banner15

MAZLUMDER: Şüpheli ölümler araştırılsın

MAZLUMDER başkanı Ünsal, Işık Koşaner'in ses kaydında alnından vurulduğu söylenen erin anne babasıyla beraber düzenlediği basın toplantısında şüpheli ölümlerin soruşturulması gerektiğini söyledi

MAZLUMDER: Şüpheli ölümler araştırılsın

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İnternet sitelerine ses kaydı düşen emekli Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner''in ifadelerinde geçen alnından vurulan asker Murat Oktay CAN'ın annesi ve babasının katılımıyla MAZLUMDER Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı yapıldı. 

06.09.2011 günü,  2009 Yılında Tunceli Hozat İlçesi kırsalındaki dağ karakolunda  askerlik  görevini yaparken nöbet yerinde ölü bulunan ve intihar ettiği açıklanan piyade er Murat Oktay Can'ın annesi Süsember Can ve babası Oktay Can'ın da katılımıyla MAZLUMDER Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı gerçekleştirildi. 

Toplantıda konuşan MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal  acılı aile başta olmak üzere, çocukları  asker ocağında şüpheli bir biçimde hayatını kaybetmiş bütün ailelere başsağlığı dileklerini ilettikten sonra konuşmasına şöyle devam etti; "yaklaşık 2 yıl önce gerçekleşmiş bu hazin  olay sonrasında,  aileye sunulan gerekçelerin ve delillerin çelişkili görünmesine rağmen, aradan geçen onca zaman içerisinde hala bir soruşturma açılmamış, olayın sorumlularının ortaya çıkarılması yönünde herhangi bir çaba içerisine girilmemiş olunması bizleri ve kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Yetkili mercilerin biran önce bu konuya ilişkin bir çalışma başlatmaları, emekli Genelkurmay Işık KOŞANER'in ses kaydında geçen diğer ifadelerin araştırılıp, acıları kendine yetmezmiş gibi, birde derin haksızlık duygusu içerisine giren ailelerin acılarını bir nebze olsun hafifletmek adına sorumluların bir an önce cezalandırılarak, adaletin sağlanması gerekir. MAZLUMDER olarak; Her fırsatta dillendirdiğimiz Sivil bir Anayasa, Askeri Mahkemelerin kaldırılması ve kışla duvarlarının koruması arkasında hayatlarını ve organlarını kaybeden askerlerden eğitim zayiatı ve intihar ettiği iddiasında bulunulanların durumunun yeniden incelenmesi  talebimizi bu olay vesilesi ile bir kez daha yineliyoruz." 

MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal'ın ardından konuşan baba Oktay Can ise;" Evvela bizi burada misafir eden, her konuda bize yardımcı olan  MAZLUMDER 'e ve sesimizi duyuran basın emekçisi arkadaşlara çok teşekkür ederiz. Asker ocağı olarak bildiğimiz bir yere vatani görevini yapması için oğlumuzu gönderdik. Oğlumla, vurulmasından 3 saat önce görüşmüştüm. Morali, neşesi yerindeydi. 5 gün kalmıştı gelmesine. Fakat o gün acı haberi getirdiler. Oğlunuz şehit olmuş dediler. Şehit merasimleri yaptılar. Sonrasında da oğlumuzun intihar ettiğini söyleyerek acımızı daha da derinleştirdiler. Oğlum bunalımda değildi, intihar etmesi de mümkün olamaz. Onlara,"eğer oğlum intihar ettiyse neden şehit merasimi yapıyorsunuz diye sordum. Biz oğlumuzu vatana emanet ettik fakat emanete sahip çıkılmadı. "

Olayla ilgili soruşturmayı yürüten savcılığın taraflı davrandığını ve delillerin karartıldığını iddia eden Oktay Can, "Benim oğlum komutanı tarafından vurulmuştur" dedi. Oğlunun alnından ve burnunun kenarından vurulduğunu, burnunun kenarındaki mermi izinin estetikle kapatıldığını ileri süren Can, talep etmelerine rağmen mermi çekirdeğinin kendisine verilmediğini iddia etti. Baba Oktay Can, hukuk mücadelesinin ilk dönemlerinde savcılığın ve askeriyenin iş birliği içinde olduğu, zaman zaman komutanların tehditlerine maruz kaldığı, gibi çarpıcı iddialarda bulundu. Ayrıca oğlunun nöbet mevkiinde cansız bulunduğunu, askeri savcılığın soruşturmasında olayın intihar olduğuna karar verildiğini, ancak olay yerinin yıkanarak delillerin karartıldığını ileri sürdü. Oğlunun iddia edildiği gibi, G3 tüfeği ile intihar etmiş olmasının mümkün olmadığını, G3'ün atım anında ve ağırlığı nedeni ile geriye tepme yapan ateşli bir silah olduğuna dikkati çekerek, "İntihar durumunda silahın savrulması gerekiyordu. Oğlumun silahı yere dikey vaziyette elinde bulunuyor. Yeniden otopsi istiyorum" diyerek daha önce anne Süsember Can'ın  görmediği olay anında çekilmiş fotoğrafları anne dışarı çıkartılarak, MAZLUMDER yetkilileri ve basın mensuplarıyla paylaştı.

Elazığ 8'inci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı ile Malatya Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2'nci Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nin olayla ilgili kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini dile getiren CAN otopsi, kriminal ve balistik incelemenin sivil kurumlarda yapılması taleplerinin de geri çevrildiğini kaydetti.

Baba Oktay Can konuşmasının devamında; "Murat Oktay Can'ın  tetikte parmak izi bulunmuyor. Otopsiyi yapan doktorlarla ilgili de suç duyurusunda bulunduk. Eski Genelkurmay Başkanı Işık KOŞANER'in açıklaması var, 'Alnından vurulan er' diyor. Bu vurulan er Murat Oktay Can'dır. Biz bunu bir hukuki delil olarak değerlendiriyoruz. İlk kez resmi bir kurum gayrı resmi bir biçimde askeriyedeki ölümlerin intihar, eğitim zayiatı olmadığını, kendi içinde de ölümlerin olduğunu, askerin askeri vurduğunu beyan etmiştir. Bu husus bir delildir. Baba Oktay Can konuşmasını şöyle bitirdi;" Sadece bizim acımız değil, herkesin acısının son bulması ve bir daha böyle haksızlıkların yaşanmaması için MAZLUMDER'in vurguladığı Sivil Anayasa'nın vakit kaybetmeden hazırlanması gerekiyor."

Toplantının sonunda konuşan anne Süsember Can, orada bulunan herkese duygulu anlar yaşattı. "Ben oğlumu vatana emanet etmiştim. Benim tek oğlumdu, canım ciğerimdi. Devlet neden benim oğluma sahip çıkmadı? Benim içim yandı, başka analarında içi yanmasın. Başbakana, Cumhurbaşkanına sesleniyorum, intihar etti denilerek acımızı ikiye katladılar. Biz hakkımızı istiyoruz. Benim evladıma sahip çıkılmadı, hakkımı bu vatana helal etmiyorum."diyerek  gözyaşlarına boğuldu.

Güncelleme Tarihi: 06 Eylül 2011, 15:02
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35