banner39

'Süreç'te BDP'den çelişkili açıklamalar

BDP Genel Başkanı Demirtaş, KCK'nın "Ak Parti artık muhatap değil, süreç tıkanmıştır" sözleriyle Gültan Kışanak'ın "Ak Parti gitse de Süreç devam eder" sözlerinin aksi yönünde açıklamalarda bulundu. KCK ise önceki gün, süreçte AK Parti'nin artık muhatapları olmadığını iddia etmişti.

Güncel 18.03.2014, 11:32 18.03.2014, 15:07
'Süreç'te BDP'den çelişkili açıklamalar

Dünya Bülteni /Haber Merkezi

PKK/KCK ve BDP'nin Diyarbakır adayı Gültan Kışanak tarafından Çözüm Süreci'yle ilgili yapılan sert açıklamalara BDP içinden karşıt cevaplar verildi. KCK'dan yapılan "Ak Parti artık muhatap değildir. Çözüm Süreci tıkanmıştır" şeklindeki açıklama ile Gültan Kışanak tarafından yapılan "Ak Parti olmasada Çözüm Süreci yine yürür. Onun yerine kim gelirse gelsin Çözüm Süreci devam eder" şeklindeki açıklamalarına BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'tan tam tersi yönünde açıklamalar geli.

Al Jazeera Turk'e konuşan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, KCK'nın açıklamasının aksine "Çözüm Süreci'ni Öcalan başlattı o bitirir." dedi.

Demirtaş, Gültan Kışanak'ın sözleriyle ilgili olarak ise, "Akp'nin gitmesi, CHP-MHP'nin yerine gelmesi başlı başına bir çözüm reçetesi değil. Durumu daha da zorlaştırıyor işin doğrusu çünkü CHP-MHP'nin Kürt sorunundaki çözüm anlayışı ve yaklaşımı maalesef ki müzakereci ve barışçıl bir yaklaşım değil. Savaşı tercih eden, ezmeyi tercih eden bir yaklaşımdır O'nların yaklaşımı." diye konuştu.

"ÖCALAN BAŞLATTI, O BİTİRİR"

Selahattin Demirtaş, KCK tarafından yapılan ve Ak Parti'nin artık bir muhatap olmadığını ima eden açıklamayla ilgili olarak "Bu haliyle Kürt sorununun çözümü konusunda Hükümet kendisini fiilen muhatap görmüyor. Adım atmadığı için, sürece cevap vermediği için zaten muhataplık pozisyonunu güçlendirmedi hiçbir zaman. Gerekli adımları atsa, kendi muhataplarına somut cevaplar vermiş olsa kendisi de muhatap olmuş olurdu, bunu yapmadı. İkincisi; içine kendini düşürdüğü pozisyon da hem siyaseten hem de demokratik meşruiyet açısından kendisini zora sokan bir pozisyondur. Şu anda hükümet zora, baskıya dayalı ayakta duruyor. Seçimlerde sonuçlar ne olur bilmiyoruz tabii ama büyük bir manipülasyon, büyük bir yalan propagandası, yolsuzluğu hukuksuzluğu örtmek için hukuk dışı yöntemler var. Tüm bunlar Kürt sorunu gibi daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük gerektiren bir sorunun çözümünde hükümeti muhatap olmaktan çıkarıyor. Yani Kürt sorununu çözecek hükümet veya muhatap daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük getirmeyi taahhüt edilmelidir. Bu hükümet bu haliyle giderek muhatap olmaktan çıkıyor ama en nihayetinde yeniden muhataplık pozisyonunu kazanması seçim sonrası alacağı tutuma bağlı. KCK yaptığı açıklamayla şu andaki durumu tahlil ediyor, görebildiğimiz kadarıyla yani süreci bitirmeye dönük veya süreci sonlandırmaya dönük bir açıklama değil. Sürecin muhatabına dönük sert bir uyarı olarak algıladık biz bunu. Süreci başlatan Sayın Öcalan, bitirecek açıklama da ancak ondan gelir diye düşünüyoruz. KCK süreç bitmesin, kopmasın diye sert bir uyarı sert bir deklarasyon yayınlayarak süreci toparlamanın şartlarını ortaya koydu herhalde." açıklamasında bulundu.

"CHP-MHP MÜZAKERE YANLISI DEĞİL"

Demirtaş Bir başka soru üzerine ise Gültan Kışanak'ın yaptığı, "Çözüm Süreci Ak Parti olmadan da devame der." şeklindesi sözlerine cevap niteliğinde şu açıklamalarda bulundu: Çok kolay değil tabii yani hükümetin bu despotik yaklaşımı bir kenara bırakıp rotasını başka bir yere çevirmesi kolay görünmüyor. Çünkü Başbakan büyük bir tehdit algılaması içinde kendini, etrafını, ailesini koruma reflekisyel demokrasi dışı yöntemler dahil her tür yöntemi kullanmayı bir hak olarak görüyor kendinde. Böyle devam ederse Kürt sorununda da ciddi demokratik adımlar atmasını beklemek büyük bir saflık olur. Ama yine de Hükümet'i buna zorlamak bizim işimizdir. Hükümet hangi partide olursa olsun, ne olursa olsun bu süreci devam ettirmek için mücadeleye devam etmek lazım. Kaldı ki biz AKP veya karşısındaki CHP-MHP Cemaat bloğu dışında güçlü bir demokratik muhalefet veya iktidar alternatifi ortaya çıkarmaya çalışacağız. Batıda HDP Türkiye'nin doğusunda BDP ile acaba yeni bir demokratik iktidar bloğu güçlenir mi diye bu seçimde bunu halka sunacağız. Ben iyi bir destek alacağını düşünüyorum, iyi bir destek alırsa bu defa artık demokratik ilkeler etrafında birleşmiş ve iktidarı hedefleyen yeni bir blok ortaya çıkabilir. Belki CHP'den ve AKP'den kopuşlar yaşanabilir, bu yeni harekete katılım için o partilerden istifalar gerçekleşebilir, HDP gerçek bir güce dönüşebilir. Biz daha çok bu seçenek üzerinde yoğunlaşıyoruz. Yoksa Akp'nin gitmesi, CHP-MHP'nin yerine gelmesi başlı başına bir çözüm reçetesi değil. Durumu daha da zorlaştırıyor işin doğrusu çünkü CHP-MHP'nin Kürt sorunundaki çözüm anlayışı ve yaklaşımı maalesef ki müzakereci ve barışçıl bir yaklaşım değil. Savaşı tercih eden, ezmeyi tercih eden bir yaklaşımdır O'nların yaklaşımı. O nedenle AKP ya da CHP-MHP bloğuna mecbur olmayan yeni bir yaklaşım ortaya çıkarmaya çalışıyoruz.

CHP MHP bu konuda çok elverişli muhataplar değil. Bizim açımızdan çözüm arayışı, mücadelesi devam eder fakat AKP'nin yerine gelecek alternatifler CHP-MHP ise zannediyorum kendileri bir müzakere sürecini yürütmeyecektir. Biz AKP'nin alternatifinin CHP-MHP olmadığını halka anlatmaya çalışıyoruz. Bunun dışındaki her seçenek daha fazla kaos yaratır, daha fazla gerilim, çatışma yaratır. Biz bu duruma gelinmemesi için ciddi bir siyasi seçenek olarak Türkiye halklarının önüne çıkacağız.

banner53
Yorumlar (0)
20
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?