banner15

Yıldırım'dan başkanlık açıklaması: Bölünme riski var

Başbakan Binali Yıldırım, yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda CHP ve MHP'ye çağrıda bulundu. Başbakan Yıldırım, "Başkanlık sistemi dahil, ihtiyaç duyulan gelin birlikte gerçekleştirelim. Meclis'te konuşalım yetmez, işi sahibine götürelim" dedi. Eyalet sisteminin gelmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, başkanlık sistemiyle bölünme riski olduğunu söyleyenlere de "Başkanlık gelmezse Türkiye'nin bölünme riski var. Açıkça söylüyorum" ifadelerini kullandı.

Yıldırım'dan başkanlık açıklaması: Bölünme riski var

Dünya Bülteni/ Haber Merkezi

Başbakan Binali Yıldırım, yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda CHP ve MHP'ye çağrıda bulundu. Başbakan Yıldırım, "Başkanlık sistemi dahil, ihtiyaç duyulan gelin birlikte gerçekleştirelim. Meclis'te konuşalım yetmez, işi sahibine götürelim" dedi. Eyalet sisteminin gelmeyeceğini vurgulayan Yıldırım, başkanlık sistemiyle bölünme riski olduğunu söyleyenlere de "Başkanlık gelmezse Türkiye'nin bölünme riski var. Açıkça söylüyorum" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi'nde konuştu. Yıldırım, CHP ve MHP'ye seslenerek, "Başkanlık sistemi dahil, ihtiyaç duyulan gelin birlikte gerçekleştirelim" dedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkındaki sözlerine tepki gösteren Başbakan Yıldırım, CHP liderinin özür dilemesi gerektiğini söyledi. FETÖ ile mücadele konusunda CHP'ye seslenen Yıldırım, "Darbe oldu CHP Genel Merkezi FETÖ'cülerin ağlama duvarına döndü. Mağdur edebiyatıyla FETÖ'cülere moral veriyorsunuz. İnsanın diliyle vicdanı arasında irtibat olmalı" ifadelerini kullandı.

Başbakan Yıldırım, partisinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenecek İl Başkanlığı Genişletilmiş Danışma Meclisi'ne katıldı. Başbakan Binali Yıldırım, kürsüye çıktıktan sonra AK Partililerin yaptığı "Başkanlık istiyoruz" sloganları için, "Merak etmeyin meydanlar ısınacak" diye karşılık verdi. Başbakan Yıldırım'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

2 POLİSİ YARALAYAN TERÖRİSTLERDEN 1'İ ÖLDÜRÜLDÜ, 2'Sİ YAKALANDI

Yenişehir'de polis noktasına gec... "Türkiye'de ister FETÖ'cü ister bölücü, bu milletin gücü sizin bu eylemleriniz yanında asla ve asla azalmayacak, artmaya devam edecek. Dün millet olarak Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümünü coşkuyla, heyecanla kutladık. Bugün Cumhuriyetimizin gelecekte de istikbalimizin sembolü olarak bu gururu yaşatacağız. Bu emaneti canımız pahasına korumayı herbirimiz için şerefli bir görev sayıyoruz. İnşallah 2023'e geldiğimizde Cumhuriyet'in 100'üncü yılında, 100'üncü kuruluş yıldönümünü çok daha heyecanlı gerçekleştireceğiz. O günlerden bu günlere vatan şehitlerini rahmetle, minnetle arıyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşları olmak üzere bütün gazilerimizi şükranla yad ediyorum.

BAŞKANLIK SİSTEMİNİN KAYNAĞI

"Biz hizmetleri yaparken zannetmeyin ki önümüze kimse çıkmadı. Bir yandan hizmet yaptık, proje gerçekleştirdik, bir yanda da vesayet odaklarıyla, darbe meraklılarıyla mücadele ettik. İlk açık müdahale 27 Nisanındaki e-muhtıradır. 363 milletvekiliyle işbaşına gelmişiz 'Cumhurbaşkanı seçemezsiniz' dediler. Bu işin çözümü millettir dedik ve millet kararını verdi, millet 'Cumhurbaşkanını ben seçeceğim' dedi ve o referandumla birlikte artık Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesinin önü açıldı. Bu Türkiye'deki yönetim sisteminin en önemli değişikliğinin başlangıcıdır. Bugün başkanlık tartışmalarının başladığı nokta da budur. CHP ve onun akıl daneler o gün adam gibi parlamentoda cumhurbaşkanı seçimi yaptırsalardı, bugün biz sistem meselesini konuşma ihtiyacı duymazdık. CHP siyasi hayatında hiçbir zaman halkın iradesine ram olmamıştır.

"CHP ve onun akıl daneler o gün adam gibi parlamentoda cumhurbaşkanı seçimi yaptırsalardı..."

AK PARTİ'YE KARŞI ÇIKARILAN ENGELLER

AK Parti'nin karşılaştığı vesayet ve darbe heveslileri bununla da yetinmedi. Hemen arkasından kapatma davası açtılar. Onu da savuşturduk. Hala durmadılar, yargıyla darbe yapmaya kalktılar. Yine millete giderek yargı reformuyla aştık. Bu sefer Gezi olaylarını tertip ettiler. Ağaç, yeşil diyerek iktidarı devirme hevesine kapıldılar. Gezi'de bu milletin evladı Recep Tayyip Erdoğan 'Gezicilere pabuç bırakmayacağız, yol da yapacağız, milletimizin gönülünü de yapacağız' dedi. Bu sefer 17-25 Aralık'ı tezgahladılar. 17-25 Aralık Türkiye demokrasisine yargı yoluyla darbe kalkışmasıdır. Orada da sert kayaya çarptılar. Onlara derslerini 17 Aralık sabahı Cumhurbaşkanımız 'Bu ülkeyi darbecilere asla teslim etmeyeceğiz' dedi. O gün FETÖ'ye dikkat çeken Cumhurbaşkanımız maalesef sesini tam duyuramadı. Birçok siyasi parti, bu meselenin ciddiyetinin ne kadar derin olduğunu idrak edemedi.Ve nihayet, AK Parti iktidarının önüne en büyük sınama 15 Temmuz'da geldi. Milletin tankıyla, topuyla, uçağı, helipkopteriyle millete ateş ederek yönetimi ele geçireceklerdi. Akılları sıra işte tam zamanıydı, hükümeti alaşağı edelim. Akıl hocaları da 'Tam zamanı' demişti. Bir şeyi hesap edemediler, halkın gücünü hesap edemediler. Cuntacılar contayı 15 Temmuz'da yaktı.

KILIÇDAROĞLU'NA TEPKİ: SON DERECE ÇİRKİN AÇIKLAMA

"Mağdur edebiyatıyla FETÖ'cülere moral veriyorsunuz. İnsanın diliyle vicdanı arasında irtibat olmalı." Bunlar olduktan sonra Yenikapı ruhuyla 79 milyonun birliğini, beraberliğini, kardeşliğini cümle aleme ilan ettik. O meydanda verdiğimiz bir söz var: Yenikapı ruhuna gözümüz gibi sahip çıkacağız dedik. Sözümüzün arkasındayız. Ama ana muhalefet partisi bu ruhu ortadan kaldırmak istiyor. Önceki gün ana muhalefet partisi genel başkanının son derece çirkin açıklaması oldu: 'Beyfendi Marmaris'te tatildeyken Meclis topa tutuluyordu.' Bu son derece haksız ve yakışıksız bir açıklamadı. 15 Temmuz gecesi Türkiye büyük bir tehlike atlattı. Bu haksız, yakışıksız ithamı yapan ana muhalefet partisi genel başkanının en azından bir özür borcu var. Özür dilemelidir. Cumhurbaşkanımızın o gece nerede olduğunu cümle alem biliyor. Darbecilerin Cumhurbaşkanımızı almaya gittiklerini bütün Türkiye biliyor.

Cumhurbaşkanımızın o gün gösterdiği cesaret ve dirayet dünyada hayranlıkla karşılanıyor. Teslim olmayı bir an düşünmedik, bu güzel ülkeyi terk etmeyi bir an düşünmedik. Hep millletin yanında olduk. Tehditlere rağmen, suikastten, uçağın düşürülmesinden asla tereddüt etmeden Cumhurbaşkanımız İstanbul'a geldi. Üzerinde jetle uçarken, kurşunlar atılırken saklanmayı, gizlenmeyi, kaçmayı asla düşünmedi. Sayın Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanımız milletiyle beraberdi, siz neredeydiniz? Darbe oldu CHP Genel Merkezi FETÖ'cülerin ağlama duvarına döndü. Mağdur edebiyatıyla FETÖ'cülere moral veriyorsunuz. İnsanın diliyle vicdanı arasında irtibat olmalı.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Türkiye'de bir anayasa değişikliği gündemi var. Fırsat buldukça vesayetçiler, darbeciler harekete geçiyor. Millet iradesiyle seçilmiş hükümetleri alaşağı etmeye çalışıyor. En son 1980 darbesiyle yapılan bu darbe anayasası Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzakta. Bunu bütün siyasi partiler söylüyor. Türkiye'nin gelişen demokrasisine uygun, halkın iradesinin tam yansıdığı, kuvvetler ayrılığının eksiksiz çalıştığı ve bütün vatandaşları kapsayan bir anayasaya ihtiyaç var. Bunu seçimler öncesi bütün partiler söz vermesine rağmen, seçim bittikten sonra bunlar unutuluyor ve diğer seçime kadar işi unutuyorlar. Diyoruz ki, gelin bu anayasa görevini halledelim. Şimdi bir araya gelelim dedik. Nitekim üç parti temsilcileri bir araya geldi ve bu anayasa ile ilgili gerekli ortak çalışmayı yaptılar. Teklifim şu, en azından anlaşılan bu 7 maddeyi AK Parti, CHP ve MHP olarak birlikte geçirelim ve bu meseleyi halledelim.

Başbakan Yıldırım,  Diyarbakır'daki terör saldırısına değinerek, "Diyarbakır'da bir zırhlı aracımıza roketatarla saldıran 3 hainden birisi etkisiz hale getirildi, ikisi de sağlam olarak ele geçirildi. Güvenlik güçlerimizi tebrik ediyoruz. Bu eylemi yapanlar daha önce Diyarbakır'da 8 ayrı eylemi gerçekleştiren hainlerdir. Türkiye'de ister FETÖ'cü ister bölücü terör örgütleri, hainler şunu bilmelidir ki bu milletin gücü sizin bu eylemleriniz yanında asla ve asla azalmayacak, artmaya devam edecek." dedi.

"Dün millet olarak Cumhuriyetimizin kuruluş yıl dönümünü, 93. yıl dönümünü büyük bir coşkuyla, heyecanla kutladık. Bugün Cumhuriyetimizin gelecekte de istikbalimizin sembolü olarak, bu gururu her zaman yaşatacağız." ifadelerini kullanan Yıldırım, "Ecdadımızdan, atamızdan aldığımız bu emaneti canımız pahasına korumayı her birimiz için şerefli bir görev sayıyoruz. Cumhuriyeti sadece korumakla yetinmeyeceğiz, aynı zamanda Türkiye'yi daha da büyütmek, güçlendirmek için canla, başla çalışacağız. İnşallah 2023'e geldiğimizde Cumhuriyetin 100. yılında, 100. kuruluş yıl dönümümüzü daha heyecanlı, çok daha farklı şekilde gerçekleştireceğiz." şeklinde konuştu.

 

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2016, 21:22
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35