banner39

banner35

Mavi Marmara mağdurları davadan vazgeçmiyor

Mavi Marmara'da şehit olanların aileleri Türkiye ile İsrail arasındaki muhtemel bir anlaşmaya rağmen davalarından vazgeçmeyeceğini belirtiyor

Güncel 31.05.2014, 12:02 31.05.2014, 14:48
Mavi Marmara mağdurları davadan vazgeçmiyor

Mavi Marmara baskınının dördüncü yıldönümünde mağdur aileler davalardan vazgeçmeyeceklerini söylüyor. İsrail ile Türkiye arasında yapılacak anlaşma için görüşlerinin alınması isteyen aileler, Gazze'ye abluka ve ambargonun kaldırılmasını şart koşuyor.

Ahmet Doğan, İsrail’in 31 Mayıs 2010’da uluslararası sularda saldırdığı Mavi Marmara gemisinde 17 yaşındaki oğlu Furkan Doğan’ı kaybetti. Baskının üzerinden dört yıl geçti. Ahmet Doğan da diğer Mavi Marmara mağdurları gibi İstanbul Adliyesi’nde bir buçuk yıldır süren Mavi Marmara davasında oğlunun katillerinin cezalandırılmasını bekliyor. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi 26 Mayıs Pazartesi günü görülen altıncı duruşmada İsrailli dört komutan hakkında yakalama, tutuklama kararı ve kırmızı bülten çıkarılması için gerekli kurumlara yazı yazılması kararı verdi.

'DAVALARDAN HİÇBİR ŞARTTA VAZGEÇMEYİZ'

Mahkemenin kararını Al Jazeera’ya değerlendiren Ahmet Doğan, uzun süredir İsrailli askerler hakkında yakalama kararı beklediklerini, bunun geç kalınmış bir karar olduğunu belirtti. Mahkemenin yakalama kararının yanı sıra tutuklama ve kırmızı bülten çıkarılması kararını ise olumlu bir gelişme olarak görüyor ancak kararın uygulanmasının önemine dikkat çekiyor:

"Bu olumlu bir gelişmeydi. Ama sonuca bakmak lazım. Kırmızı bültenle aranırken bu fiiliyata geçebilecek mi, İnterpol (Uluslararası Polis Teşkilatı) bunu uygulayacak mı, bu da önemli. Ancak İsrailli komutanlarla ilgili Türk mahkemelerinden çıkan karar da çok önemli bir adım."

'DAVALARDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

İsrail ile Türkiye arasında Mavi Marmara krizinden sonra ilişkileri normalleştirmek için imzalanması beklenen anlaşma konusunda ise Ahmet Doğan "Biz şahıslar olarak davayı sürdürüyoruz, anlaşma devletler arasında oluyor. Zaten İsrail ile Türkiye arasındaki anlaşmada bize ne soruluyor, ne de bir bilgi veriliyor. En azından bizimle istişare edilmesini, her aşamada bize bilgi verilmesini isteriz. Bizim adımıza, bizimle hiç istişare edilmeden pazarlık ediliyor. İstişare edilmese dahi bize bilgi verilmiyor. Belki de iki gün sonra sonucunu öğreneceğiz. Şehitler bizim şehitlerimiz ama anlaşmadan haberimiz yok" diyor. Doğan, Türkiye ile İsrail arasında anlaşma sağlansa bile hiçbir şarttda davalardan vazgeçmeyeceklerini de vurguluyor.

'ABLUKA VE AMBARGO KALKMADAN ANLAŞMA OLMAMALI'

Ahmet Doğan anlaşmayla ilgili kırmızı çizgilerini ise Gazze'ye uygulanan ambargo ve ablukanın kalkması olarak açıklıyor. Özür ve şu ana kadar tazminat için konuşulan miktarları da yeterli bulmuyor:

"Özür ağız ucuyla yapılmış bir özür. Bu özür bizden de dilenmeliydi. Tazminat ise komedi. Bizim için maddi tarafın hiç önemli olmadığını baştan beri söylüyoruz. Ancak daha önce bir Amerikan vatandaşı Yahudi’ye 350 milyon dolar tazminat ödendiğini biliyoruz. Bu rakamın yanında anlaşmada zikredilen rakam komik. Can yakıcı, cezalandırıcı bir tazminat olmalı. Ancak zaten bizim asıl önem verdiğimiz konu abluka ve ambargonun kalkması."

ANLAŞMA YAKIN

İsrail’in 31 Mayıs 2010’da uluslararası sularda Mavi Marmara gemisine saldırmasının ardından Türkiye, İsrail’deki elçisini geri çekmişti. İki ülke arasında bozulan ilişkileri tamir etmek için İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu geçen yıl mart ayında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak özür diledi. Ancak Türkiye özür dilenmesinin yanında mağdurlara tazminat ödenmesini ve Gazze’ye uygulanan ambargonun kalmasını istiyordu. Anlaşma ile mağdurlara ödenecek tazminat miktarı 21 milyon dolar olarak konuşuluyor. Gazze’ye uygulanacak ambargonun ise Türkiye ile Gazze arasında kurulacak bir yardım koridoru ile kaldırılması planlanıyor. Ancak gerek Mavi Marmara mağdurları ve saldırıda ölenlerin aileleri, gerek Mavi Marmara gemisinin sahibi İHH (İnsani Yardım Vakfı) ablukanın da kalması gerektiğini vurguluyor.

'İHH TERÖR LİSTESİNDEN ÇIKARILMALI'

İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım daha önce verdiği bir mülakatta muhtemel bir anlaşma ile Gazze’ye açılacak yardım koridorundan bütün yardım kuruluşlarının faydalanması gerektiğini, ayrıca yapılacak anlaşmayla İsrail’de terör listesinde olan İHH’nın bu listeden çıkarılması gerektiğini dile getirmişti. Yıldırım açıklamasında, "Madem Mavi Marmara’dan dolayı tazminat ödüyorsun, o zaman suçunu kabul ediyorsun. O zaman bu terör listesi neyin nesi? Onun için bu anlaşma masasına oturan bütün bürokratların, İsrail’in oyununa gelmeden bütün bu meseleleri masaya yatırması gerekiyor" demişti.

İsrail'in dört yıl önce uluslararası sularda saldırdığı Mavi Marmara gemisinde 9 kişi ölmüş, 50'den fazla kişi yaralanmıştı. Saldırıda ağır yaralanan ve dört yıldır komada olan Uğur Süleyman Söylemez ise geçen hafta hayatını kaybetti.

ARINÇ: MAĞDUR AİLELERİN İSTEMEDİĞİ BİR ŞEY OLMAYACAK

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Mavi Marmara krizinin ardından İsrail'le yürütülen görüşmeleri değerlendirdi. Arınç, hükümetin hayatını kaybedenlerin ailelerinin istemediği bir şeyin altına imza atmayacağına inandığını söyledi.

Al Jazeera’de yayınlanan “Bugünün Buluşması” adlı programa katılan Arınç, Mavi Marmara baskının ardından İsrail ile yaşanan krizde son durum ve Türkiye'deki mahkemenin, İsrailli askerler hakkında verdiği tutuklama kararı hakkında konuştu. Mahkemenin kararı ile ilgili soruya, “Türkiye konu ile ilgili üzerine düşeni yapmıştır” ifadelerini kullanan Arınç, mahkemelerin bağımsız olduğunu ve savcıların kendi görevlerini yaptığını belirterek hükümetin hayatını kaybedenlerin ailelerinin istemediği bir şeyin altına imza atmayacağına inandığını söyledi.

Hayatını kaybedenlerin ailelerinin geçtiğimiz dönemde mahkemelere başvurduğunu söyleyen Arınç, bazı avukatlarında Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvurarak İsrail’i şikayet ettiğini hatırlattı.

Arınç, “Türkiye, İsrail’in önüne üç şart koydu. Bunlar: özür dilenmesi, hayatını kaybedenlerin yakınlarına tazminat ve Gazze’ye uygulanan kuşatmanın kaldırılması”  dedi.

Kaynak: Al Jazeera Türkçe

Yorumlar (0)
18
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?