'Yalan haber'le işçiler linç edilecekti

Mudurnu ilçesinde linç edilmek istenen işçilerin, hiç ilgileri olmadığı halde, provokatörler tarafından "bayrak yakmakla" suçlandıkları ortaya çıktı. Kalabalığı sakinleştiren şehit babası ise linç edilmek istenenlerden dördünün PKK ile mücadele eden korucu çocukları olduğunu söyledi

'Yalan haber'le işçiler linç edilecekti

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Bolu'nun Mudurnu İlçesi'ne bağlı Taşkesti Beldesi'nde bayrak yaktıkları iddia edilen inşaat işçilerini linç etmeye çalışan kalabalığı sakinleştirerek muhtemel bir facianın önüne geçen şehit babası Ahmet Temel, yeniden çalışmaya gelmeleri durumunda yaşananlar nedeniyle işçilerden özür dileyeceğini söyledi.

Olayın, yalan bir haberle başladığını anlatan şehit babası, yakılmak istenen işçilerden 2'sinin ilahiyat öğrencisi, 4'ünün de korucu çocuğu olduğunu ifade etti. Öte yandan linç girişiminde bulunanlara yönelik bugüne kadar herhangi bir gözaltı olmadı.

6 yıl önce Siirt'in Eruh İlçesi'nde PKK ile girilen çatışmada şehit düşen Jandarma Komando Er 20 yaşındaki Emrah Temel'in babası Ahmet Temel, pazar günü Taşkesti Beldesi'nde yaşanan olaylar sırasında öfkeli kalabalığı sakinleştirmeye çalışarak dikkat çekmişti. Taşkesti Orman İşletme Şefliği'nde çalışan Ahmet Temel olay gecesi yaşananlara değinerek, "Olay günü işten çıkıp eve giderken bir telefon geldi. Taşkesti'de yapılan okulda çalışan Kürt kardeşlerimizin markette alışveriş yaparken bir kamyoncu arkadaşla Türk bayrağı takılı olan araca bakmalarından dolayı tartışma çıkmış. 'Bizim bayrağımıza saygı duyacaksın' şeklindeki sözlerinin ardından tartışma devam etmiş. Çocukları inşaattaki barakaya kadar kovalamışlar, barakayı ateşe verip çocukları çatıya sıkıştırmışlar.

Bize de Türk bayrağının yakıldığı ortalığın karıştığı haberi geldi. Biz de o an için o enerjiyle fırlayıp geldik. Bizi ilk askerimiz karşıladı ve askerimiz bana 'Ağabey yok öyle bir olay. Bize güven. Bu bir oyun' dediler. Ben de ondan sonra bir şehit babası olarak sağduyu çağrısı yapmak için mücadele verdim" dedi.

Olay gecesi Bolu Valisi Aydın Baruş ile birlikte sağduyu çağrısında bulunduklarını söyleyen Ahmet Temel, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Devletimizin gelip bize bilgi vermesini istedim. Yetkili makamlar, sayın valimiz ve kaymakamımız geldiler. Böyle bir şeyin olmadığı yönünde bize gereken bilgiyi verdiler.

O kardeşlerimizin yapılan soruşturmalarında iki kişinin bir yıl sonra ilahiyattan hoca çıkacağını, iki kişinin üniversitede okuduğunu, 4 kişinin ise memleketlerinde babalarının korucu olduğu ve PKK ile savaştıkları ortaya çıktı. Biz de vali bey ile birlikte sağduyu çağrısı yapmak için çıktığımızda onlara şunu söyledim; 'Madem biz kendi meselemizi kendimiz halledeceksek, askeri polisi çiğneyip bunları PKK'lı diye yargılayıp kendi işimizi kendimiz yaparsak, o zaman bizim dağdaki PKK'dan ne farkımız kaldı. Devlete millete güvenmezsek bu bir iş savaştır. Ben bir şehit babası olarak devletime, milletime güvendim. Beni sevip sayan arkadaşlarımın da bunu böyle görmesini istiyorum' dedim. Orada yaklaşık bin 500 kişi vardı yarım saat sonra 200 kişi kadar kaldı. Aramızda provokatör olup, bağırıp çağıran vardı."

KÜRT- TÜRK AYRIMINI DÜŞÜNMEYELİM

Şehit babası Ahmet Temel, birlik beraberliğin olmasını isteyerek, "Allah'ım inşallah böyle oyunlara düşürmesin bizi. Kürt-Türk ayrımını düşünmeyelim. Doğu'da bulunan vatandaş zaten PKK'dan bunalmış, bir ızdırap ve arayış içerisinde. Biz de burada onları bunaltırsak, işini aşını vermezsek o zaman bu adam ya vuracak ya yıkacak, ya da dağa çıkacak. Böyle oyunlara düşmeyelim, Türkiye'de birlik beraberlik olsun, vatan bölünmesin. Vatan böyle oyunlarla bölünür ve bu benim en korktuğum şey. Ne oyunlar oynanırsa oynansın, ne taviz verilirse verilsin şehitlerin kanının bu oyuna taviz vermeyeceğini düşünüyorum" diye konuştu.

KATLİAM OLSAYDI VİCDANLARI RAHAT EDEBİLECEK MİYDİ?

Vicdanen rahat olduğunu ifade eden Temel, "Şu an bir seçim atmosferindeyiz o nedenle bir karışıklık çıksın, bir iç savaş olsun istiyorlar. Türkiye'yi Suriye'ye çevirmek mi istiyorlar? ben öyle görüyorum. Bu gerçekten dış devletlerin ve içimizde olanların bir oyunu. Ne olur bu oyuna düşmeyelim. Seçim atmosferinde devleti yargılamak, ülkeyi kaosa sürüklemek için o gün böyle bir oyun oynandığını hissettim. Bu ülkede o bayrak yanmadı, o bayrak inmedi ve onların da bayrağı asılmadı.

Orada bulunan ve masum olduğunu öğrendiğimiz çocuklara linç ve katliam girişimi olsaydı o arkadaşların vicdanı rahat edebilecek miydi acaba? Vicdanen rahat olabilecekler mi? Ben çok huzurluyum ve vicdanımın sesi bana çok net mesaj veriyor. O gece sağ duyuluydum ve şu anki niyetim de öyle. Eğer ülkeme de bu konu hakkında iyi bir mesaj verebiliyorsam ne mutlu bana" dedi.

Güncelleme Tarihi: 16 Eylül 2015, 17:37
YORUM EKLE

banner39