Komisyon gazetecileri dinledi

TBMM Darbe Komisyonu müzakere toplantısında gazeteci, yazar, stratejist, televizyoncu ve akademisyenleri dinledi

Komisyon gazetecileri dinledi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

TBMM Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu, gazeteci, yazar, stratejist, televizyoncu ve akademisyenlerle bir araya geldi.

Komisyon Başkanı Reşat Petek, Başkanvekili Selçuk Özdağ ile Mihrimah Belma Satır, Serkan Bayram, Zekeriya Birkan, Ravza Kavakçı Kan ve Hüseyin Kocabıyık'tan oluşan komisyon üyeleri, "FETÖ/PDY ile mücadelede alınması gereken önlemler, hukuk, eğitim, istihbarat, medya, ekonomi ve uluslararası ilişkiler alanlarında yeniden yapılanma önerileriyle ilgili müzakere toplantısı" yaptı.

Komisyon bu toplantıda gazeteciler Oğuz Haksever, Ayşe Böhürler, Banu El, Ersin Çelik, Köksal Akpınar, Rahmi Er ve Recep Yeter ile Prof. Dr. Cemal Zehir, Prof. Dr. Halil Berktay, Doç. Dr. Nuri Tınaz, stratejist Mete Yarar'ı dinledi.

Toplantıda konuşan bazı gazeteciler, 15 Temmuz'daki darbe girişimi gecesi çalıştıkları kurumda yaşadıklarını, haberlerini nasıl yaptıklarını, bazıları da FETÖ'yle ilgili çalışmalarını anlattı.

Yeni Şafak Gazetesi İnternet Yazı İşleri Müdürü Ersin Çelik, FETÖ'nün internet alanındaki faaliyetlerine değindi.

Darbe girişimi gecesi attığı twitler nedeniyle FETÖ tarafından halkı ve askerleri karşı karşıya getirmeye çalışmakla suçlandığını ifade eden Çelik, darbecilerin haziranda Twitter'daki hakimiyeti tamamen ele geçirdiğini, kendisi dahil yüzlerce kişiyi bazı gazetelerde haber yaptırıp isim isim hedef haline getirdiklerini anlattı.

Çelik, bu komisyonunun ayrıca FETÖ'nün dijital alandaki izini sürmesi gerektiğini, buradan gerçek ize ulaşılabileceğini düşündüğünü söyleyerek, son günlerde de bu örgüt elemanlarının Twitter'ı yeniden ele geçirdiğini, dolarla ilgili yazdıklarının altında yeni açılan bazı hesaplarca maniple edici ifadeler bırakıldığını savundu.

YAZICIOĞLU’NUN ÖLÜMÜNDE FETÖ İZİ  

TRT Ana Haber Editörü Köksal Akpınar ise kapatılan Cihan Haber Ajansında çalışırken faili meçhul cinayetlerle ilgili haber çalışmaları yaptığını, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yaptığı haberlerin ardından Kanlı Çukur adıyla kitap yazdığını söyledi.

Akpınar, FETÖ'nün darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a suikast düzenleyen ekipte yer alan askerler Davut Uçum ile Aydın Özsıcak'ın, Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopterin düştükten sonra parçalarını söken ekipte de bulunduklarını anımsattı.

Helikopterdeki haza hareketliliğini ve uçuş güzergahlarını kaydeden 2 cihazı söken bu askerlerin, o dönemde yapılan haberin ardından tutuklandığını, 7,5 ay cezaevinde yattıklarını ancak Malatya özel yetkili savcılığın bu kişiler hakkında iddianame yazmadığını belirten Akpınar, "Bu isimlerin Yazıcıoğlu'nun helikopterinde tam olarak görevleri neydi. Helikopterle herhangi bir bağlantıları yoktu. Kara Kuvvetleri tarafından oluşturulan kaza kırım ekibinde yer aldılar. Aynı isimler Erdoğan'ı öldürmeye giden ekibin içinde yer aldı. O dönemde bu kişiler hakkında iddianame hazırlamayan savcılar da FETÖ'den tutuklandı. Bu dosyanın içerisinde yer alanların bir çoğu aslında FETÖ'den tutuklu." diye konuştu.

“MANİPÜLASYON HABER YAPMAM İSTENDİ

Akpınar, 17/25 aralık sonrası 19 Aralık 2013'te Hayrettin Karaman'ın yazısında Yazıcıoğlu'nun şehit edilmesine atıf yaptığını dile getirerek, şunları anlattı:

"Dönenim Başbakanı Erdoğan'ın, Yazıcıoğlu'nun ölümünde dahli olabilecek şekilde bu yazıya bir anlam yüklendi. Zaman gazetesinde Veysel Ayhan 9 Mart 2014'te '3 fetva, 3 vahim sonuç' başlıklı bir yazı kaleme aldı. Bu yazının ardından Cihan Haber Ajansı Genel Müdür Abdülhamit Bilici'nin odasına gittim. Bu yazının kötü olduğunu, Hayrettin Karaman'ın dosyada dahli olamayacağını söyledim. Bilici ısrarla bu konuda haber yapmamı istedi. Cinayeti bir anlamda Erdoğan'ın üzerine yıkmam için benden manipülasyon haber yapmamı istedi. Bunu yapamayacağımı söyleyince ayrıldım."

Kaza gününde Yazıcıoğlu'nun helikopterinin tepesinde uçan jetleri kullananların da şüpheli olduklarını ifade eden Akpınar, bu pilotların darbe girişiminin ardından açığa alınıp alınmadığı, tutuklanıp tutuklanmadıkları yönünde de bir araştırma yapılabileceğini dile getirdi.

Gazeteci Oğuz Haksever de, o dönemdeki kumpastan NTV olarak kendilerinin de paylarını aldıklarını belirterek, "Yazıcıoğlu'nu defalarca telefonla arayarak, cep telefonunu meşgul ederek yayılan tuhaf dalgalarla helikopterin düşmesine neden yol açmışız, diye haberler yayınladı onların medyalarından. Muhsin Bey'e ulaşırız diye otomatiğe bağlayarak sürekli arama yapıyorduk. Bu aramaların çokluğu o dönemde gazete ekibine nereden gitti?" diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 11 Aralık 2016, 17:12
YORUM EKLE

banner33

banner37