Öcalan'ın metinlerini sınavda soran akademisyene beraat

Yrd. Doç. Barış Ünlü, Öcalan'ın metinlerini sınavda sorduğu için yargılandığı davada beraat etti.

Öcalan'ın metinlerini sınavda soran akademisyene beraat

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde görev yapan Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü'nün, Abdullah Öcalan’ın kaleme aldığı iki ayrı metni sınavda öğrencilerine sorduğu gerekçesiyle yargılandığı davada beraat kararı verildi.

Ünlü savunmasında, "Bunları okumadan Kürt meselesini anlayamayız. Bu konu için Abdullah Öcalan'ın metinleri önemli kaynaklardır. Bu metinlerden bilim insanları olarak yararlanmak zorundayız. Eğer okutmazsak bilim etiğine aykırı davranmış oluruz" dedi. 

Ankara Üniversitesi SBF'de Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü hakkında ‘Türkiye’de Siyasal Hayat ve Kurumlar -1’ isimli dersin final sınavında, öğrencilerine yönelittiği “Abdullah Öcalan’ın yazmış olduğu, 1978 tarihli Kürdistan Devrimi’nin Yolu/Manifesto başlıklı broşür ile 2012 tarihli Ortadoğu’da Yeni Sistem İnşası Olarak Demokratik Modernite başlıklı yazıyı; sömürge, ulus-devlet, devrimci şiddet, demokrasi gibi kavramlara/olgulara olan yaklaşımları bağlamında kıyaslayınız?" sorusu nedeniyle Ankara 2. Ağrı Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. 'Terör örgütü propagandası yapmak' ve 'suçu ve suçluyu övmek' gerekçeleriyle açılan davanın dün görülen duruşmasında Ünlü için beraat kararı çıktı. Ünlü'ye; HDP Mardin Milletvekili Prof. Dr. Mithat Sancar, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, meslektaşları, öğrencileri, akademisyenler, aydınlar ve birçok kişi destek verdi.

'KÜRT SORUNU İÇİN ÖNEMLİ KAYNAKLARDIR'

Evrensel'in haberine göre, duruşmada savunmasını yapan Ünlü, ilk olarak üniversitelerin özerkliği ve akademisyenlere yapılan baskılara dair vurgular yaptı. Verdiği dersin Osmanlı Devleti’nin son 200 yıllık tarihini kapsadığını belirten Ünlü, “Ben bu dersi 5 yıldır veriyorum. Bu dersi Ermeni ve Kürt meselesi üzerinden işliyorum. Ermeni ve Kürt meseleleri sadece yüz binlerce insanın ölümüne neden olmadı, devletin resmi ideolojisinde ve yapısında etkili oldu. Bireylerin duygu ve düşüncelerini şekillendirdi. Bu iki meselesinin sonuçlarını anlayamadığımız sürece Osmanlı’nın son 200 yıllık tarihini anlayamayız. Bunları anlamak için konuyla ilgili temel metinleri okutmalıyız. Bu temel metinler arasında Abdullah Öcalan’ın metinleri de var. Bunları okumadan Kürt meselesini anlayamayız. Bu konu için Abdullah Öcalan’ın metinleri önemli kaynaklardır. Bu metinlerden bilim insanları olarak yararlanmak zorundayız. Eğer okutmazsak bilim etiğine aykırı davranmış oluruz” diye konuştu.

Sınavda sorduğu sorunun Vahdet Gazetesi tarafından gündeme getirildiğini ve savcılığın bu gazeteyi ve haberini referans aldığını hatırlatan Ünlü, “Devleti ve kamuyu temsil eden savcılık basın etiğine uygun olmayan bir haberden sonra beni karşısınıza getirdi” dedi.

Sorduğu soruyu manşete taşıyan Vahdet Gazetesi tarafından hedef gösterildiğin için kendisini güvende hissetmediğini de aktaran Ünlü, “Bilimsel faliyette bulunmak için cesaret getirmeyen bir kurumda çalışıyorum. Devlet ve medya tarafından gelen baskılar ciddi bir oto sansür yaratıyor. Bu baskılar düşünce oluşmasını engelliyor. Kürt meselesinin üniversitelerde konuşulmamasının sebebi budur” ifadelerini kullandı.

'SAVCILIK SORUDA GEÇEN METİNLERİ OKUMAMIŞ'

Daha sonra Ünlü'nün avukatı Levent Kanat söz aldı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamenin hukuki bir dayanağı olmadığını ifade eden Kanat, “Savcılık sınavda sorulan soruyu esas aldı. Bu soruşturmanın esası o iki metindir. İddia makamı bu iki metni okumamıştır. Terör polisine verip, okutup, iddianameye koymuştur. Bu soruşturmayı savcı yürütür. Terör polisinin tuttuğu tutanağa dayanarak soruşturma yürütülmez” dedi.

Müvekkilinin Türkiye’nin en önemli sorununda sorunun en önemli aktörünün düşünce dünyasındaki değişimleri sorduğunu belirten Kanat, “Resmi ideoloji söz konusu şahıstan hoşlanmıyor olabilir. Ama böyle bir sorunun sorulmasını yasaklayamaz ve soruyu soranı yargılayamazsınız. Müvekkilimin sorduğu soruda örgütün ismi geçmemiştir. Örgütün kullandığı yöntemler konu edilmemiştir. Abdullah Öcalan için olumlu ya da olumsuz bir cümle kullanılmamıştır” ifadesiyle, soruların suç unsuru taşımadığını söyledi.

Daha sonra söz alan Avukat Öztürk Türkdoğan ise, Ünlü’nün yaptığı sınavın tarihinin 9 Ocak 2015 olduğunu hatırlattı ve “Bu sınavın ardından çok kısa bir süre sonra 28 Şubat 2015 tarihinde bizzat Abdullah Öcalan tarafından kaleme alınan Dolmabahçe Mutabakatı canlı yayında okundu. Bu sorunun yargı konusu yapılması polisin yargıyı kullanarak baskı politikası yapmasıdır” dedi.

Mütalaasında sunan savcı ise Ünlü’nün sorduğu sorunun “terör propagandası sayılmayacağını” belirterek, Ünlü’nün beraatini talep etti. Mahkeme heyeti, Ünlü’nün üzerine atıl suçlardan tek tek beraatine karar verdi.

 

Güncelleme Tarihi: 03 Şubat 2016, 14:57
banner53
YORUM EKLE

banner39