banner39

banner35

Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı 157 çözüm önerisi

TBMM Müsilaj Sorununu Araştırma Komisyonu, Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı 157 çözüm önerisi hazırladı. Buna göre, Marmara Denizi’nin azot ve fosfor yükünü azaltmak öncelikli tedbir olmalı. Gönüllü çevre dedektifleri yetiştirilmesine yönelik eğitimler verilmeli.

Güncel 11.04.2022, 07:17
Marmara Denizi’ndeki müsilaj sorununa karşı 157 çözüm önerisi

Marmara Denizi’nin kabusu olan müsilaj sorununa karşı 157 çözüm önerisi hazırlandı.

Müsilaj sorununun nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun 4 aylık çalışmanın ardından hazırladığı raporda, sorunlar tespit edilerek çözüm önerileri sunuldu. Meclis Başkanlığı’na sunulan raporda, Marmara’daki kirliliğin yüzde 76,53’ünün İstanbul’dan kaynaklandığı, İstanbul’u sırasıyla Kocaeli ve Bursa’nın takip ettiğine yer verildi.

17 ANA BAŞLIK VAR

Raporda, müsilajın kontrolü, önlenmesi ve etkilerine ilişkin 17 ana başlıkta 157 öneri sıralandı.Atık su yönetiminde temel prensibin “en az kirletme” ve “maksimum geri kazanım” olması gerektiği belirtilen raporda, arıtılmış evsel atık suların sanayide, park, bahçe ve yeşil alan sulamalarında kullanımının yaygınlaştırılması önerildi. Raporda, çevre kirliğine yol açma potansiyeli yüksek sanayi sektörlerinin ihtisas organize sanayi bölgelerinde bir araya getirilmesinin teşvik edilmesi gerektiği vurgulandı.

AZOT-FOSFOR YÜKÜ AZALTILMALI

Raporda, tüm evsel ve endüstriyel atık suların ileri biyolojik arıtmaya tabi tutulması, arıtma tesislerinde su geri kazanımı sağlanması ve böylece Marmara Denizi’nin azot-fosfor yükünün azaltılması öncelikli tedbir olarak önerildi. Belediyelerin tahsil ettiği atık su bedellerinin, belediye bütçesinin içinde özel bir hesaba aktırılarak yalnızca arıtma tesislerinin yapımı ve işletilmesi için kullanılması gerektiği belirtildi.

KİRLETEN ÖDER

Raporda, Karadeniz’e dökülen tüm nehirlerin kirlilik etkisinin tespiti konusunda kıyıdaş ülkelerle iş birliği içinde yürütülen çalışmaların daha verimli hale getirilmesi önerisi yer aldı. Su kaynaklarının korunması için “kullanan öder” ve “kirleten öder” prensiplerinin yansıtıldığı bir ekonomik yapı kurulması gerektiği ifade edilen raporda, bu doğrultuda su ve atık su bedelleri için tam maliyet esasına dayalı tarifeler belirlenmesi istendi.

Gönüllü çevre dedektifleri yetiştirilecek

- Marmara Denizi için bütüncül bir yaklaşımla iklim değişimini dikkate alan yeni bir atık yönetim politikası oluşturulması gerektiği kaydedilen raporda yer alan diğer önerilerin bazıları şöyle:

- Marmara Denizi Havzası’ndaki tüm düzensiz depolama tesisleri, rehabilitasyonu yapılarak kapatılmalı ve havzada oluşan tüm katı atıklar geri kazanım sonrasında düzenli depolama tesislerine gönderilmeli.

- Marmara Denizi Havzası’ndaki denetimlerde uzaktan algılama, uydu ve erken uyarı sistemleri, insansız hava araçları ve radar sistemlerinin kullanımı artırılmalı.

- Çevreye saygılı üretim yapan, sıfır atık projesini uygulayan ve ileri biyolojik atık su arıtma tesisini yapıp işleten ve gri su kullanan firmalar ödüllendirilmeli.

- Temizlik malzemelerinde çevre etiketli ürünlerin kullanımı yaygınlaştırılmalı, çevre etiketli ürünlerin duyurulması için bir web sitesi ve sosyal medya hesabı kullanıma açılmalı.

- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde çevre temalı etkinlikler düzenlenmeli.

- Gönüllü çevre dedektifleri yetiştirilmesine yönelik eğitimler verilmeli ve programlar yapılmalı.

- Çevre yönetimine ilişkin konular eğitim müfredatına eklenmeli.

Yorumlar (0)
21
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?