Türkiye'nin demografik DNA haritası çıkarıldı!

Kültürel Kodlar, Rakamlarla Türkiye, Gerçekleriyle Türkiye, Değişen Dinamikler, Genel Medya Ortamı ve Dijital Çağ üst başlıklarında 7 kişilik uzman bir ekiple hazırlanan Türkiye'nin DNA'sı 2018 başlıklı çalışma bir yıllık zaman zarfında 17 il ve 26 ilçede binlerce kişiyle yüz yüze görüşülerek titiz bir çalışmayla ortaya çıkarılmış.

Türkiye'nin demografik DNA haritası çıkarıldı!

İbrahim Ethem Gören / Dunyabulteni.net

Sepeed Medya, Türkiye'nin demografik DNA haritasını çıkardı. Kültür Sanat editörümüz İbrahim Ethem Gören, Speed Medya Başkanı Ahmet Akyol ile görüşerek kurumun, şirketlerden piyasaya, şahıslardan devlet yönetimine kadar ülkemizde hemen herkesi ve kesimin davranışlarını etkileyen toplumumuzun demografik yapısını ve davranış biçimlerini gözler önüne seren Türkiye'nin DNA'sı 2018 raporunu inceleyerek teşrih masasına yatırdı. 

Akyol, çalışmalarının amacını "Biz her yıl Türkiye'nin değişen demografik yapısını özetlemeye çalışıyoruz. Ve muhtaplarımızla bunu paylayıp güncelliyoruz. Böylelikle ürün ve markalarla ilgili alınacak yeni kararların toplumun gerçekleri ve sahip olduğu vizyona göre alınmasına katkı temin ediyoruz" cümleleriyle özetliyor.

AKYOL: ÜLKEMİZİN DEMOGRAFİK YAPISI HIZLA DEĞİŞİYOR

Türkiye'de özellikle genç nüfus yoğun olduğu için genç nüfusun sosyal etkinlikleri ve demografik yapısının çok hızlı değişim gösterdiğine vurgu yapan Ahmet Akyol, bu değişimin etkilerinin de markalardan şirket ve devlet yönetimine kadar her kesimi ilgilendirdiğini belirttikten sonra sözlerini "Bu yüzden tüm şirketler bu genç nüfusa seslenirken araştırmamızı rehber edinmeli."

Kültürel Kodlar, Rakamlarla Türkiye, Gerçekleriyle Türkiye, Değişen Dinamikler, Genel Medya Ortamı ve Dijital Çağ üst başlıklarında 7 kişilik uzman bir ekiple hazırlanan Türkiye'nin DNA'sı 2018 başlıklı çalışma bir yıllık zaman zarfında 17 il ve 26 ilçede binlerce kişiyle yüz yüze görüşülerek titiz bir çalışmayla ortaya çıkarılmış.

Editörümüz İbrahim Ethem Gören, Türkiye'nin DNA 2018 Raporu'nu okuyucularımız için değerlendirdi. 

TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASIMIZA; MEDENİYETİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ.

Farklı kültürleri tarihinde barındırmış topraklarda yaşıyoruz. Ve bu tarihi miras, kültürel kimliğimizi oluşturken, tarihi ve kültürel mirasımıza; medeniyetimize sahip çıkıyoruz.
Aile müessesesi en güçlü yönlerimizden biri. Bireysel değil, kollektif yaşıyoruz. Oldukça güçlü aile ve toplum bağlarına sahibiz. Dünya ortalamasında bireysellik yüzde 47 iken bu oran ülkemizde yüzde 36. 
Uzun dönemli plan yapmayı sevmiyoruz. Günlük yaşıyoruz. Bu noktada halkımız yüzde 46'lık oranla, Hofstede Cultural Dimensions verilerine göre dünya ortalamasıyla eşit seviyede. 

TÜRKİYE'DE DEVLET EBED MÜDDET ANLAYIŞI HÂKİM

Türkiye'de devlet ebed müddet anlayışının geçerliliğini koruduğunu gözlemliyoruz: Otoriteye, devlet büyüklerine saygımız yüksek.
Aidiyet, hızlı reaksiyon verme, yardımlaşma, aile bağlarının kuvvetli oluşu, geleneklere bağlılık ve pratik zekâmız dünya ortalamalarının üzerinde. Özellikle iftihar etmemiz gereken hususların başında yardımlaşma geliyor. Türkiye GSMH oranına göre dünyanın en fazla yardım eden ülkesi durumunda.

İYİMSERİZ

Araştırmada halkımız bugününden memnun; gelecekten ümitli ve iyimser bir bakış açısına sahip. Ankete katılan her yüz kişiden 35'ü terörü; 23'ü de ekonomiyi en önemli sorun olarak algılıyor. Bunları, yüzde 12 ile eğitim; yüzde 8 ile de kadınlara yönelik sorunlar takip ediyor.

17'İNCİ BÜYÜK EKONOMİ

Türkiye'nin ekonomisi de yıldan yıla gelişiyor. Türkiye, IMF rakamlarına göre dünyanın 17’inci büyük ekonomisine sahip. Türkiye yeni yönetim sistemiyle ilk 10'a girmeye aday. Bununla birlikte kişi başına düşen gelirde orta sıralarda yer alıyoruz. Türkiye 10.434 USD'lik kişi başı gelir ile 79. sırada bulunuyor. 

NÜFUSUMUZ YAŞLANMAYA DEVAM EDİYOR: EN AZ 3 ÇOCUK

Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 'en az 3 çocuk tavsiyesinde yerden göğe kadar haklı. Nitekim ülkemizde beklenen yaşam süresi artarken buna paralel olarak da nüfusumuz yaşlanma eğiliminde. Nüfusun yaş yapısının önemli bir göstergesi olan ortanca yaşın 2018 yılında 32; 2023'te 33,5; 2040'ta 38,5; 2060'ta 42,3; 2080'de ise 45 olması bekleniyor.

EVDE OTURUYORUZ

Türkiye'nin tatil alışkanlıkları da incelenmiş. Çarpıcı sonuçhar var. Speed'in uzmanlarının hazırladığı istatistik verilerine göre halkımızın sadece %20'si son bir yılda tatile gitmiş.

EĞİTİM GRAFİĞİMİZ YÜKSELİŞ EĞİLİMİNDE

Son 10 yıllık eğitim verileri hem genel olarak, hem de kadınlar özelinde eğitim düzeyinin yükseldiğini söylüyor. Dolayısıyla kadınların ilkokuldan yükseköğretime kadar hemen her kademede erkekler kadar eğitim imkânlarına ulaşabildiğini söylemek mümkün.

Dünyada okuryazarlık oranı yüzde 86. Türkiye'de ise yüzde 96. Bu oran AB ülkelerinde yüzde 99 seviyelerinde.

TÜRKİYE'DE HER İKİ KİŞİDE BİRİ İŞGÜCÜNE KATKI SAĞLIYOR

Ülkemizde her iki kişiden biri işgücüne katılıyor. Türkiye’de istihdam oranı yüzde 46 olurken, genç işsizlik oranında nisbi bir yükseliş söz konusu. Geçtiğimiz günlerde açıklanan 100 Günlük Strateji Planı'nda yer alan yatırımların işsizliği azaltma yönündeki etkileri önümüzdeki yıllarda istatistiklere yansıyacak. 

YOKSUL BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ

Speed Medya'nın araştırmasına göre dünyada yüzde 71’lik kesim, düşük gelirle veya yoksulluk sınırında yaşam mücadelesi veriyor. 
2017 yılında küresel servetin yüzde 82’lik dilimi en zengin yüzde 1’lik kesime gidiyor. Türkiye için, dünya ortalamasının çok üzerinde adil bir gelir dağılımından söz edebiliriz. Memleketimizde en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay oranı yüzde 47.

Nüfusumuzun yüzde 14,3’ü yoksulluk sınırının altında kalırken; okur-yazar olmayanların yüzde 26,2’si; üniversite mezunlarının ise yüzde 1,7’si yoksul kategorisinde değerlendiriliyor.

ÇEKİRDEK AİLE YAPIMIZ KORUMA ALTINDA

Türkiye’deki hanelerin yüzde 66’sı çekirdek aile. Bununla birlikte kentleşme hızına paralel olarak geniş aile yapısına yönelik tehditler de yok değil. Türkiye'deki hane sayısı artarken hane halkı sayısı azalıyor. 2012 yılında 3,7 olan ortalama hane halkı büyüklüğü, azalma eğilimi göstererek 2017 yılında 3,4 kişiye işaret ediyor. Türkiye'de son 5 yılda tek kişilik hanelerin sayısında yüzde 79'luk bir artış göze çarpıyor.
Tek kişilik haneler, sadece eşlerden oluşan çocuksuz haneler, yalnız ebeveyn ve çocuklardan oluşan haneler toplam hanelerin yüzde 38’ini teşkil ediyor.

İSTANBUL, İSTANBUL...

İstanbul, gelir seviyesi, sosyal yaşam ve altyapı hizmetlerine erişim açısından diğer illerden oldukça önde. Çalışma hayatının sonucunda daha fazla maddi ve sosyal imkana erişilebilirlik bakımından Zonguldak; sağlık hizmetlerinden faydalanma ve memnuniyet açısından Isparta; eğitim alanında Tunceli; yaşam memnuniyeti açısından Sinop öne çıkan illerimizi teşkil ediyor. 

KADINLARIMIZ DAHA MUTLU

Kadınlarımız daha mutlu. Kadınlarda mutluluk oranı 2016 yılında yüzde 65 iken 2017 yılında yüzde 62’ye gerilemiş; erkeklerde bu oran yüzde 58’den yüzde 54’e düşmüş.
Yaş gruplarına göre ise, 2017 yılında en yüksek mutluluk oranı yüzde 65 ile 18-24 yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 53 ile 45-54 yaş grubunda gerçekleşmiş.

GENÇLİĞİMİZ İYİMSER

Türkiye’deki gençler gelecekleri konusunda iyimser. Gençlerimizin kâhir ekseriyeti yaşam şartlarının gelecekte daha iyi olacağı kanaatini taşıyor.
Gençlerin yüzde 70'i müzik aleti çalma, çizim ya da resim yapma gibi sanatsal aktivitelere zaman ayırmıyor; yarısı ise spor ya da herhangi bir egzersiz yapmıyor. 

GENÇLERİN GÖZÜ "DAYI"LARINDA!

Anket sonuçları gençlerimizin yarısından fazlası, hayatta başarı elde etmek için “tanıdıkları” olmasının okul başarısından daha önemli olduğunu düşünüyor.

DİNDAR BİR TOPLUMUZ

Her 10 bireyden 8’i için din, hayatlarına yön veren en önemli olgu; Türkiye’deki en güçlü tutumlardan biri olan bu trend, Speed'in son 4 dönem araştırmasında sabit bir olgu. 
Araştırmanın sonuçlarını irdilemeye devam ediyoruz. 

Her 4 bireyden 3’ü eskiden insanların daha mutlu, erdemli ve kibar olduğunu düşünüyor. Her 10 bireyden 7’si ise kendini zaman zaman mutlu edecek küçük lüksleri olsun istiyor. 
Her 10 bireyden 7’si dış dünyanın acımasız, tahmin edilemez gerçeklerinden özellikle evde kalarak kendini koruma ihtiyacı hissediyor. 

EVLİLİKTE AİLE TAVSİYESİNE UYUYORUZ

Gençlerimiz evlilik tercihlerinde aile büyüklerinin tercihlerine saygılı. Eş ile tanışmada aile ve çevre etkisi büyük olurken, genç yaştaki kişilerde sosyal çevre daha etkin oluyor.

NÜFUSUMUZUN yüzde 13'Ü VAKIF YA DA DERNEK ÜYESİ

Türkiye'de Sivil Toplum Kuruluşları Üye ve Gönüllü istatistiklerine göre Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 13'ü dernek ve vakıf üyesi. Türkiye'de her 726 kişiye bir dernek/vakıf düşüyor.

KÜLTÜREL FAALİYETLERE KATILIM SEVİYESİ DÜŞÜK

Halkımızın kültürel faaliyetlere katılım seviyesi bir hayli düşük. Araştırma sonuçları son bir yılda her yüz kişiden 23'ünün kitap aldığını, yüzde 4'ünün müzeye gittiğini; her yüz kişiden sadece üç kişinin de sanat sergisine katıldığını gösteriyor.

BOŞ ZAMANLARDA TV İZLİYORUZ

Anket katılımcılarının büyük bölümü kendilerine iletilen "Boş zamanlarınızı ne yaparak değerlendirirsiniz?" şeklindeki soruya "TV izliyorum" cevabını vermiş. Bunu arkadaşlarla vakit geçirmek, internet kullanmak, yürüyüş yapmak, alışverişe çıkmak, AVM gezmek ve kitap okumak cevapları takip ediyor.

AVM'LERİ HÂLÂ ÇOK SEVİYORUZ

Türkiye’de 2017 verilerine göre toplam 402 adet AVM bulunuyor. Bu rakamın 2018 sonunda 410’a ulaşması bekleniyor. 2017’de AVM ziyareti yapan kişi sayısı ise 2,2 milyar.

KREDİ KARTI KULLANIMI ARTIYOR

Türkiye'de kredi kartı sayısı 60 milyon. Kredi kartı kullanımı da her geçen yıl yüzde iki oranında artıyor. Dolayısıyla kredi kartları tüketimin en önemli aracı konumunda. 

LÜKS YAŞAMA MERAKLIYIZ

Globalde yüzde 6,8 büyüyen lüks ürünler kategorisi, jeopolitik etkilere rağmen yerelde çok daha iyi performans göstererek yaklaşık yüzde 8,4 büyüme kaydetmiş. Speed Medya'nın CEO'su Ahmet Akyol söz konusu artışın sebeplerini demografik çerçeveden inceleyerek "Orta sınıfın gelirindeki artış. Kadınların iş gücüne katılım oranında meydana gelen artış. Genç nüfusun tüketim alışkanlıklarında meydana gelen değişim.  Değişen yaşam biçimi trendleri. Yüksek öğrenim oranlarındaki artış ve kentleşme oranındaki artış" ile telif ediyor.

YURTDIŞINA DAHA ÇOK ÇIKIYORUZ

Ekonomideki olumlu trend, yurtdışı seyahat sayısındaki artışa da yansıyor. 2017 yılında yurtdışına çıkan vatandaşlarımızın sayısı 2016 yılına göre yüzde 17.1 oranında artarak 9 milyon 440 bin 457 seviyesine yükselmiş durumda. 
Sıklıkla komşu ülkeleri ve Avrupa’yı tercih ediyoruz. Gürcistan, Yunanistan, Bulgaristan, Almanya, İtalya, İran, Azerbaycan, Fransa, Ukrayna ve ABD en çok seyahat ettiğimiz 10 ülkeyi oluşturuyor.

KENTLİ NÜFUS, KIRSAL KESİM NÜFUSUNUN ÖNÜNE GEÇTİ

Kentlerde yaşamayı tercih ediyoruz. Geçtiğimiz 10 yılda ilk defa kent nüfusu kır nüfusunu geçti ve büyük bir hızla aradaki mesafe açılıyor.
Son zamanlarda İstanbul’un göç veren, Ege illerinin ve özellikle İzmir’in göç alan pozisyonuna geldiği gözlemleniyor. 2017 TÜİK verilerine göre Ege Bölgesi’nin en çok göç aldığı yer İstanbul.
Bu veri de TÜİK'ten: Ege’ye göç eden nüfusun yüzde 29’u yüksekokul ve fakülte mezunu.

258 MİLYON KİŞİ DOĞDUĞU ÜLKEYİ TERK ETMEK ZORUNDA KALDI

Dünyada çatışmalardan ve yaşam koşullarındaki zayıflıktan ötürü doğudan batıya ciddi bir göç var.  Bu durum, Batı ile Doğu arasındaki Türkiye’yi bir geçiş coğrafyasına çeviriyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre 258 milyon kişi doğup büyüdüğü ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Batılı ülkeler göçmen siyasetinde kelimenin tam manasıyla sınıfta kaldı. 2000 yılından bu yana göçmen sayısında %49 oranında bir artış gözlenirken özellikle AB ülkeleri göçmenlere sıfır töleransla yaklaşmakta.

ÜLKEMİZ GÖÇMENLERİN ANA VATANI

Tarih boyunca darda kalana elini uzatan, evini-barkını açan insanlarımız göçmenlere karşı aynı âlicenaplığı göstermeye devam ediyor. Türkiye, kelimenin tam anlamıyla göçmenlerin ana vatanı olmuş durumda. Ülkemiz, 4 milyonu Suriyeli olmak üzere yaklaşık 5 milyon göçmeni topraklarında misafir ediyor. 

TV KARŞISINDA VAKİT ÖLDÜRÜYORUZ

Televizyon karşısında harcanan ortalama süre 3 saate yakın. Özellikle akşam saatlerinde toplumun yarıya yakını TV izliyor.
Televizyon en çok 21:00-22:00 arasında seyrediliyor, internete ise en çok 22:00-23:00 arasında giriliyor.
Gazetede ve dergide okuma adetleri, son yıllarda düşüş gösterirken en belirgin artış internetin kullanım sıklığında göze çarpıyor. Radyo dinleme süresinde azalma söz konusu olurken, TV karşısında vakit öldürüyoruz.

DİJİTALLEŞME ÇAĞI

Son yıllarda internet platformlarının artışı analog mecraların dijital tüketimlerini de artırıyor. 
Artık internetten ulaşılabilir oldukları için basılı dergiler daha az okunurken, haberler/gündem genellikle mobil aplikasyonlardan takip ediliyor.
İnternetten yayın yapan servisler TV izleme deneyimlerini değiştiriyor. Mezkûr servisler nedeniyle artık daha fazla TV izlenilyor. TV izleyicilerinin yüzde 7’si internet üzerinden yayın yapan platformların tüketicisi durumunda.

BASINDA FORM DEĞİŞİKLİĞİ

İnternet kullanımının artışıyla birlikte okuyucular basılı gazetelerden dijital platformlara kayıyor. Geçtiğimiz günlerde ulusal bazlı bir gazetenin baskı versiyonunu kapatarak sadece internet mecraında yayınlanmaya başlaması basında form değişikliğinin güncel bir örneği olarak karşımızda duruyor. 
İnternet üzerinden/uygulamalardan müzik dinleme alışkanlığı ise gittikçe yaygınlaşıyor. 

İLGİ, YERLİ FİLMLERE KAYDI

Türkiye’de son yıllarda hem film sayısı, hem izleyici sayısı belirgin bir artış gösterirken yerli filmlere olan ilginin daha yüksek seviyede olduğu görülüyor.

İNTERNET KULLANIMINDA MARMARA BÖLGESİ ÖNDE

Türkiye’de internet kullanım oranı hızlı bir şekilde yükseliyor. Ancak hâlâ penetrasyon olarak gelişmiş ülkelerin gerisinde bulunuyoruz.
Marmara Bölgesi en yoğun internet kullanımına sahip bölge. Kadınların internet kullanım oranı her yıl artıyor.
Cihaz kullanımında sıralama ise TV, mobil telefon, akıllı telefon, bilgisayar, tablet pc, internet TV, akıllı saat ve e-book okuyucu şeklinde sıralanıyor.

SOSYAL MEDYA ÇILGINLIĞI

TR’de herhangi bir cihazdan günlük ortalama sosyal medya kullanımı yaklaşık 2,48 saat. Özellikle gençlerimiz vakitlerinin büyük bölümünü sosyal medya mesaisinde tüketirken sıralama Youtube, Facebook, Whatsaap, İnstagram, FB Messenger ve Twitter şeklinde uzayıp gidiyor.


 

YORUM EKLE

banner33

banner37