banner39

Marmara fayıyla ilgili açıklamalar çelişkili

Jeoloji Uzmanı Naci Görür, Marmara'da deprem riskinin daha da arttığını iddia ederken, Marmara çevresindeki 70 sismik araştırma istasyonuna ait verilere göre konuşan Prof. Haluk Özener, şimdilik bir hareketlilik olmadığını söyledi

Güncel 14.08.2015, 17:49 14.08.2015, 18:23
Marmara fayıyla ilgili açıklamalar çelişkili

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Marmara Denizi’nin dibinde yoğun biçimde gaz ve su sızıntıları olduğunu belirten deniz jeolojisi uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, Marmara’da binlerce insanın hayatını tehdit eden canlı bir fay sistemi olduğunu vurgulayarak, “Marmara’daki risk daha büyük. Buradaki kabuk çatırdadı” diye uyardı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, Marmara'da depreme ilişkin bir hareketlilik olmadığını söyledi.

Milliyet’ten Seray Yalçın’ın haberine göre, Marmara’yı bekleyen depremin çok da uzakta olmadığı görüşündeki Görür, İstanbul’u bekleyen bir deprem olsa da gereken önlemlerin alınmamasını eleştirdi.

Türkiye’nin tamamında deprem riskinin olduğunu söyleyen Görür şöyle konuştu: “Marmara’daki risk ise çok büyük. Buradaki kabuk çatırdadı. Bilimsel araştırmalara göre dayansa, dayansa 30 sene. Artı-eksi 15 sene ileri-geri diye söylenmektedir. Yedi büyük depremle 100 binden fazla insanımız öldü. Hiçbirinden ders almadık. Marmara Depremi olduğu zaman koca Türkiye Cumhuriyeti’nde hiç kimsenin bu faylar hakkında bilgisi yoktu” diye konuştu.

Marmara Denizi’nin dibinden çıkan bu gazların hidrokarbon gazları (doğalgaz) olduğunu kaydeden Görür, “Trakya’nın doğalgazı ve petrolü Marmara’nın dibinde telef oluyor. TPAO’ya bildirdik, ‘İlgilenmiyoruz’ dediler. Marmara’nın tabanında gaz hidrat bulduk. Bu ‘donmuş metan’ demek. Yaktığınız zaman yanıyor. Deniz tabanından kaya örnekleri aldık. Nabzı ölçebilmek izin deprem ölçer aletleri yerleştirdik. Sonuç şu; Marmara Denizi’nin tabanında İstanbul’u çok ciddi vuracak, binlerce insanımızın can ve mal güvenliğini tehdit edecek canlı bir fay sistemi var” yorumunu yaptı.

ŞİMDİLİK BİR HAREKETLİLİK YOK

Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise, Marmara Denizi’nde depreme ilişkin bir hareketlilik olmadığını söyledi.

Özener, “Şuan için deprem aktivitesinde artış gibi şey söylememiz mümkün değil. Çok özel bir durumda değiliz. Her zaman ne kadar Marmara'da bir deprem beklentisi varsa, şuan da aynı beklentinin dışında bir beklentimiz yok." dedi.

Muhtemel Marmara depremine ve Marmara Denizi'ndeki deprem riskine değinen Haluk Özener, Marmara'da bir deprem beklendiğini ancak tarih vermenin mümkün olmadığını söyledi. 7 şiddetinde bir deprem olacağını öngördüklerini kaydeden Özener, şuan için Marmara Denizi'nde olağan dışı bir hareketlilik gözlemlemediklerini vurguladı. ABD, Almanya, Fransa, Japonya ve İtalya gibi değişik ülkelerle işbirliği içerisinde olduklarını anlatan Özener, Kandilli Rasathanesi’nin sismik bilgilendirme amaçlı 300 dolayında yer istasyonuna sahip olduğunu belirtti.

1938’de başlayan deprem silsilesinin batıya doğru kaydığına dikkat çeken Özener, şunları söyledi: "En son 17 Ağustos 1999'da İzmit Gölcük depremiyle büyük olanı son buldu. Daha sonra Düzce depremi gerçekleşti. Bilimsel araştırmalar bundan sonraki depremin daha batıda, yani Marmara Denizi içinde olacağını gösteriyor. İstanbul'u çok daha fazla etkileyecek bir deprem beklentisi var. Bu deprem beklentisi çok uzun yıllardan beri bilinen bir beklenti. Dolayısıyla olası Marmara depremi hakkında bir çok senaryomuz var, bir çok bilimsel çalışma var ama olası bir Marmara depreminde, 17 Ağustos depremi büyüklüğüne yakın bir deprem olacağı üzerinde bir çok uzman hemfikir durumda. Hepimiz yani şunu biliyoruz ki depremin yerini biliyoruz, yaklaşık büyüklüğünü tahmin ediyoruz ama maalesef ki maalesef tekrar söylüyorum depremin zamanı konusunda bir bilgi verme şansına sahip değiliz.”

Marmara üzerinde takip çalışmaları olduğunu dile getiren Özener, “Marmara üzerinde de çok yoğun çalışmalar yapıyoruz. Marmara çevresinde 70 civarında sismik istasyonumuz var. 2000 yılında başladığımız çalışmalarla deniz tabanına yerleştirdiğimiz sismik aletler var. Şu anda da Türk-Japon ortak projesine devam eden bir çalışmamız var. 15 tane deniz tabanı yer hareketlerini izleme noktamız var. Marmara Denizi'nin fayını, fayın aktivitesini sürekli olarak izliyoruz ve daha sağlıklı veriler elde etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
23
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?