TSK'nın yurtdışındaki BM görevine onay

BM'nin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında TSK'nın yurt dışına gönderilmesi ve kuvvetlerin kullanılması için hükümete bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi

TSK'nın yurtdışındaki BM görevine onay

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

TBMM Genel Kurulunda, Birleşmiş Milletler'in (BM) Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti'nde icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) yurt dışına gönderilmesi ve kuvvetlerin kullanılması için hükümete bir yıl süreyle izin verilmesine ilişkin Başbakanlık Tezkeresi kabul edildi.

HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, tezkere üzerinde yaptığı konuşmada, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında kurumlarda yapılan değişiklikler konusuna değindi.

Bilgen, "Silahlı kuvvetlerin Cumhurbaşkanlığına bağlanması ya da Milli Savunma Bakanlığının pozisyonunun güçlendirilmesi olumlu gibi gözükse de sonuç itibarıyla bizim derdimizi çözmeye, 15 Temmuz'da yaşadığımız ve daha önce defaten yaşanan, yapısal değişiklikler yapılmasa, ileride de muhtemelen yaşanabilecek bu tip gelişmeleri önlemeye asla yetmez." diye konuştu.

Darbelerle mücadele konusunda üzerinde en çok odaklanılması gereken konulardan birisinin, parlamento ve sivil denetimin kurumsallaşmasının önündeki engelin ne olduğuyla yüzleşilmesi olduğunu ifade eden Bilgen, "Eğer siz insan hakları örgütlerini, STK'ları ya da parlamentodaki partileri de tehdit unsuru olarak görüyorsanız, ötekileştiriyorsanız, düşman kategorisinde görüyorsanız, elbette silahlı kuvvetlerle ilgili alanı mahremleştirirsiniz, onu korumak için şeffaflığını önleyecek işler yaparsınız. Ama uluslararası anlaşmalar, askeri eğitimler, silah alımları, NATO içindeki pozisyonunuz ve bu teknoloji ile bunlar mahrem olmaktan çıkmıştır. Gizlilik özelliğini büyük oranda kaybetmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Şirin Ünal, 15 Temmuz gecesi ülkenin her köşesinde, sokaklarda, her siyasi anlayıştan, meşrepten ve dünya görüşünden insanlar olduğunu söyledi.

Türkiye'nin o geceden beri, gerektiğinde tüm farklılıklarının üzerine çıkarak, hürriyetini ve geleceğini sahiplenme iradesine sahip olduğunu dost, düşman, herkese gösterdiğini dile getiren Ünal, "Türkiye hakkında yapılan olumsuz hesapların tamamı 15 Temmuz'da geçerliliğini yitirmiştir. Sanıldı ki PKK'sından DAEŞ'ine kadar dünyanın en eli kanlı, en vahşi terör örgütleri Türkiye'nin üzerine salınırsa bu ülke siner. Sanıldı ki FETÖ mensubu üniformalı teröristler, uçakları, tankları ve toplarıyla sokağa çıkartıldığında bu millet teslim alınır. Ama öyle olmadı. Allah bir daha ülkemize bu acıları yaşatmasın." dedi.

Şirin Ünal, Türkiye'nin, işbirliği ve ortaklık politikası kapsamında halen BM şemsiyesi altında Lübnan, Afganistan, Mali, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya, Güney Sudan, Fildişi Sahili ve Darfur'da; NATO kapsamında Kosova, Afganistan ve Akdeniz; Avrupa Birliği şemsiyesi altında ise Bosna-Hersek ve Kosova'da yürütülen barışı destekleme harekat ve misyonlarına katıldığını söyledi.

"NATO-Avrupa Birliği işbirliği bağlamında karşılaştığımız tüm engellemelere rağmen ortak güvenlik ve savunma politikasına katılımı; gerek Avrupalı bir NATO müttefiki; gerekse Avrupa Birliğine katılım sürecinde olan 'aday ülke' sıfatıyla ulusal güvenlik siyasetimizin bir gereği olarak görmekteyiz." diyen Ünal, gündeme geldiği günden itibaren ortak güvenlik ve savunma politikasının Türkiye tarafından AB'ye üyelik perspektifi de dikkate alınarak imkanlar ölçüsünde desteklendiğini, NATO destekli ya da otonom AB harekat ve misyonlarına katılım sağlandığını bildirdi.

Ünal, Bosna’daki Barış Gücü’ne 239 personelle katkıda bulunan Türkiye'nin, Kosova’daki AB Hukuk Misyonu’na ise 3 personelle katkıda bulunduğunu söyledi. Ünal, Türkiye'nin Afrika ortaklık politikasının kıtada barış ve istikrarın tesisine, siyasi, ekonomik ve sosyal kalkınmaya yardımcı olmayı; bu amaçla siyasi, ekonomik, ticari, insani yardım, yeniden yapılanma, güvenlik, kamu diplomasisi ve arabuluculuk alanlarında karşılıksız yardımda bulunmayı içerdiğini bildirdi.

Şirin Ünal, şöyle konuştu:

"Afrika’da bölgesel istikrar ve barış için tehdit oluşturan insani ve siyasi krizlerin çözümüne ülkemizce askeri katkıda bulunulmasının, bölgede ve genel olarak Afrika kıtasında izlemekte olduğumuz faal dış politikamızın doğal bir uzantısını oluşturacağı değerlendirilmektedir. Bu yaklaşımdan hareketle; hüdut, şümul, miktar ve zamanı hükümetimizce takdir ve tespit edilmek üzere, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Birleşmiş Milletlerin Mali ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde icra ettiği harekat ve misyonlar kapsamında yurt dışına gönderilmesi ve hükümet tarafından verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için Anayasanın 92. Maddesi uyarınca bir yıl süreyle izin verilmesini sağlayan bu tezkerenin ülkemiz ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına hayırlı olmasını temenni ediyorum."

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2016, 19:12
YORUM EKLE

banner33

banner37