banner39

Maden ocaklarında işçiyi bekleyen tehlike çok

Almanya'da çalışan maden mühendisi Kemal İnan, ülkede emniyet tedbirlerinin çok yüksek olduğunu belirtirken Türkiye'deki ocaklarda madencileri büyük tehlikeler bekliyor

Güncel 22.05.2014, 12:37 22.05.2014, 12:37
Maden ocaklarında işçiyi bekleyen tehlike çok

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Maden Yüksek Mühendisi Kemal İnan, Almanya'daki madenlerde emniyet standartlarının çok yüksek olduğunu söyledi.

Türkiye Gazetesi'nden Fuat Uğur'a konuşan Kemal İnan, Almanya'nın 1962 yılında 299 madencinin hayatını kaybetmesinin ardından güvenlik konusunda ciddi çalışmalar yaptığını belirterek o dönemden sonra Almanya'da ölümlü kazaların çok az vuku bulduğunu ifade etti.

Kemal İnan, Almanya'daki emniyet tedbirlerini şöyle sıralıyor:

"Yeraltına giren her insanın kaliteli karbon monoksit filtresi (gaz maskesi) takması gerekiyor. Bu filtreler Almanya'da 2-4 saat arasında dayanabiliyor.

Madende çalışan herkesin yanında grizu ya da karbon monoksit gazı ölçüm cihazı var.

Madendeki gazların çok düzgün, düzenli ve sistematik biçimde ölçülmesi gerekiyor.

Kömür taşıyan bantlar her zaman bir tehlike teşkil ederler. Ocaklara indirilen bu bantların sönen lastik denen yanmayan malzemeden yapılması gerekir.

Bantların üzerinde, yani güzergâhı üzerinde her 25 metrede bir su vanası ve bantların dönüşüm noktalarında da yangın söndürme cihazları bulunması gerekir.

Havalandırma çok güçlü olacak ve hiçbir elektrik kesintisi olmayacak. Almanya'da benim çalıştığım madene havalandırmayı çalıştıran sisteme üç ayrı yerden enerji geliyordu.

Çalışanların eğitilmesi gerekiyor. Hem de çok güçlü bir eğitim. Sık sık tatbikatların yapılması da mühim"

TÜRKİYE'DEKİ MADEN OCAKLARINDA TEHLİKE ÇOK

Yerin metreler altında üretim yapılan madenlerde, işçilerin hayatını kömür tutuşması sonucu meydana gelen yangınlar, gaz zehirlenmeleri ve boğulmaları, göçükler, metan gazı patlaması ile nakliyat sırasında yaşanan kazalar tehdit ediyor.

Göçük için yeni tahkimat yöntemleri, teknolojik gaz izleme merkezleri, patlayıcı madde kullanımında eğitimler, yer altı elektrik teçhizatı, nakliyat, makine ve elektrik gibi çalışmalarda yapılan denetimler gibi önlemler, iş kazalarının azalmasına katkı sağlıyor.

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) verileri incelendiğinde, 1941'den itibaren 3 bin 500'ü aşkın ölümlü kazalar içinde birinci sırayı yüzde 40'ı aşan oranla göçükler alırken grizu patlaması da önemli bir yer tutuyor.

Göçüklere yönelik tahkimat malzemesi yatırımları yapılan TTK'da, ocak gazları da bilgisayar ve el cihazlarıyla sürekli kontrol edilerek olası facialara yol açmamasına çalışılıyor.

Kömür madenlerindeki galerilerdeki metan gazının belirli şartlar oluştuğunda patlaması durumunda ortamın genişliğine göre sıcaklığın 1850-2650 santigrat dereceye ulaşabilmesi büyük facialara neden olabiliyor.

Grizu patlamaların yaşanabildiği ocaklarda, degaj ve boğulma gibi gaz kaynaklı kazalarda da çok sayıda madenci hayatını kaybedebiliyor.

Jeolojik devirlerde kömür oluşumu sırasında meydana gelen, havayla yüzde 4 ve yüzde 15 oranında karışmasıyla da patlama riski bulunan metan gazının infilakıyla 1983'te 113 ve 1992'de 263 işçinin hayatını kaybettiği TTK ocaklarında, metan gazı, madencinin en önemli iş güvenliği sorunları arasında yer alıyor.

Madenlerde 1941'den itibaren yaklaşık 800 madencinin hayatını kaybetmesine, 600'ü aşkın işçinin de yaralanmasına yol açan patlama, boğulma ve yangın gibi metan gazının yol açtığı kazaların önlenmesi için de iş güvenliği yatırımları yapılıyor.

Kurumda yaralanma kazalarının ise en fazla yüzde 33'le el, yüzde 21'le ayak, yüzde 22'yle gövde ve yüzde 12.5'le kafa yaralanmaları olması nedeniyle kişisel koruyucular satın alınarak bunların önlenmesine çalışılıyor.

"YER ALTINA GİREN HER İŞÇİNİN MASKESİ VAR"

TTK İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanı Mesut Öztürk'ün hazırladığı iş güvenliği raporunda, Türkiye’de kendi iş güvenliği örgütünü kurumun kurduğu belirtildi.

Ocak kompleksinin büyüklüğüne bağlı olarak her 15 yer altı işçisine bir maden mühendisi düşecek şekilde eleman istihdam edildiği anlatılan raporda, kurum iş yerlerinde, ileri teknoloji ürünü gaz, toz, ısı, ışık, gürültü gibi çeşitli ölçme cihazları bulunduğu ifade edildi.

Raporda, tamamı faal olan bu cihazların yüzde 86’sının metan ölçtüğü, sesli, ışıklı ikaz sistemlerine sahip olduğuna işaret edilerek, şu bilgilere yer veriliyor:

"Yer altında görevli her maden mühendisi ve nezaretçisi, metan ölçme cihazına, yer altına giren her işçi bir gaz maskesine sahiptir. Ocak atmosferi, el tipi, taşınabilir tip gaz cihazları, gaz laboratuvarı vasıtasıyla analiz edilmektedir. Ayrıca, her müessesede kurulu Merkezi Gaz İzleme ve Kontrol Sistemleri birimiyle ocak atmosferi ve makineleri sürekli izlenmekte ve kontrol edilmektedir. Kurum, iş güvenliği teçhizat miktar ve kalitesi yönünden ileri batı Avrupa ülkeleriyle eşit düzeyde bulunmaktadır. Her yıl yaklaşık 1 milyon liralık iş güvenliği teçhizatı alımı gerçekleştirilmektedir."

"KAZALARIN YÜZDE 99 ÖNLENEBİLİR"

Maden Mühendisleri Odası (MMO) Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iş kazalarında her meslekte olduğu gibi madencilikte de "kaçınılmazlık" faktörünün mazeret olamayacağını söyledi.

Almanya'da madenlerde 60 yıldır tek bir ölümlü iş kazası meydana gelmediğini anlatan Kaymakçı, şunları kaydetti:

"Yer altı maden işletmeciliği, doğası gereği birçok tehlikeyi barındıran dünyanın en zor iş kollarından biridir. Özellikle patlamalar, yangınlar ve büyük göçüklerle çok sayıda insanın ölümüyle sonuçlanabilecek iş kazaları yaşanabilmektedir. Ancak madenlerdeki iş kazaların yüzde 99'u önlenebilir. Bu da gösteriyor ki Soma'da dahil olmak üzere yaşanan facialarda bir ihmal ve eksiklik söz konusudur. İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimine önem verilmeli, eğitim almamış çalışana işbaşı yaptırılmamalıdır. Madencilik sektörü bilgi, deneyim, uzmanlık ve sürekli denetim gerektiren bir iş koludur."

banner53
Yorumlar (0)
10
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?