banner39

Kurtarılan rehineler Ankara'ya geldi

IŞİD'den kurtarılan rehineler, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile beraber Şanlıurfa'dan Ankara'ya geldi

Güncel 20.09.2014, 11:36 20.09.2014, 12:46
Kurtarılan rehineler Ankara'ya geldi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, serbest bırakılan rehineleri, özel uçak "TUR" ile saat 11.30'ta,  Şanlıurfa GAP Havaalanından Ankara'ya getirdi.

Musul'da rehin alınıp daha sonra kurtarılan diplomatlar ve aileleri, Esenboğa Havalimanında aileleri tarafından Türk bayraklarıyla karşılandı. Karşılayanlar arasında Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Fahri Kasırga,  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bazı milletvekilleri ile diğer ilgililer de yer aldı.

Başbakan Davutoğlu, rehinelerle buluşmak üzere Bakü'den Şanlıurfa GAP Havaalanına geçip, burada serbest kalan rehinelerle bir araya gelmişti.

SICAK BULUŞMA

Başbakan Davutoğlu, serbest bırakılan rehineleri, özel uçak "TUR" ile saat 11.30'ta,  Şanlıurfa GAP Havaalanı'ndan Ankara'ya getirdi. 

Esenboğa Havaalanı'na gelen uçaktan Başbakan Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, rehinelerin ailelerine el sallayarak indiler. 

Başbakan Davutoğlu ile rehineleri karşılamaya gelen MİT Müsteşarı Hakan Fidan da onlara eşlik etti.  

Uçağın alana inmesiye aileler uçağa doğru koşarak merdivende yakınlarına sarıldı.

Daha sonra Davutoğlu ile eşi Sare Davutoğlu rehineler arasındaki çocukları kucaklarına alarak, konsolosluk çalışanlarıyla fotoğraf çektirdi.

Ailelerle de sohbet eden Davutoğlu, Musul Başkonsolosu Yılmaz'ın kızlarını havaya atarak sevdi. Yılmaz, Başbakan Davutoğlu'na sarıldı. Davutoğlu da Yılmaz'ı alnından öptü.

DAVUTOĞLU'NUN KONUŞMASI

Başbakan Davutoğlu, havaalanında bir konuşma yaptı. Konuşmadan satırbaşları şöyle:

"Şimdi bayram zamanı. Her şeyden önce değerli Başkonsolosumuza ve bütün ekibine teşekkür ediyorum. Öztürk kardeşim, aynı zamanda diplomasi anlamında meslektaşım, ve ekibi, vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler, dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hep devletlerine ve her an arkalarında olan milletlerine güvendiler. Bugün aramızdalar.

Ailelerimizi provoke etmek için çok çalışan oldu, yüreğimize taş bastık. 'Bunlar seçim malzemesi olarak kullanılacak, bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasındaki bazı süreçler için değerlendirilecek' dediler, yüreğimize taş bastık.

Bu devleti idare eden Türkiye Cumhuriyeti hükümeti yetkilileri kendi vatandaşının bir tek telini bile, bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense bütün makamları terk ederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin.

Bu aziz millet, acıyı da kederi de mutluluğu da paylaşmayı bilir, acı ve keder üzerinden siyasi operasyon yapmaya kalkanların da maskelerini indirir. Bugün maskeler inmiştir.

O provokasyon yapanlara da sesleniyorum; muhalefet yapmak adına her gün bu kardeşlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına bizleri bazı açıklamalar yapmaya zorlamaya çalışanları da biliyorum. Onlara da seslenmek istiyorum; gelin bari bugün bu sevinci paylaşın, artık spekülasyonları bırakın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa onu hissedin, bu milletle üzülün, bu milletle ağlayın, bu milletle sevinin.

Bu çalışmalar esnasında son derece fedakar şeklide gayret sarfeden ve büyük emekle, büyük fedakarlıkları göze alarak çalışan MİT mensuplarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar hakkında başta Müsteşarımız olmak üzere, onlar hakkında ne tür karanlık komplolar tertip edildiğini hepiniz biliyorsunuz. Bakınız güvenlik birimlerimiz TSK, emniyet mensuplarımız, MİT mensuplarımız hep beraber omuz omuza çalıştılar.

Bu çalışmalar esnasında son derece fedakar şeklide gayret sarfeden ve büyük emekle, büyük fedakarlıkları göze alarak çalışan MİT mensuplarımıza da teşekkür ediyorum. Onlar hakkında başta Müsteşarımız olmak üzere, onlar hakkında ne tür karanlık komplolar tertip edildiğini hepiniz biliyorsunuz. Bakınız güvenlik birimlerimiz TSK, emniyet mensuplarımız, MİT mensuplarımız hep beraber omuz omuza çalıştılar.

Dün gece vatandaşlarımızı alıp getiren ve belki de yüzünü hiçbir zaman görmeyeceğiniz, yolda karşılaştığımızda tanıyamayacağımız öyle isimsiz kahramanlar var ki. Allah onlardan razı olsun. Canlarını ortaya koyarak bu kardeşlerimizi vatanlarına kavuşturan isimsiz kahramanları selamlıyorum. 'Bir gün acaba buradan kara bir haber gelir mi' diye siyasi hesap yapanların oyunlarını bozan bu kardeşlerimin hepsini alnından öpüyorum, bağrımıza basıyorum, milletimiz adına onlara teşekkür ediyorum."

banner53
Yorumlar (0)
13
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?