Teslim olan Balyoz savcısından önemli itiraflar

Hakkında gözaltı kararı verilen Balyoz davasının savcısı Hüseyin Kaplan teslim oldu.

Teslim olan Balyoz savcısından önemli itiraflar

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, FETÖ soruşturması kapsamında Balyoz davası savcısı Hüseyin Kaplan hakkında örgüt üyeliğinden gözaltı kararı vermişti. Hüseyin Kaplan bugün akşam saatlerinde teslim oldu. Kaplan, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminden sonra HSYK tarafından açığa alınan 2 bin 745 hakim ve savcısı arasında yer alıyordu.

Bir aydır firari olan Balyoz Davası’nın savcısı Hüseyin Kaplan teslim oldu. Firari savcı teslim olmadan önce ise a haber'e önemli itiraflarda bulundu. Kaplan teslim olmadan önce ise A Haber kanalına bir röportaj verdi ve paralel yapının işleyişiyle ilgili itiraf ve açıklamalarda bulundu. Savcı Kaplan, teröristbaşı Fetullah Gülen'in Türkiye'ye gelip hesap vermesi gerektiğini söyledi. Kendisinin de kaçak olduğunu, bir aydır kaçtığını, daha önce kamuoyuna yansıyan mektubunda belirttiği gibi darbeyi yaptığı bahsedilen paralel yapıyı lanetlediğini ifade eden Kaplan, "Gelmesi gerekir, hesap da vermesi lazım" dedi.

15 TEMMUZ GÜNÜ HALI SAHAYA GİDİYORMUŞ

15 Temmuz darbe girişi akşamı arkadaşlarıyla maç yapmaya gitmeyi planladığını anlatan Kaplan, şunları söyledi: "Boğaziçi Köprüsü'nü askerler kesmiş. Adliye lojmanları önünde hakimler savcılar toplanmış polis anonslarını izliyorduk beraber. 'Böyle bir salak darbe olmaz, inşallah kimseye zarar gelmeden bastırırlar' diye düşündüm. Şimdi ben cemaat içinde bir insanım. Bana 14 Temmuz'da darbe yapacaklarını söyleseler, en salak askerin bile ülkede zemin hazırlamadan bunu yapmayacağını söylerdim. Türkiye'de yüzde 50 oy almış bir iktidar var. Halk desteği olmadan bir darbe yapsanız, daha da kötüsü başarılı olsanız her gün yüz bin kişiyi mi öldürecektiniz? Suriye gibi Irak gibi milyonlarca insan ölecekti."

HSYK ATAMALARINDA BAŞLADI

Hükümet ile cemaat arasındaki kırılmanın muhtemelen 2011’de başladığını düşündüğünü belirten Kaplan,"HSYK atamaları yapıldığından itibaren cemaatin tasfiye sürecinin başlatıldığı duyumlarını alıyorduk. AK Parti tabanı değil ama üst yönetimle gizli soğuk bir savaş vardı zaten" dedi.

Dershaneler olayı ve MİT krizinin kamuoyunda kırılmanın duyulmasını sağlayan hadiseler olduğunu ifade eden Kaplan, özelde kulis bilgilerine sahip olan kişilerin, paralel yapı açısından tasfiye sürecinin başladığını bildiğini, hükümeti destekleyen kişilere karşı tedbir alındığını anlattı. MİT krizinin yaşandığı dönemde Balyoz davasıyla ilgili Silivri'de yargılama yaptıklarını hatırlatan Kaplan, şöyle konuştu: "Sadrettin'in (Hakan Fidan'ı ifadeye çağıran cumhuriyet savcısı Sadrettin Sarıkaya) telefonla davet ettiğini duydum. O gün için Beşiktaş'taydım. Zannedersem Sadrettin'in odasına uğradım. 'Önemli birileri' dedi. Telefonla ifadeye çağırmış. Zannedersem Hakan Fidan'ı. Bu tür bir soruşturma duyulmaz zaten. Hakan Fidan'ı telefonla herhalde 3 kişi daha mı vardı beraberinde... Onların hepsini telefonla çağırmış, polise yazmadığını söylemişti. Tabii aradıktan sonra bana söylemişti. En kritik kişi tabii Hakan Fidan."

FİDAN GELSEYDİ TUTUKLANIRDI

Kaplan, cemaatle mücadele altyapısını Hakan Fidan'ın hazırladığını vurgulayarak şöyle devam etti: "Cemaatle mücadele için ekipleri hazırladığı veya bilgileri hazırladığı belliydi. Hakan Fidan gelseydi, bunu engellemek için muhtemel adliyedeki hava, tutuklanırdı. Çünkü bunun yapmak istediği şeylere bir engel koymak lazım. Bahanesi de Diyarbakır'da bir yerde anlaşma belgesi de bahane olarak bulunmuş. Muhtemel tutuklanırdı, sonrasında belki Başbakana kadar uzanabilirdi."

HSYK’nın belli kişileri görevden almasının, soruşturmaları engellemeye çalışmasının hükümetle bir çatışmanın başladığını gösterdiğini savunan Kaplan, "Gezi olayları, bu gizli çatışmanın devamı sürecinde oldu. Cemaat dışında, bu çatışmayı bilen kişiler Gezi olaylarında hükümetin yıkılmasını ciddi şekilde istiyordu. Hatta belki alttan destek bile verilmiştir" diye konuştu.

'BALYOZ SANIKLARININ YAKINLARI ŞU ANDA BENİM DÜŞTÜĞÜM POZİSYONDAYDI'

15 Temmuz'da cumhuriyet savcısı iken şu anda terörist olarak arandığını belirten Kaplan, nasıl pişmanlık duyduğunu Balyoz Davası sürecinde kendisinden yardım isteyen insanların durumuyla kıyaslayarak anlattı. Kaplan, şöyle devam etti:

"O süreçte yargılanan sanık ailelerinden yardım isteyenler olmuştu. Üzülüyorsun, şu anda benim düştüğüm pozisyonda onlardı o zaman. Suçu var da işlem yapıyorsan tamam, ama bir liste oluşturuyorsun, suçsuz insanları dahil ediyorsun. Yani hep masum değilim. Balyoz'da listelerde 3 bin kişi vardı subay astsubay... Bunların içinden 360'ına dava açılmıştı. O 3 bin kişi içinde isim olarak bilmiyorum belki korunması gereken adamlar vardı, onlara dava açılmadı."

MAAŞLARIN BİR KISMI HİMMET OLARAK CEMAATE

Paralel yapının adliye yapılanmasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Kaplan, "İstanbul Adliyesi'nde değil, Türkiye'de her sahada paralel yapı var. Adliye imamı değil ama, 4- 5 kişi olur, bir araya gelir, bir yapılanma söz konusudur. Sohbette bulunan kişiler, maddi olarak destekte bulunmak ister, maaşlarının durumuna göre belli oranda yardımda bulunurlar. Himmet verirler abilere. Bunlar da parayı belli yerlerde kullanır" dedi.

Bu tür sohbetlerde adliye imamlarının, Pensilvanya'dan ya da abilerden direktif değil ama, anekdot şeklinde notlar aktardığına işaret eden Kaplan, şöyle devam etti:

"Özel bir ilginiz yoksa, aynı mahkemede çalışıyorsundur, özel bir yerde beraber çalışmışsındır, insanları tanırsın. Ama adliyede hakim savcı listesi yapılıp herkese dağıtılmaz. Hiç görüşmediğin hakimler vardır belki de paralel yapıdan."

'SADECE CEMAATTEN OLSUN DEMEZ, ÇALIŞABİLECEĞİ İNSANLARI SEÇER'

Paralel yapının Balyoz, Ergenekon, 17- 25 Aralık, Askeri Casusluk davalarında hakim ve savcı atamalarını HSYK üzerinden yapmış olabileceğini ifade eden Kaplan, "Yani muhtemel. Ben kendim o yapının adamı olabilirim. Ankara'da olan işlemlerle ilgili o dönemde bizim atamamızı HSYK yaptı. Oradaki insanlara belli bir talimat verilmiş olabilir. Benim görevlendirmem de oldu. Yani sadece cemaat bağlantısından değil kişisel ilişkilerden dolayı da insanlar çalışırken sadece cemaatten olsun demez. Çalışabileceği insanları seçer heyettekiler" dedi.

'DARBEYE ZEMİN HAZIRLAMIŞIZ'

Kaplan, "Yargıda temiz insanların olması gerektiğini düşünüyorduk, darbe yapacakları değil. Bizim davalardan 2048'e kadar gelecek general, amiral listeleri diye bir liste vardı. '2003'te darbeye teşebbüs etmişler, yine kötü niyetli olabilirler' diye düşündük. Ülkede darbelerin önü artık kesildi, bitti diye seviniyordum. İlk defa belki yargılamayla darbeye ceza verdik, ama kim diyebilir belki de darbeye zemin hazırlamışız. Darbeye zemin hazırlamak için sen mahkemeyi kullan" diye konuştu.

'KUMPAS KURULACAKSA ÖRGÜTLÜ YAPILMAK ZORUNDADIR'

Akrabası olduğunu belirttiği iş adamı Galip Öztürk'e mektubu kendisinin yazdığını da anlatan Kaplan, şöyle devam etti: "Benim savcı olarak takipsizlik verebileceğim bir silahtan 2 yıl hapis cezası aldı. Nasıl aldı? Başka bir adliyedeydi. Hakimi tanımıyorum, ama Galip Öztürk'ün cemaat aleyhine konuşmaları olduğunu düşünüyorum. Çünkü silahtan adliyede 2 yıl hapis çıkmaz ve hızlıca Yargıtay'dan geçti. Şüphelendim, böyle bir şey olmaması lazım. Tabii dosyaları görünce paralel yapının hedefi olduğunu anladım."

Polisin her şeyi bildiğini ifade eden Kaplan, "Evrakı imzalamayacak, kendisini tersleyecek, o işi takip edecek savcıyı bilir. Kumpas kurulacaksa bu iş profesyonel yapılmalıdır. Kendi savcısı bellidir, öyle yürütür. 17 Aralık dosyaları örgütlü suçlarda değildi. 25 Aralık dosyası örgütlü suçlardaydı. O dönem kumpas kuracaksa örgütlü yapılmak zorunda. Hakim savcı bilmeden o iş olmaz" diye konuştu.

'HAYATIM BİTMİŞ DURUMDA'

Geldiği noktada 3 kız sahibi bir baba olarak çok pişmanlık duyduğunu dile getiren Kaplan, şunları söyledi:

"Hayatım bitmiş durumda. Ağırlaştırılmış müebbet, darbeye iştirak, terör örgütü üyesi olmak. Bunların her biri ağır sonuçları olan şeyler. Mal varlığım yok, 3 genç kızım var, onlara bakacak kimse yok, o yüzden kaçmak zorundaydım. Bir arkadaşımın yakını şehit olmuştu darbe gecesi. Şahsen gidip millet için ölen bu insanların kabrinde fatiha okumak isterim. İdeallerim hayallerim bu değildi. Ben vatana ihanet etmek için bu yapı içinde bulunmadım. Çocuklarımı büyütmek, onları okutmak, yaşamak istiyordum. Biz İslam'ın şiddet içermeden anlatılması gerektiğini düşünüyorduk. Ama belli bir noktaya gelinmiş ve şiddete teslim olunmuş."

AİLESİNE SESLENDİ

Savcı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten ihraç edildiğinde cemaatin kendisini yurt dışına götürdüğünü, maaş bağladığını söylediğini televizyondan izlediğini de belirten Kaplan, "Benim şu anda öyle bir şansım yok. Yurt dışına götürülme şansım yok. Çoluk çocuğum perişan olmasın diye yurt dışına da gitmek isterim." dedi. Öte yandan etkin pişmanlıktan yararlanarak, millete daha fazla zarar vermeme adına teslim olmak istediğini de söyleyen Kaplan, son olarak ailesine şöyle seslendi: "Bir meçhuldeyiz kızım, ailem. Hayatım şu anda bir meçhul nereye açıldığını bilmiyoruz ama her şeye rağmen namuslu, iffetli ve başınız dik yaşayın. Ben sizin yüzünüzü kara çıkartacak hiçbir şey yapmadım, yapamam da. Örgütün bir parçasıyım ama suç işlemedim. Suça aracılık ettiysek bu işlere zemin hazırladıysak Allah affetsin."

81 SAVCI VE HAKİM TUTUKLANMIŞTI 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürülen soruşturmada İstanbul Adalet Sarayı’nda ve Gaziosmanpaşa Adliyesi’nde görevli 135 hakim ve savcıdan mahkemeye sevk edilen 81’i tutuklanmış, 36 hakim ve savcı ise adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

Ergenekon Davası’na bakan üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu ile Balyoz Davası’nın savcılarından Hüseyin Kaplan’ın da aralarında bulunduğu 18 hakim ve savcı ise aranıyordu. Hüseyin Kaplan bugün emniyete giderek teslim oldu. Kaplan’ın Çağlayan’dan bulunan İstanbul Adalet Sarayı’na götürüldüğü öğrenildi.


135 HAKİM VE SAVCI İLE İLGİLİ DOSYA ANKARA’YA GÖNDERİLDİ

Öte yandan 135 hakim ve savcı ile ilgili yürütülen soruşturma dosyası geçtiğimiz günlerde yetkisizlik kararı verilerek Ankara’ya gönderilmişti.



Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2016, 13:35
YORUM EKLE

banner33

banner37