banner39

Türk devleri güçlerini birleştirdi: Yerli solunum cihazı teslim edildi

En gelişmiş görüntüleme araçları ile donatılan Başakşehir Şehir Hastanesine, 14 günde seri üretim bandından indirilen 100 yerli ve milli yoğun bakım solunum cihazı teslim edildi.

Güncel 20.04.2020, 15:30
Türk devleri güçlerini birleştirdi: Yerli solunum cihazı teslim edildi

Başakşehir Şehir Hastanesinin ilk etabı bugün açıldı. Açılış törenine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan videokonferans yöntemiyle katıldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da törende konuşma yaptı.

Hastane açılışında üzerinde "Made in Türkiye" ibaresi yer alan yerli yoğun bakım solunum cihazları da teslim edildi.

Törende konuşan Bakan Varank, onlarca mühendisin gece gündüz çalıştığını ve 14 gün gibi kısa bir sürede seri üretim bandından ilk yerli ve milli yoğun bakım solunum cihazlarını indirdiklerini söyledi.

"Bugün testleri tamamlanmış ürünlerin bir kısmını Sağlık Bakanlığımıza teslim ediyoruz. İnşallah mayıs sonuna kadar 5 bin cihaz üretilmiş olacak. Tüm çabamız, sağlık çalışanlarımızın insanüstü emeklerine bir nebze de olsa katkı sağlamak." 

"Sağlık çalışanlarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum"

Koronavirüs salgınının pek çok gelişmiş ülkeyi aciz bırakırken, Türkiye'nin ayaklarının üzerinde dimdik durduğunu belirten Varank, "İşte bugün bu ekosistemin bir parçası olacak muhteşem bir hastanenin açılışındayız. Bu süreçte büyük fedakarlık gösteren, canla başla çalışan sağlık çalışanlarımıza bir kez daha huzurunuzda teşekkür ediyorum. Başakşehir Şehir Hastanesi gibi modern yatırımlar, sağlık çalışanlarımızın emeklerine yaraşır adımlardır. Bugün hastanemizin açılışının yanında yerli ve milli yoğun bakım solunum cihazlarının ilk teslimatını da gerçekleştiriyoruz" dedi.

"Tüm çabamız, sağlık çalışanlarımızın emeklerine katkı sağlamak"

Mustafa Varank, bu küresel salgın henüz Türkiye sınırlarına girmeden çok önce Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla tedbirleri almaya başladıklarını anlatarak, bu salgında en kritik ihtiyaçlardan birinin yoğun bakım solunum cihazları olduğunu söyledi.

Sağlık Bakanlığının envanterinin solunum cihazı noktasında da güçlü olduğunu belirten Varank, şunları söyledi:

"Biz, süreç içinde bir sıkıntıyla karşılaşmamak adına bu işin ne kadar kritik olduğunun bilinciyle hareket ettik. Malumunuz, bugün bu cihazları ya da parçalarını, parasını verseniz dahi satın alamıyorsunuz. İşte bu yüzden kendi imkanlarımızla bu cihazları üretmek için Sağlık Bakanlığımızla eş güdüm içerisinde sürecin daha başında harekete geçtik. Çünkü biz, araştırma geliştirme alt yapılarımıza, çalışkan ve becerikli mühendislerimize güveniyoruz.

Nitekim bakanlığımızın destekleriyle kurulan Biosys isimli bir girişim firmasının bu alanda yaptığı çalışmalar, geliştirdiği bir ürün zaten vardı. Bu çalışmaları hızla seri üretime dönüştürmek için yerli firmalarımız bir milli seferberlik başlattı. Bugün testleri tamamlanmış ürünlerin bir kısmını Sağlık Bakanlığı'mıza teslim ediyoruz. İnşallah mayıs sonuna kadar 5 bin cihaz üretilmiş olacak. Tüm çabamız, sağlık çalışanlarımızın insanüstü emeklerine bir nebze de olsa katkı sağlamak." 

Fotoğraf: AA

"Bu Türkiye'nin gücüdür"

Bakan Varank, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda bu cihazları sadece Türkiye için değil, şu an bu salgınla boğuşan tüm insanlık için ürettiklerini belirterek, şunları anlattı:

"Ülkemizin ihtiyacının olmadığı durumlarda diğer ülkelere de bu cihazlar çok rahat bir şekilde gönderilebilir. Böyle bir küresel salgın döneminde yardım isteyen değil, yardım eden bir ülke olmak bizleri gururlandırıyor. Bu Türkiye'nin gücüdür. Bu Türk mühendislerinin gücüdür."

Bu süreçte emeği geçen herkese, özellikle Arçelik, ASELSAN, Baykar ve Biosys firmalarına şükranlarını sunduğunu anlatan Varank, "Rabbim, inşallah bu sıkıntılı dönemin üstesinden ülkece gelmeyi bizlere nasip etsin diyorum. Hem Başakşehir Şehir Hastanemizin hem de yerli ve milli yoğun bakım solunum cihazlarımızın hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi. 

Kaynak: AA

banner53
Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?