banner39

'Mülteciler ekonomik refah ve vatandaşlık gerekçesiyle gidiyor'

Mültecilere sınır kapılarının açılmasının ardından Avrupa’ya gitmek isteyen mülteciler sınıra akın etti. Edirne’deki kapılarda gözlem yapan Uluslararası Mülteci Hakları Derneği, hazırladığı raporu kamuoyu ile paylaştı. Dernek Başkanı Avukat Abdullah Resul Demir, “Mülteciler vatandaşlık alamadıkları ve ekonomik sıkıntı çektikleri gerekçesiyle Avrupa’ya gitmeye çalışıyor” dedi.

Güncel 01.03.2020, 16:03 01.03.2020, 19:51
'Mülteciler ekonomik refah ve vatandaşlık gerekçesiyle gidiyor'

NESLİHAN ÖNDER - EDİRNE

Türkiye’nin sınır kapılarını açmasından sonra onbinlerce mülteci sınırlara akın etti. Aralarında Suriye, İran, Afganistan, Somali Sudan, Mısır, Fas, Cezayir, Türkmenistan uyruklu mültecilerin yer aldığı göç dalgası, Pazarkule ve İpsala sınır kapıları ile nehirden geçişlerin yaşandığı Yeni Karpuzlu ve Enez köylerinden tüm hızıyla sürüyor. Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nin göç güzergahında gözlem ve tespit yapmak üzere 4 kişilik bir heyet oluşturdu.  

Yapılan araştırmanın detaylarını Edirne Pazarkule Sınır Kapısı’nda gerçekleşen basın açıklamasını paylaşan Dernek Başkanı Avukat Abdullah Resul Demir, “Mülteciler vatandaşlık alamadıkları ve ekonomik sıkıntı çektikleri gerekçesiyle Avrupa’ya gitmeye çalışıyor” dedi. 

AKRABALARINA GİDECEKLER

Yunanistan tarafından mültecilere gaz, sis ve ses bombası ile plastik mermi kullanılarak sert bir biçimde müdahale edildiğine dikkat çeken Demir, “Kaçak geçiş yapmak istemeyen mülteciler kapının resmi olarak açılmasını bekliyor. Sahadaki genel kanaat Yunan tarafının kapılarının açılacağı yönünde. Mültecilerin büyük çoğunluğu Avrupa’daki akraba ve tanıdıklarının yanına gitmeyi hedefliyor. Özellikle Afgan mültecilerin sınırı geçmeleri halinde 
planladıkları bir rotaları bulunmuyor” diye konuştu. 

YUNAN TARAFI ŞİDDET UYGULUYOR 

Türkiye’nin mültecilere yıllardır evsahipliği yaptığını belirten Demir, “Sınırların açılması ile birlikte gönüllü olarak geçmek isteyenlerin geçişlerine izin veriliyor. Her hangi bir zorla gönderme veya ülkeden çıkışa zorlanma gibi bir durum gözlenmedi” dedi. Sınırı geçen bazı mültecilerin Türkiye tarafına geri döndüğünü aktaran Demir, “ Yunan Polisi karşı kıyıya ulaşan bazı mültecilerin çanta, telefon, cüzdan, pasaport ve paralarına el koymuş ve bazı mültecilere fiili şiddete uyguladı. Avrupa'nın mülteci dramına sessiz kalması, özellikle ilk durak olan Yunanistan'ın kapıları kapatarak aralarında kadın ve çocukların olduğu bu insanları gaz, sis ve ses bombaları ile plastik mermilere maruz bırakması asla kabul edilemez.  Öncelikle bu mazlumlara sert bir biçimde müdahale eden Yunanistan başta olmak üzere benzer tutum takınan tüm ülkeleri mültecilere karşı insani ve hukuki tutum sergilemeye çağırıyoruz" diye konuştu. 

AB VAAT ETTİKLERİNİ YAPMAYINCA SÜREÇ SÜRDÜRÜLEMEZ HALE GELDİ

Rusya ve Esed rejiminin Astana mutabakatına sadık kalmadığını hatırlatan Demir, “TSK, bölgedeki insani dramı önlemek ve Türkiye’ye yönelik yaklaşık 4 milyon Suriyeli’nin daha göç etmesini önlemek amacıyla İdlip ve çevresinde son derece haklı bir operasyon yürütüyor. Türkiye, BM ve Avrupa ülkelerinin yaşananlara sessiz kalmasının ardından Avrupa sınır kapılarını, mülteci geçişlerine açarak isteyen göçmenlerin sınırdan geçmesine şimdilik süresiz olarak izin verdi. Türkiye Suriye özelinde insani kriz yaşayan tüm ülkelerden gelen yüzbinlerce mülteciye evsahipliği yapıyor. 4 milyondan fazla mültecinin misafir edildiği Türkiye, AB gibi kuruluşların vaat ettikleri yardımları yapmaması nedeniyle süreci sürdüremez hale geldi” diye konuştu. 

TÜM DEVLETLER BAKIŞ AÇISINI DEĞİŞTİRMELİ 

Suriye savaşıyla birlikte Türkiye’nin 4 milyon mülteciye ev sahipliği yaptığını hatırlatan Avukat Demir, mülteci problemini sadece Türkiye ve Suriye’nin diğer komşularının üzerine yıkmak doğru değil. Mülteci krizi artık sadece mültecilerle, komşu ülkelerle sınırlı kalmayıp Avrupa’yı da doğrudan etkileyen bir gerçeğe dönüştü. Avrupa bu meselede siyasi, siyasi, ekonomik, dini ve hatta hukuki bakış açılarını bir kenara bırakıp sadece insani bir bakış açısıyla sorumluluk almalı. Toplumlardaki aşırı sağ eğilimlerin törpülendiği, sınırların tel örgülerle çevrilmediği, mülteci düşmanlığına ve savaşlara karşı insani değerleri savunanlarla yan yana duran bir Avrupa’ya bir an önce ulaşılabilmesi en büyük temennimiz” diye konuştu. Demir, tüm devletleri ve uluslarası kuruluşları mülteci politikalarını yeniden gözden geçirmeye davet etti.
Kaynak: Dünya Bülteni

banner53
Yorumlar (0)
24
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?