunların siyasi değil, hukuki davalar olduğunu iddia ettiğini dile getirerek, "Peki öyleyse bu operasyonlar neden jilet gibi kesilmiştir?'' diye sordu. 

Düzmece senaryolarla ve kurgularla hazırlanan bir iddianameyle karşı karşıya kaldıklarını savunarak, ''İddianameden öte bir iftiraname metnini aşamayacak, son derece gelişi güzel polis algısı ve anlayışıyla yazıldığı açık olan çalakalem yazılmış bir metinden ibarettir. Madem bizi yargılayacaktınız, tutuklayacaktınız daha ciddi bir iddianameyle karşımıza çıkılabilirdi. Sonuçta iddianamenin dili ve üslubu sonuna kadar Kürtlerin demokratik siyaset ve gazetecilik faaliyetleriyle adeta dalga geçmektedir. Bu iddianameye sözde bir iddianame demek zorundayım'' diye konuştu. 

Bazı tutuksuz sanıkların Türkçe savunmalarını tamamlamasının ardından, mahkemede Kürtçe tercüman bulunmaması nedeniyle duruşma yarına ertelendi.

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2013, 15:23
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner47

banner48