banner39

Yalçın Akdoğan: Dolmabahçe ortak mütabakat değildi

Çözüm Süreci'nin koordinatör Bakanı Yalçın Akdoğan, Dolmabahçe'nin ortak bir mütabakat olmadığını belirterek HDP'nin Çözüm Süreci'ne ihanet ettiğini söyledi. Akdoğan, Öcalan'ın HDP'lilere tepkili olduğunu da savundu

Güncel 29.07.2015, 10:59 29.07.2015, 11:27
Yalçın Akdoğan: Dolmabahçe ortak mütabakat değildi

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı ve Çözüm Süreci'nin koordinatör Bakanı Yalçın Akdoğan, HDP'nin Çözüm Süreci'ni seçim barajına feda ettiğini savundu. HDP'nin Öcalan'ın adını kullanarak yalan yanlış beyanatlarda bulunduğunu belirten Akdoğan, Öcalan'ın başkanlık sistemine karşı olmadığını söyledi. Akdoğan, Öcalan'ın HDP'lileri "sopayla kovalayacağını" iddia etti.

Başbakan Yardımcısı Akdoğan, Dolmabahçe'nin ortak bir mütabakat olmadığını, özel bir anlam taşımadığını savundu.

Akdoğan, HDP'yi de Çözüm Süreci'ni ihanet etmekle itham etti.

Anadolu Ajansı Editör Masası'nda konuşan Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan "PKK, klasik statüko cephesine ilave olarak Paralel Yapı ile çok ciddi bir ilişki içine girmiştir" dedi.

Akdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: Çözüm Sürecinin düşmanları olarak adlandırabileceğimiz statüko cephesi bu son seçimden önce HDP'yi bir proje olarak kullandı, taşeron şekilde kullandı. Yani HDP, Çözüm Sürecinin düşmanları olan ve kendi varlığına da karşı olan statüko cephesine kendisini de kullandırtmış oldu. Burada AK Parti'yi devirme hedefinin ardında aslında Çözüm Süreci ve İmralı'yı bitirme yaklaşımı vardı.

Öcalan'ın şubat başında verdiği silahları bırakmak için kongre toplayın çağrısını üç hafta geciktirmiştir. Öcalan sözlü, yazılı, imzalı her türlü mesajını vermiştir. Ancak HDP bunu açıklamaktan imtina etmiştir.

O gün her ayrıntıyı Cumhurbaşkanı biliyordu, sürekli irtibat halindeydiler.' Bu külliyen yalan bir durum. O gün kesinlikle Cumhurbaşkanımızla hiçbir irtibatımız olmadı. Bunlar o kadar çok yalan söylüyorlar ki, bir yalan makinesine dönüştüler. Ben de bunları yalanlamaktan yoruldum.
Burada ben de o günkü konuşmamda ifade ettim. Bir kubbe altında söylenmedik hiçbir söz yoktur, bütün bu konuları konuşma, tartışma kapasitesine Türk demokrasisi ulaşmıştır, siyaset kurumu bunu başlıklarıyla tartışır, başka başlıklarıyla tartışır. Buradaki genel çerçeve bunların konuşulabilir olduğu ve siyaset kurumunun bir bütün olarak tartışması gerektiğidir. Yani burada ortak bir metin okunmadığı gibi bu bir mutabakat çerçevesi de değildi

Her verdikleri ayrıntı yalan tamamen uydurma. Bu izleme heyetiyle ilgili de sayılar verdiler, isimler verdiler, 'şöyle olacak' dediler, 'böyle olacak' dediler. O gün de ben açıkladım 'külliyen yalan' diye. Bu meseleyi tamamen izleme heyetine getirip dayandırmaları da doğru değil, anlamsız. Çünkü Öcalan neticede bir çağrı yapacaktı, yaptı. Ve en geniş şekilde bu kamuoyuna yansıdı. Basına yansıdı. Uluslararası camiaya yansıdı. Bunu herkes tartıştı. Bunu başka bir heyete tekrar aktarmasına ihtiyaç yoktu. Burada bunun ötesinde İmralı bir talk-show alanı da değil. Sürekli heyetler oraya turlar yapsınlar. Bunlar aynı mesajı tekrar etsin. Bu mesaj zaten verilmiştir. Bunun ötesinde çok bir anlamının da kalmadığını düşünüyorum.

Seçimde sonra örgüt doğrudan eylemlilik kararı almıştır, kendisi bunu defalarca ifade etmiştir. 'Hükümet şunu yaptı, bunu yaptı' diyenler açsınlar örgütün açıklamalarına baksınlar. Örgüt defalarca 'ben ateşkesi bozuyorum' demiştir, kimse Hükümete fatura kesmeye kalkmasın. Ortada çok açık cinayetler var, önce kalkıp bunu yani iki eşit yapı arasında bir mücadelenin verilen kurbanları, zayiatları gibi görmeleri bile teröre destek anlamına gelir, burada daha net bir tavır takınmaları gerekir.

Örgüt hiçbir sözünde durmadı. Elbette bu tartışılabilir. Türkiye'de kırsalda elinde bir silahla dolaşan adamlar yasa olduğu için mi dolaşıyor tam tersine yasaya rağmen burada dolaşıyor. Şimdi yasa çıkar yurt dışına çıkalım diyorlar bu sana mı kaldı? Bu anlamsız. Bu Meclis'te PKK'nın meşrulaşması için yapılan çabadır ve buna boyun eğilmez nasıl geldiyseler öyle giderler. Bu niçin olmadı? Yasa çıkmadı üzerine bunu inşa etmek istiyorlar. Gezi olayları örgütün kimyasını bozdu. Acaba bu hükümet gidici mi? Sonrasında 17 Aralık gibi olayları gören örgüt adım atmadı. Türkiye'yi terk etmediler bir de utanmadan devleti suçluyorlar.

Barajı geçmek için süreci feda ettiler. İnsanlar size oy verdi süreç türbülansa girdi olumlu bir etki değil olumsuz bir etkisi oldu. HDP'nin hiçbir karşılığı yok. Koalisyon denklemlerinde yeri yok hiçbir anlam ifade etmeyen pozisyonu var. AK Parti varsa çözüm süreci var dedim. Sen AK Parti'yi devirmek içim her şeyi yapacaksın sonra gel AK Parti şunları yap diyeceksin. Her şeyi kaybetme noktasına gelindiği için hesap sorulması lazım. Öcalan adını kullanarak toplumu kandırıyorlar. Öcalan bunları yakalarsa sopayla kavalar diye düşünüyorum.

Demirtaş, kendi PR'ını yaptı, kendi imajını oluşturdu. Sürece ne olursa olsun, İmralı anlamsızlaşırsa anlamsızlaşsın. Kendi PR'ını yaptı, el bebek gül bebek bir çiçek çocuk olarak, bir imaj imalatına dönüştü ve bugün yaşadığımız şeyler. HDP Diyarbakır'dan Cihangir'e eksen kayması yaşadı. Şimdi kıvranıyorlar. Ne olacak bu süreç?

PKK, DAİŞ konusunda kirli bir kampanya yürütüyor destekçisi paralel örgütüle birlikte PKK'ya farklı bir konum üretmeye çalışıyorlar bu örgüte karşı samimi mücadeleyi veren Türkiye'dir belli hassasiyetler vardır. Terör örgütü ilan edilmiştir. Türkiye samimi kararlı bir mücadele yürütmektedir. Suruç olaylarından sonra bunlar Türkiye'yi nasıl mahkum edebilir diyerek kampnaya yürütmeye çalıştılar. DAİŞ ve PKK diğer terör örgütlerine yapılan operasyon bunu çökertti. Bunu nasıl istismar edebilir dediler bunun altında kaldılar.

banner53
Yorumlar (0)
22
kapalı
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?