banner39

Sezai Karakoç: 'Kınamayla bağırıp çağırmayla olmaz'

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı, usta şair Sezai Karakoç, yayınladığı bayram mesajında İslam coğrafyasının kan ağladığını belirterek yine İslam ülkelerine çağrı yaptı: Afganistan, Irak, Suriye, Libya'da yangın sürerken, Doğu Türkistan esaret altında inlerken, Gazze, Filistin çağın korkunç silahlarıyla yıkılıyor, yok ediliyor. Sadece kınamayla veya sert konuşmalarla, bağırıp çağırmakla bir yere varılmaz.

Güncel 16.05.2021, 09:01 16.05.2021, 09:13
Sezai Karakoç: 'Kınamayla bağırıp çağırmayla olmaz'

Yüce Diriliş Partisi Genel Başkanı, usta şair Sezai Karakoç, Ramazan Bayramı dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. 

Karakoç, bayram mesajında İslam coğrafyasının kan ağladığını belirterek şunları kaydetti: "Afganistan, Irak, Suriye, Libya'da yangın sürerken, Doğu Türkistan esaret altında inlerken, Gazze, Filistin çağın korkunç silahlarıyla yıkılıyor, yok ediliyor. Sadece kınamayla veya sert konuşmalarla, bağırıp çağırmakla bir yere varılmaz."

Sezai Karakoç'un yazılı açıklaması şöyle: 

"Bir aylık oruç, Allah’ın İslam Milleti'ne her yıl gönderdiği bir armağanı, her türlü günah, eksiklik ve kötülüklerden arınma ve her türlü iyilik, güzellik, güç ve diriliş bilinciyle donanma kaynağı, mucize armağanıdır. Bu armağanın değerini bilerek bayrama daha inançlı, daha yücelmiş, daha içten çıkanlara ne mutlu. Daha önce, her vesileyle defalarca belirttiğimiz gibi, İslam Milleti, birkaç yüzyıllık çilesini doldurmadı. İslam coğrafyası kan ağlıyor. Afganistan, Irak, Suriye, Libya'da yangın sürerken, Doğu Türkistan esaret altında inlerken, Gazze, Filistin çağın korkunç silahlarıyla yıkılıyor, yok ediliyor.

"İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI'NI KALE YAPMAK LAZIM"

Milletimiz, Asya'da, Afrika'da, dünyanın her tarafında, en meydan yerinde ve en ücra noktada ruhunu Allah’ın gösterdiği doğrultunun dışındaki yollara teslim etmiş olanların düşmanlığıyla çepeçevrili. Müslümanlar uyanmalı, ortak değerlerde buluşmalı, Osmanlı Devleti'nin yıkılışından sonra yeri boş kalan Büyük İslam Devleti'ni kurmalıdır. Bu mümkün olmazsa, İslam Devletleri Birliği'ni kurup etkili bir şekilde karşı koymalıdır. İslam İşbirliği Teşkilatı'nı BM’nin karşısında İslam Milleti'nin kalesi yapmak lazımdır.

"MISIR VE S. ARABİSTAN DA KATILABİLSE..."

ECO gibi geçmişi olan bir kuruluşun da BM Güvenlik Konseyi'nin karşısında İslam’ın gücünü ve yaptırım kudretini temsil etmesi gerekir. ECO için daha önce kendi çapımızda onu geliştirmek, etkin hale getirmek için çok teşebbüsümüz oldu; ama ne yazık ki bu gerçekleşmedi. Oysa ECO’da Türkiye, İran, Pakistan gibi önemli İslam devletleri yanında Türki Cumhuriyetler vardır, Arap kesimi zayıftı. Mısır ve Suudi Arabistan'ı da ECO'ya katabilmek mümkün olsa dediğimiz İslam Güvenlik Kuruluşu gerçekleşir. Bunu daha önceleri 5 İslam devletinin Merkezi İslam Federasyonu’nu kurması, arkasından da Endonezya, Malezya, Bengaldeş gibi devletlerle Doğu İslam Federasyonu'nu, Fas, Cezayir, Nijerya, Tunus gibi Afrika İslam ülkeleri ve Arnavutluk, Bosna, Kosova gibi balkan ülkeleri ile Batı İslam Federasyonu ve tümüyle de İslam Konfederasyonu kurulmasını çok kez yazdık. Şimdi federasyon yerine birlik kurulması önceliklidir.

"BAĞIRIP ÇAĞIRMAKLA BİR YERE VARILMAZ"

Tek kurtuluş yolu budur. En gerekli, en güncel, en hayati olan budur. Bunun dışındakiler ikinci plandadır. Bir aylık orucun lisan-ı hâl ile söylediği sanırım budur. Sadece kınamayla veya sert konuşmalarla, bağırıp çağırmakla bir yere varılmaz. Tüm İslam ülkesindeki Milletimizin mensuplarının Bayramını kutlarken, yürekleri yanmış ve yanmakta olan müminlere, yakılıp yıkılan sahipsiz İslâm ülkelerine artık aydınlık günleri ve gelecekleri göstermesini Allah’tan dilerim."

Karar

banner53
Yorumlar (0)
17
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?