banner39

STK’lar Doğu Türkistan için bir arada

İnsani Yardım Vakfı (İHH) öncülüğünde bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, Çin’in Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırım ve insan hakları ihlallerini protesto etti. Türkiye’nin zulmün bitirilmesi noktasında öncü olması istenen açıklamada, “Doğu Türkistan’daki toplama kampları kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılmalı, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmelidir” talebinde bulunuldu.

Güncel 06.04.2021, 15:44
STK’lar Doğu Türkistan için bir arada

Aralarında ÖNDER İmam Hatipliler Derneği’nin de yer aldığı STK’lar, Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü protesto etmek üzere Beyazıt Meydanı’nda bir araya geldi ve bir basın açıklaması yaptı. “Şaka Değil Soykırım” başlığıyla yapılan açıklamada; Birleşmiş Milletler (BM), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve tüm dünya ülkelerine çağrılar yapıldı. Dünya kamuoyunun insanlık adına ses çıkarması istenen bildiride uygulanması tavsiye edilen yaptırımlar arasında Çin mallarının boykot edilmesi de yer aldı.

İnsani değerler ortay paydamız

Yaşananların tüm boyutlarıyla gözler önüne serildiği açıklamayı kurumlar adına İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım yaptı. ÖNDER adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı Tayfur Esen, “Biz insanlık hareketiyiz, Adem’in çocuklarıyız. Biz El-Vedud olanın bahşettiği aşkla yaratıldık, mayamızda büyük insanlık ailesi olmak var” dedi. Varoluş nedenimizin insanlık değerlerimizi paylaşmak ve en güzel ahlaka sahip olmak olduğuna dikkat çeken Esen, “İnsanlık paydası ile evrensel insani ve ahlaki değerler ortak paydamızdır. Tanışmak, değer üretmek için bu dünyadayız. Gücü ele geçirenin adaletsizliğe düşmesini değil aksine daha bir sorumlulukla hareket etmesini bekleriz. İnsanlığın her daim iyi örneklere ihtiyacı vardır. İslam bu iyi örnekliği kaybeden bütün toplumlara gönderilmiş evrensel değerler içerir. Bugün burada, bir kez daha bunu hatırlamak ve hatırlatmak İçin varız. Çin dünyaya ille de bir şey ihraç edecekse, insanlık ihraç etmesini bekliyoruz” diye konuştu.

Sizin çocuklarınız yok mu?

Tüm STK’lar tarafından yapılan ortak açıklamanın tam metni ise şöyle: İstanbul’da Çin Konsolosluğu önünde on yaşlarında küçük bir kız çocuğu gözyaşları içerisinde şöyle haykırıyor: “Sizin çocuklarınız yok mu? 4 yıldır babamı ve kardeşlerimi görmüyorum!” Oyun çağında bir çocuğun yaşadığı travmayı hiçbirimiz tarif edemeyiz. İşin aslı son dokuz yıldır Doğu Türkistan tam bir cinnet halini yaşıyor. 11 Eylül sonrasında terörle mücadele bahanesiyle Doğu Türkistan’a yönelik artan baskılar bir yana, 2012 sonunda Xi Jinping ile başlayan sürecin apayrı acı bir öyküsü var. Dünya üzerinde yaşamanın en zor olduğu, “Uygur, Kazak, Kırgız olma suçundan” milyonların demir parmaklıklara mahkûm edildiği Doğu Türkistan, nesli yok edilen milletlerden biri olma yolunda!

2. Dünya Savaşı yöntemi

Dünya tarihinde bir milletin topyekûn gözaltına alındığı, kadın erkek, genç yaşlı toplama kampları, çocuk kampları ve hapishanelere doldurulduğu, kalanların da “aile olmak” projesi adı altında evlerde Çinli gardiyanların insafına terk edildiği, insanların sokaklarda dahi yüz tanıma sistemleriyle adım adım izlendiği başkaca bir dönem var mı bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana kitlesel olarak en büyük özgürlükten men etme operasyonunun Doğu Türkistan’da yürütülmekte olduğu!

1200 kampta 8 milyon insan

2014 yılından itibaren Teröre Karşı Sert Darbe Operasyonu ve ilan edilen “75 Aşırılık Belirtisi”yle başlatılan keskin saldırılar, 2017 Nisan’ından itibaren Doğu Türkistan genelinde yoğun bir şekilde kurulmaya başlayan ve sayılarının 1.200’ü geçtiği belirtilen toplama kamplarıyla bambaşka bir noktaya taşındı. Evlerinden, çocuk ve eşlerinden, anne-babalarından, akraba ve arkadaşlarından, işlerinden, okullarından hasılı en sevdiklerinden kopartılan, dünyanın en ağır işkence ve mahrumiyetlerini yaşayan 3-8 milyon Doğu Türkistanlı Çin’in “gönüllü mesleki eğitim kampları”nda soykırıma uğruyor!

Anadili kullanan kampa alınıyor

Bir çadıra ya da pusulaya sahip olmak, mutfağında birden fazla bıçağı olmak, pasaportu olmak, başörtüsü takmak, camiye gitmek, oruç tutmak, okulda ve resmi dairelerde ana dili kullanmak bile bir kişinin toplama kamplarına alınması için yeterli sebep olarak görülmektedir. Çin’in genel hukuk ilkesi olarak bilinen masumiyet karinesini hiçe sayan “suçu önceden önleme prensibi” ile herhangi bir suçu bulunmayan ve mahkeme edilmeyen milyonlarca insan “ayrımcılık, aşırılık ve terör” suçlamalarıyla toplama kamplarına dolduruldular. Burada kalabalık hücrelerde sırt üstü yatabilecek kadar bir yer bile bulamayan insanlar yoğun beyin yıkama faaliyetlerine ve işkencelere maruz kalıyorlar.

Cinayet ve soykırım suçu

Toplama kamplarında keyfî güç kullanımı, özgürlüğün sistematik olarak kaldırılması, kültür ve inançların tahkiri, ideolojik baskılama, insanlıktan çıkarma, taciz, tecavüz, fiziki ve psikolojik işkence, cinayet ve soykırım suçları işlenmektedir. Kısacası bu kamplar, tüm insan haklarının ihlal edildiği yerlerdir.

Çin, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde ilan edilen tüm hakları gasp etmekte, BM Soykırım Sözleşmesi’nde bulunan beş maddenin tamamını ve dahi Roma Statüsü’nde düzenlenen “Soykırım Suçu ve “İnsanlığa Karşı Suçlar”ın tamamını ihlal etmektedir. 

Çin malları boykot edilmeli

Bu insanlarla aynı gökyüzünü paylaşmak ve onların acı ve ıstıraplarına, yürek yangınlarına, kalp kırıklıklarına uzaktan da olsa şahitlik etmek, bizleri yaşadığımız çağın adaletten uzak düzeninde insanlığımızdan utandırıyor. Dünyanın insanlık adına Doğu Türkistan için söyleyecek bir sözü olmalı!

-Doğu Türkistan’daki toplama kampları kayıtsız şartsız bir an evvel kapatılmalı, bölgede uygulanan tüm hak ihlallerine derhal son verilmelidir.

-BM, Çin’in insan haklarını ayaklar altına alan toplama kampları vahşetini derhâl durduracak sahici adımlar atmalıdır.

-İslam İşbirliği Teşkilatı ya İslam ülkelerini bu zulme karşı mobilize etmeli ya da kendini lağvetmelidir. Zira İİT’nin mevcut tutumu Çin’i daha da cesaretlendirmektedir.

-Türkiye bu zulmün bitirilmesi için öncü olmalıdır.

-Çin bu zulmü sonlandırıncaya kadar tüm dünya halkları Çin mallarını boykot etmelidir.

BİZİM HABER MERKEZİ 

banner53
Yorumlar (0)
13
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?
Günün Karikatürü Tümü