Tırda arama yapan jandarmaya soruşturma!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da yaşanan son tır krizinde "kullanılan" jandarma komuta kademesi ve savcı ile ilgili hukuki süreç başlatıldığını açıkladı

Tırda arama yapan jandarmaya soruşturma!

Dünya Bülteni/Haber Merkezi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adana'da durdurulan tırlarla ilgili, "Savcı, benim iznim olmadan kalkıp böyle bir müdahalenin içine giremez, Adalet Bakanlığının haberi olmadan böyle bir müdahalenin içine giremez ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ne getirip ne götürdüğüne bakamaz. Bu, bu paralel yapılanmanın işte diğer bir versiyonudur. Biliyorsunuz daha önce şurada kısa bir zaman önce atılan adımın bir başka devamıdır" dedi.

Erdoğan, Brüksel'e hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin soruları da cevapladı. 

"Adana'da MİT'e ait olduğu söylenen tırlarda silah bulunduğuna dair iddialar ortaya atıldı. Özellikle muhalefet kanadında Kemal Kılıçdaroğlu, MİT'i silah kaçakçılığı yapmakla suçladı. Siz neler söyleyeceksiniz ve o tırlar neler taşıyordu?'' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, şunları söyledi:

"Bir defa bu ifadeyi kullanan kişi bu ülkenin bir muhalefeti olamaz. Dünyada milli istihbarat teşkilatları ne gibi görevler yaparlar, bunlar bellidir. Ne yazık ki Türkiye'deki ana muhalefetin genel müdürü Milli İstihbarat Teşkilatı'nın görev alanlarını bilmeyecek kadar ne yazık ki bulunduğu makamdan uzaktır. Tavsiye ediyorum 26. maddeyi açsın, okusun. Bir defa savcı, benim iznim olmadan kalkıp böyle bir müdahalenin içine giremez, Adalet Bakanlığının haberi olmadan böyle bir müdahalenin içine giremez ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ne getirip ne götürdüğüne bakamaz. Bu, bu paralel yapılanmanın işte diğer bir versiyonudur, biliyorsunuz daha önce şurada kısa bir zaman önce atılan adımın bir başka devamıdır. Ne yazık ki burada jandarmamız da kullanılmıştır. Tabii burada gerek bu savcıyla ilgili, gerekse jandarmayla ilgili, tabii komuta kademesini kastediyorum oradaki eratı kastetmiyorum, hepsiyle hukuki süreç başlatılmıştır, gereği de bunlarla ilgili yapılacaktır. Kendi Milli İstihbarat Teşkilatı'nı dünyaya bu şekilde lanse eden bir insanın vatanseverliğinden ben şüphe ediyorum. Başka bir şey söylemeye de gerek yok." 

ŞİKE DAVASI KARARI

Yargıtay'ın Şike Davası ve Fenerbahçe Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım'la ilgili kararı hatırlatılarak, kararla ilgili değerlendirmesinin sorulması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Zamanlaması itibarıyla bunları ben anlamlı buluyorum. Niye bugüne kadar böyle bir karar açıklanmadı. Şimdi tam seçimin arefesinde niçin böyle bir karar açıklanır. Böyle bir kararı açıklayacaksın, öyle veya böyle, bunu 30 Mart sonrasında da yapabilirdin. Bütün bunlar zihin bulandırmaktan başka bir şey değil. Bunu da anlamlı buluyorum. İşte şu ana kadar yargıdaki o paralel yapı, burada da çok ince hesaplar yapmak suretiyle böyle bir adım attıklarına inanıyorum. Temenni ederiz ki burada da daha henüz tabii hukuki süreç tamamıyla bitmemiştir. Hukuki sürecin devamında ne olur, ne gelir, ne gider onu bilemem sadece zamanlamasının anlamlı olduğunu burada ifade etmek istiyorum.'' 

HSYK DEĞİŞİKLİĞİ

Erdoğan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ile ilgili yasa teklifine ilişkin, "Ne yaparlarsa yapsınlar, biz çıktığımız yolda, anayasa değişikliğine yanaşmadıklarına göre, HSYK ile ilgili yasal düzenlemeyle ilgili attığımız adımı devam ettireceğiz. İnşallah ara vermeksizin arkadaşlarımız bunu parlamentodan çıkaracaklar. Ondan sonrası artık Cumhurbaşkanımızın takdiri. Cumhurbaşkanımızın takdirinden sonraki gelişmeleri de bizler izleyeceğiz" dedi.

HSYK ile ilgili düzenlemeye ilişkin hem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün hem de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in "anayasa değişikliği yapılabilir" açıklamaları olduğunun hatırlatılması ve "Genel Kurul'da söz konusu teklifte bir değişiklik olabilir mi ya da muhalefetin eleştirileri çerçevesinde teklifin geri çekilmesi söz konusu olabilir mi?" diye sorulması üzerine Erdoğan, "Sayın Cumhurbaşkanımız ortaya bir iyi niyet koydu. Biz ana muhalefetle ve diğerleriyle bu tür işlerin yapılamayacağını biliyorduk, biliyoruz" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı Gül'e, "Şu anda yeni anayasayla ilgili çalışmada 60 maddede dört siyasi partinin mutabakatı var. 'Bu mutabık olunanları gelin, çıkarılım' diyoruz, buna yanaşmıyorlar. HSYK ile ilgili de belli bir noktaya gelinmiş, oturup konuşularak burada mutabık kalınsın, bunu da yapalım. Bizden yana anayasa değişikliğinde bu konuyla ilgili en ufak bir terslik olmaz. Arkadaşlarımı ben görevlendiriyorum. Yarın ana muhalefetten de diğerlerinden de randevu alacaklar, ziyaretlerine gidecekler" dediğini aktardı.

"MHP'de çay da içemediler"

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin CHP'yi, MHP'yi ve BDP'yi ziyaret ettiğini anımsatan Başbakan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"CHP'de bir çay içebildiler. MHP'de çay da içemediler, o kadar kısa sürdü. Ardından BDP'yi ziyaret ettiler. Maalesef üçünden de bu ziyaretlerde, herhangi bir olumlu cevap alamadılar. Bu arada Komisyon çalışmaları esnasında, biliyorsunuz, itiraz ettikleri konularda da arkadaşlarımız gerekli değişiklikleri Komisyon'da yaptılar. Bunların ötesinde de herhangi bir değişiklik söz konusu olabilirse, olursa bunları da Genel Kurul'da yapabileceğimizi de biz deklare ettik, buna da açığız.

Sayın Cumhurbaşkanı'na 'Evet, biz bu tür değişikliği, anayasa değişikliğini yapmaya varız' diyeceksin, dışarı çıkacaksın, dışarıda 'Biz anayasa değişikliğinde yokuz' diyeceksin. Ondan sonra da kalkıp AK Parti ile ilgili olarak, 'Biz, AK Parti ile anayasa değişikliğini yapamayız' diyeceksin. Arkadaşlarımız görüşmeyi yapacak, perşembe günü, iki gün sonra bize dönecekler, 'Hayır' diyecekler. CHP'nin bu ülkede yasama organında da yürütme organının çalışmalarında da hiçbir zaman ülkemize, katkı sağlayacak, demokrasisine katkı sağlayacak bir adımı bugüne kadar olmamıştır, bundan sonra da olmaz. Çok açık, net bunu söylüyorum.

Komisyonda nasıl kavga, gürültü, patırtı çıkardıysalar, herhalde şimdi yine 'Biz, Genel Kurul'da bunu ne kadar engellersek buradan zaman kazanırız' diyecekler, bu tür şeyleri yapacaklar. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz şu anda çıktığımız yolda, anayasa değişikliğine yanaşmadıklarına göre, biz HSYK ile ilgili yasal düzenlemeyle ilgili attığımız adımı devam ettireceğiz ve çarşamba gününden itibaren bu devam edecektir. İnşallah, ara vermeksizin arkadaşlarımız süratle bunu parlamentodan çıkaracaklar. Ondan sonrası artık Cumhurbaşkanımızın takdiri. Cumhurbaşkanımızın takdirinden sonraki gelişmeleri de bizler izleyeceğiz."

CENEVRE 2

Cenevre-2 Konferansı'na kısa süre kala, Cilvegözü Sınır Kapısı karşısındaki Suriye'nin Babel Hava Sınır Kapısı yakınlarında gerçekleşen patlamayı nasıl değerlendirdiğinin sorulmasına karşılık Başbakan Erdoğan, "Oradaki olayların Cenevre ile ilgisi, alakası yok. Orada zaten her gün bu tür olaylar devam ediyor" dedi.

Cenevre-2 Konferansı öncesinde Suriye Ulusal Koalisyonun konferansa katılacaklarına dair adım attıklarına işaret eden Başbakan Erdoğan, bu arada Cenevre-1 Konferansı'nın sonuçlarının İran tarafından kabul edilip edilmeyeceğinin ve BM'nin İran'ı davetinin gündemde olduğunu kaydetti. İran'ın Cenevre-1 Konferansı'nın sonuçlarını kabul etmemesi halinde ABD'nin ve muhalefetin olumsuz yaklaşımının söz konusu olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, "Babel Hava'daki olayların bununla ilgisinin olduğunu düşünmüyorum. Orası her an zaten sıkıntıda ve bu sıkıntılı süreç devam ediyor. Temenni ederiz ki Cenevre-2 Suriye ve Ortadoğu için hayırlara vesile olan bir süreç olur" değerlendirmesinde bulundu. 

EKONOMİDEKİ SIKINTILAR

Başbakan Erdoğan, dolar ve avronun Türk lirası karşısında son yılların en yüksek seviyesine ulaştığı belirtilerek, "Bunun için bir tedbiriniz olacak mı, yükselişi neye bağlıyorsunuz" diye sorulması üzerine, şunları söyledi:

"Başbakan Yardımcım, değişik televizyon kanallarında süreçle ilgili düşünceleri anlatıyor. Tabii olay, 17 Aralık'a bağlanırsa bu yanlış olur. Şu anda ABD'de FED'in yaptığı girişimler var, ülkemizde bu olayı, ben zaten süreklilik arz edecek bir olay olarak görmüyorum. Türkiye'den para çıkışı sıkıntı verecek bir konumda değil. Rakamlar cüzi rakamlar. Bunları Türkiye, rahatlıkla absorbe edecek konumdadır.

Şu anda gerek Başbakan Yardımcımın dün akşam yapmış olduğu konferansta, uluslararası noktada attığı bir adım var. Yine Maliye Bakanımın Londra, ABD seyahatiyle oralardaki çevrelerle yapacakları görüşmeler, çalışmalar var. İnanıyorum ki bu çalışmalarla olay, çok daha farklı bir havaya girecektir. Bizim bu seyahatimiz bundan sonra liderlerle yapılacak karşılıklı görüşmeler, bizim atacağımız başka adımlar var, bu adımlarla birlikte de yine normale dönecektir diye düşünüyorum."

OFİSTE BÖCEK

Erdoğan, çalışma ofisinde bulunan böceklerle ilgili teftiş kurulunun çalışma yaptığı anımsatılarak, kendisine rapor sunulup sunulmadığına ilişkin bir soru üzerine de, ''Sanıyorum dönüşümde herhalde tamamlanacak. Dönüşümde bana sunacaklar'' dedi.

KUZEY IRAK PETROLÜ

Kuzey Irak'tan Türkiye'ye petrol akışıyla ilgili tartışmalar ve Irak Başbakanı Maliki ile karşılıklı ziyaretlerle ilgili bir soru üzerine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda Irak Başbakanı'nın ziyareti söz konusuydu, sıra onlarda. Fakat petrol akışıyla ilgili şu anda herhangi bir şey söz konusu değil, zaten başladı ve bu konuyla ilgili olarak ben Kuzey Irak Yerel Yönetimiyle ilgili yetkililerle, yani Sayın Neçirvan Barzani'yle yaptığım görüşmeyi konuşabilirim, bunun dışında diğerlerini konuşmamın bir anlamı yok. Ve burada biz kendileriyle ne konuştuysak ne görüştüysek onun devamı istikametinde sürecin devam ettiğini biliyorum. Şu ana kadar olumsuz, bize Kuzey’den gelen herhangi bir şey yok. Biliyorsunuz yüzde 17 anayasal hakları var ve bu yüzde 17 anayasal haklarını Türkiye üzerinden paylaşmak istiyorlar. Olayın aslı budur. Bunun dışında olanlar sadece bana göre laf-ı güzaftır."

"BRÜKSEL'DE ALGI OPERASYONUNU ANLATACAĞIZ"

Erdoğan, Brüksel ziyaretinin Türkiye'de yaşananları en doğru ve tarafsız şekilde muhataplarına anlatma fırsatı vereceğini belirterek, "İnşallah bu ihanet şebekelerinin oyunları da bu şekilde bozulacaktır. Türkiye'ye özellikle yolsuzluklarla kararlı şekilde mücadele eden bir iktidarın, yargıya değil yargı içindeki örgütlenmeye müdahale edildiğini, muhataplarımıza açık ve net şekilde delilleriyle ortaya koyacağız" dedi.

Brüksel ziyaretinde AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ve diğer üst düzey yetkililerle de görüşeğini bildiren Başbakan Erdoğan, "Belçika'ya İşgücü Göçünün 50. Yıl Dönümü" sempozyumu ile Tüm Sanayici ve İşadamları Derneğinin düzenlediği "TÜMSİAD Avrupa Buluşması"na da katılacağını söyledi.

Erdoğan, ziyaretinde Türkiye'nin AB ile ilişkileri, bölgesel ve uluslararası meselelere ilişkin görüş alışverişinde bulunacaklarını anlatarak, "İnanıyorum ki ziyaretim AB ile ilişkilerimizin mevcut durumunun değerlendirilmesi ve ileriye götürülmesi bakımından faydalı olacaktır" diye konuştu.

Ziyaret vesilesiyle, Türkiye'de son zamanda yaşananları, doğru ve tarafsız bir şekilde muhataplarına anlatacaklarını ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"17 Aralık girişimi, hepinizin yakından izlediği gibi, bir algı operasyonu ile birlikte sürdürülmek istendi. Bu algı operasyonu, Türkiye içinde tutmadı. Bu operasyonu hazırlayanların çok yoğun bir şekilde, başta Avrupa olmak üzere dünyada belli çevreleri etki altına almaya çalıştıklarını görüyoruz. Uluslararası basında çıkan haberlerle, internette, sosyal medyada yapılan kampanyalarla bazı lobilerin çirkin girişimleriyle Avrupa ve dünyada olduğundan farklı bir fotoğrafın verilmeye çalışıldığını görüyoruz. Özellikle malum bazı odakların ihanet derecesinde kendi ülkelerini, ekonomilerini kötülemek için yurt dışında yoğun propaganda yaptıklarını gözlemliyoruz. Brüksel ziyaretimiz, Türkiye'de yaşananları en doğru ve en tarafsız şekilde muhataplarımıza anlatmamıza fırsat verecektir. İnşallah bu ihanet şebekelerinin oyunları da bu şekilde bozulacaktır. Türkiye'ye özellikle yolsuzluklarla kararlı şekilde mücadele eden bir iktidarın, yargıya değil yargı içindeki örgütlenmeye müdahale edildiğini, muhataplarımıza açık ve net şekilde delilleriyle ortaya koyacağız."

2014'ün ilk haftalarında Brüksel ile başlayan temasların ivme kazanarak devam edeceğini belirten Başbakan Erdoğan, önümüzdeki günlerde önce Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande'nin Türkiye'yi ziyaret edeceğini, ardından kendisinin Almanya'ya ziyarette bulunacağını dile getirdi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün İtalya'da resmi temaslarda bulunacağını, İspanya'dan da Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleşeceğini aktararak, "Bu yoğun trafik, inşallah yıl boyunca devam edecek. 2014, AB üyelik sürecimizde inanıyorum ki bir dönüm noktası, bir dönüm yılı olacaktır. Bununla eş zamanlı olarak, 2014, demokratikleşme adımlarımızın da yoğunluk kazandığı tarihi bir yıl olacak. 17 Aralık müdahale girişimi, başarısız bir girişim olmuş ancak Türkiye'de demokratikleşmenin ve çözüm sürecinin önündeki engel ve direncin de kalkmasına vesile olmuştur. Prangalarını özellikle geride bırakan Türkiye, 2014 ve sonrasında daha kararlı, daha cesur şekilde reformlarını sürdürecektir" değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan açıklamalarının ardından özel uçak "ANA" ile Brüksel'e gitti.

Başbakan Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'ndan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başbakanlık Müsteşarlığına atanan Fahri Kasırga, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel ve diğer ilgililer uğurladı.

Erdoğan'la eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, milletvekilleri ve bürokratlar da Brüksel'e gitti.

 

Güncelleme Tarihi: 21 Ocak 2014, 07:16
banner53
YORUM EKLE

banner39