banner39

banner35

Sedat Peker davasında 3. duruşma

Elebaşılığını Sedat Peker'in yaptığı suç örgütüne yönelik haklarında dava açılan 2'si firari, 26'sı tutuklu 92 sanığın yargılandığı davanın üçüncü duruşması başladı.

Güncel 31.12.2021, 14:12
Sedat Peker davasında 3. duruşma

Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, sanık sayısının fazla olması nedeniyle konferans salonunda yapılan duruşmaya, bazı sanıklar ve avukatları katılırken, bazı tutuklu sanıklar da bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı.

Duruşmada, davanın iddianamesinde örgüt yönetici olarak değerlendirilen Abdullah Süngü'nün savunması alındı.

Süngü, ortağı olduğu şirketle ilgili sıkıntılar yaşadığı dönemde evine haciz geldiğini belirterek, eşinin altınları alınacağı için üzüldüğünü ve bu durumu arkadaşı Sedat Peker'in eşi Özge Peker'e anlattığını söyledi.

Bunun üzerine Sedat Peker'in kendisini arayarak, "Evine haciz gelmiş. Bizim bundan haberimiz yok. Sen nasıl bir dostsun, bu dostluğa yakışmıyor." dediğini aktaran Süngü, "Ben de kendisine 'Tam da dostluğa yakıştı, çünkü dostluk çıkar gözetmez.' dedim. Kendisiyle bir iki gün sonra buluştuğumuzda, bilgi sahibi olması gerektiğini söyledi. O gün istemememe rağmen bana 150 bin dolar para verdi. 'Bunu al evine gelen hacizlerle ilgili borcunu öde. Kız kardeşim mağdur olmasın, çocuğun benim çocuğumdur, mağdur olmasın.' dedi. Benim Sedat Peker'le olan diyalog ve ilişkim bundan ibaret efendim." ifadelerini kullandı.

Hayatının hiçbir yerinde Sedat Peker'in ismini kullanmadığını ve onunla ilgili konuşmadığını iddia eden sanık Süngü, "Eğer benim bir tane sosyal medyamda Sedat Peker'le ilgili tek bir kare bulurlarsa, iddia makamı ispat etsin. Bu Sedat Peker'e özgü bir şey değil." dedi.

Sanık Süngü, iddianame yer alan 19 eylemde tek bir yerde adının geçtiğini belirterek, kimseyi tehdit etmediğini, şartları ve koşulları dayatmayla yapabilecek bir adam olmadığını savundu.

İddianamede, bazı kişilerin hırsızlık yaptığına dair bir ifade bulunduğunu anlatan sanık Süngü, tutuklu sanık Eser Sarıtaş'ın hırsızlık yapıp V.D. isimli milli kaleciye para aktardığı ve birlikte bina aldıkları yönündeki iddianın doğru olmadığını, V.D.'nin çıktığı televizyon programlarından kazandığı parayla bina alabileceğini kaydetti.

Sanık Süngü, tutuklu olduğu 8 aylık süreçte çocuğunu hiç göremediğini belirterek, "3 gündür kafamın içinde savunma yapıyorum. Buradaysam adalet var demektir. Siz milletin vicdanını temsil ediyorsunuz, beni de temsil ediyorsunuz. Ben adalete inanıyorum, sizin adaletinize de inanıyorum. Burada siyasi baskı var, şu var, bu var, ben buna inanmıyorum." diye konuştu.

Duruşma, sanık avukatlarının beyanlarının alınmasıyla devam ediyor.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, 26'sı tutuklu 92 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, 30 kişi "mağdur", Çekmeköy'de 31 Ağustos 2017'de silahlı saldırı sonucu öldürülen Cahit Çetin ise maktul olarak yer alıyor.

İddianamede, suç örgütü elebaşı firari sanık Sedat Peker'in, Cahit Çetin'in silahlı saldırı sonucu ölümüne ilişkin "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması isteniyor.

Sedat Peker'in ayrıca 19 ayrı eylemde birçok müştekiye karşı "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme" suçundan 250 yıldan 360 yıla, "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan 5 yıldan 10 yıla, 3 mağdura yönelik "tefecilik" suçundan 6 yıldan 18 yıla, 2 kişiye karşı "silahla kasten yaralama" suçundan da 1 yıl 8 aydan 4 yıl 2 aya kadar olmak üzere 262 yıl 8 aydan 392 yıl 4 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

İddianamede, 9 sanığın "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma ve yönetme" suçundan beşer yıldan onar yıla, 46 sanığın "suç işlemek amacıyla kurulan silahlı örgüte üye olma" suçundan iki yıl altışar aydan altışar yıla, 22 sanığın "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçundan ikişer yıldan dörder yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, diğer şüphelilerin de çeşitli suçlardan cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, bazı sanıkların ayrıca "kasten öldürmeye azmettirme", "var olan suç örgütünün korkutucu gücünden faydalanarak silahla yağma suçuna azmettirme", "tefecilik" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından da cezalandırılması isteniyor.

İddianamenin kabulüne karar veren 16. Ağır Ceza Mahkemesi, firari sanıklar Sedat Peker ile Ufuk Yapıcı hakkında yokluğunda tutuklama kararı çıkarmıştı.

Yorumlar (0)
21
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?