banner39

Kobani iddialarına hükümetten sert tepki

Kobani'deki saldırıyı gerçekleştirenlerin Türkiye'den gittiği yönünde HDP'liler tarafından yapılan açıklamalara hükümetten sert tepki geldi. Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, "herkesi sorumlu olmaya davet ediyorum" dedi.

Güncel 25.06.2015, 17:05 25.06.2015, 19:45
Kobani iddialarına hükümetten sert tepki

Dünya Bülteni /Haber Merkezi

Suriye'nin Haseke iline bağlı Ayn El Arap (Kobani) ilçesinde bugün meydana gelen patlamalarla ilgili Türkiye'nin suçlanması hükümetten sert tepki aldı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kobani'deki saldırılarla ilgili, "Hemen ilk andan itibaren bir karalama kampanyasıyla militanların, Türkiye’den geçerek Kobani'ye ulaştıkları şeklinde bir tezvirat, bir yalan yapılmıştır. Bu karanlık bir odağın, Türkiye'yi maalesef bu karanlık terör örgütüyle birlikte gösterme çabalarının bir parçasıdır" dedi.

Kurtulmuş, AK Parti Genel Merkezi önünde gazetecilere, Kobani’deki son saldırılarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Bugün sabah saatlerinde, terör örgütü IŞİD  mensubu kişilerin Kobani’ye güneyden girerek, düzenlediği seri intihar saldırılarına şahit olduklarını belirten Kurtulmuş, "Öncelikle bu insanlık dışı saldırıyı bütün gücümüzle telin ediyoruz, nefretle kınıyoruz. Özellikle bu mübarek ramazan gününde, Müslüman bir ülkede insanların oruçlu olduğu ortamda, böylesine bir hain saldırının düzenlenmiş olması hiçbir aklın, vicdanın, inancın kabul etmeyeceği bir şeydir. Bütün ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum" diye konuştu.

"KOBANİ'DEN GELEN YARALILARIN TOPLAMI 134 KİŞİ"

"Eli kanlı terör örgütünün saldırılarını şiddetle kınıyorum" ifadesini kullanan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bugün 16.30 itibarıyla Kobani'den gelen yaralıların toplamı 134 kişi. Bu 134 kişiden maalesef bir tanesi sınırı geçerken vefat etmiş, 3 kişi hastanedeki tedavileri sırasında vefat etmiştir. Dolayısıyla şu anda tedavileri devam eden bir kısmının ağır olduğunu bildiğimiz 130 yaralı Kobanili var, 4 tane de bize ulaşan cenaze vardır. Ayrıca sayısını bilemediğimiz ama haberler dolayısıyla o saldırılarda çok sayıda ölünün de şehrin içerisinde kaldığını biliyoruz. Son derece kötü bir tabloyla karşı karşıyayız. Bir kere daha bütün ölenlere rahmet diliyorum. Kalanlara sağlık, afiyet diliyorum."

 "TÜRKİYE'Yİ TÖHMET ALTINDA BIRAKMA ÇABALARINI KINIYORUZ"

Söz konusu saldırıyla Türkiye'yi bağlantılı gibi göstermeye çalışanlar olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Bu saldırıyla birlikte hemen otomatik olarak devreye giren bir takım karanlık odakların sanki başından itibaren çeşitli vesilelerle yaptıkları gibi bu olayın arkasında bir takım Türkiye bağlantılarını görmeye çalışmaları, bir takım iftara, yalan ve karalama kampanyalarıyla Türkiye'yi töhmet altında bırakma çabalarını şiddetle ve nefretle kınıyorum. Bu gerçekten yakışık almayan bir durumdur. Hemen ilk andan itibaren bir karalama kampanyasıyla buraya giden militanların, Türkiye’den geçerek Kobani'ye ulaştıkları şeklinde bir tezvirat, bir yalan yapılmıştır. Bu karanlık bir odağın, Türkiye'yi maalesef bu karanlık terör örgütüyle birlikte gösterme çabalarının bir parçasıdır. Bunu bütünüyle yalanlıyoruz, bütünüyle şiddetle nefretle kınıyoruz. Bu karanlık bir manipülasyondur, operasyondur. Bütün görüntüler, bütün bilgiler ortaya koyuyor ki bu operasyonları yapanlar, güneyden farklı cihetlerden Kobani'ye girmişler ve geldikleri araba kafileleriyle bu kafileden gelen araçlarla da saldırılarını sürdürmüşlerdir."

"HERKESE, ÇOK BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR"

"Hepimiz, dikkatli olmamız gereken bir sürecin arefesindeyiz" diyen Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Özellikle siyasilerin, toplumsal sorumlulukları olanların, bir takım sivil toplum kuruluşlarının, Türkiye toplumunda söylediği sözlerin karşılığı olan insanların söyledikleri sözlere dikkat etmeleri gerekiyor. Bu anlamda Türkiye'yi IŞİD terör örgütünün bu saldırısıyla irtibatlandırmak ne kadar yanlışsa bunu söylemek, siyaseten ne kadar doğru değilse son derece apaçık bir yalansa aynı şekilde bu olayları bahane ederek insanları bazı siyasilerin, demokratik tepkilerini göstermeleri için sokağa davet etmeleri de aynı şekilde tehlikeli ve zararlı bir tutumdur. Unutmayalım, 6-7 Ekim olayları sırasında Kobani olayları bahane edilerek yine demokratik tepki sözleri altında sokağa çıkan insanlar sonucu bir takım karanlık çevrelerin manipülasyonlarıyla bir takım provokasyonlarla Türkiye’de 53 yurttaşımızı kaybettik. Türkiye’nin özellikle son derece hassas bir dönemden geçtiği şu günlerde herkese çok büyük sorumluluk düşüyor. Özellikle siyasilerin, siyasi partiler adına konuşanların, siyasi camiaları temsil edenlerin söyledikleri her söze dikkat etmeleri lazım ve hiç kimsenin bu toplumun insanlarını, aziz milletimizin fertlerini sokağa çekecek açıklamaları yapmaması gerekir, bunlardan kaçınması gerekiyor."

Türkiye'nin, çevresi bu kadar karışıklık içerisindeyken demokratik bir seçimle yeni bir iktidar arayışı içerisine girebilmiş olan ve siyasi iktisadi istikrarını sürdürmeyi başarabilen bir ülke olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, "Bu istikrarı ortadan kaldıracak ve Türkiye’de halk arasında bir takım yanlış anlaşılmalara vesile olacak hiçbir gelişmenin olmamasını temenni ederiz. Siyasileri de sorumlu davranmaya bir kere daha açık bir şekilde davet ediyorum" diye konuştu.

"SON DERECE KARANLIK BİR TABLOYLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

"Sınırda ekstra önlemler alındı mı? Sınırda bekleyen, Suriye tarafında Türkiye'deki hastanelerde yakınları olan insanlar var, geçişine izin verilecek mi" şeklindeki bir soruyu da yanıtlayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Suriye sınırının her noktasında, özellikle hassas olan noktalarda bütün birimlerimiz fevkalade hassas bir çalışma sürdürüyor. Bu çalışmanın bir kısmı sınır güvenliğimizle ilgilidir, yani Suriye öyle bir yerki bir çıfıt çarşısı gibi maalesef kimin eli kimin cebinde belli değil. Son derece karanlık bir tabloyla karşı karşıyayız. Onlarca farklı terör gruplarının faaliyet gösterdiği bir ortam, dolayısıyla biz bu sınırımızı çok hassas bir şekilde korumamız gerekiyor ve sınırımızı Türkiye olarak son derece hassas bir şekilde sınır güvenliğinin üzerinde duruyoruz. İkinci önemli meselemiz ise bu sınır güvenliğiyle birlikte oluşacak insani trajedilere karşı biz Kızılay ile AFAD ile diğer bütün yardım kuruluşlarımızla ortaya çıkabilecek olan bütün insani yardım faaliyetlerinin koordinasyonunu da eksiksiz bir şekilde yerine getirmeye gayret ediyoruz. Bu açıdan milletimiz rahat olsun hem sınır güvenliğimiz hem de oradan bir insani trajediyle karşılaşıp Türkiye’ye gelmek isteyen insanlara karşı da her türlü tedbirimizi almış olarak insani yardımlar konusunda da hazırlıklı olarak bekliyoruz."

"AÇIK KAPI POLİTİKASINI SÜRDÜRÜYORUZ"

"Geçişlere izin verilecek mi" sorusuna, Kurtulmuş, "Tabi bu geçişler belli bir trajedi noktasına ulaştığında, geçtiğimiz günlerde Telabyad’da da öyle oldu, biz açık kapı politikasını sürdürüyoruz ama sonuçta bunu da dengeli şekilde yapmak mecburiyetinde olduğumuzu biliyoruz, geçişe ihtiyaç duyulduğu anda Türkiye bu geçişlere müsaade ediyor ama şu anda henüz böyle bir durumla karşı karşıya değiliz" cevabını verdi.

Kobani saldırısını protesto etmek amacıyla sokaklara dönük bir eylem çağrısı yapılacağına dair bir istihbarat alınıp alınmadığına ilişkin soru üzerine Kurtulmuş, şunları söyledi:

"Bir takım çağrıların yapıldığını, sokaklara dönük çağrılar yapıldığı bilgileri, haberleri geliyor. Ben bunu herkesin bu noktada ölçülü, herkesin duyarlı davranması gerektiğini, bir sorumluluk olarak anlatmak için bunları söylüyorum. İnşallah bütün siyasiler kendi sorumluluklarını yerine getirirler."

 

banner53
Yorumlar (0)
19
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?