banner39

Yunanistan’a geçen veya geri gönderilenlerin anlattıkları pes dedirtiyor

Günlerdir Avrupa’ya ulaşma umuduyla Pazarkule sınır kapısında bekleyişe devam eden Afgan vatandaşı Abdul Vahit, Avrupa’ya ulaşmanın artık tek hedefi olduğunu söyleyerek, “Türkiye’yi çok sevdim ama burada oturma izni alamadım, bulunduğum yerden dahi çıkamadım. 4 dil biliyorum. Eğer ikametim olsaydı Türkiye’yi asla terk etmezdim” dedi.

Güncel 03.03.2020, 12:10 04.03.2020, 09:11
Yunanistan’a geçen veya geri gönderilenlerin anlattıkları pes dedirtiyor

NESLİHAN ÖNDER / EDİRNE 

Türkiye’nin Avrupa sınırlarını açarak mültecilerin geçişine izin vermesinin ardından gözler Yunan sınır kapılarına çevrildi. Yunan güvenlik güçleri orantısız güç kullanımıyla bir mülteciyi öldürürken bölgede insanlık krizi her geçen gün büyüyor.  Suriye’deki iç savaşın başladığı günden bu yana küresel bir kriz haline gelen mülteci meselesi ve arka planında yaşanan insanlık dramı her geçen gün büyüyor. Türkiye’nin mültecilerin Avrupa ülkeleri istikametindeki çıkışlarını serbest hale getirmesiyle birlikte on binlerce insan sınır kapılarına dayandı. Suriye, İran, Afganistan, Somali Sudan, Mısır, Fas, Cezayir, Türkmenistan gibi ülkelerden gelen insanlar sınır kapılarında beklemeye başladı. İçişleri Bakanlığı’nın son yaptığı açıklamaya göre ise Edirne üzerinden ülkemizden ayrılan mülteci sayısı 117 bin 677 oldu.

BİR MÜLTECİYİ ÖLDÜRDÜLER

Edirne İpsala ve Pazarkule sınırları önünde jandarmanın bulunduğu tampon bölgede aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların da olduğu binlerce mülteci ağaç altlarında, ıslak zeminler üzerinde uyuyor, kimi zaman da ısınmak için çalılıkları ve ağaç dallarını yakıyor. Sınırdaki polis kontrol noktasını geçtikten sonra tampon bölgeye ulaşan mülteciler, tüm dünyalarını sığdırmaya çalıştığı bir sırt çantası ve bir bebek arabasıyla aynı kaderi paylaştığı insanların arasına katılıyor. Temel gereksinimlerinden yoksun bir şekilde, sağlıksız koşullarda bir umutla Yunanistan’ın kapıları açmasını bekleyen mültecilere Yunan polisi ise çok sert tepki gösteriyor. Tel çitle korunan alanın yakınında bekleyen mültecilere, Yunan güvenlik güçleri geri çekilmeleri için zaman zaman ses ve gaz bombası atıyor, coplarla şiddet uyguluyor, hatta kimi zaman plastik mermi dahi kullanıyor. Gazdan ve dumandan etkilenen çocukların büyük tehlike yaşadığı bölgede, Yunanistan’ın bu ağır müdahaleleri sonucu plastik mermi isabet eden bir mülteci hayatını kaybetti.

“BİZE NEDEN BÖYLE YAPIYORLAR?”

Tüm evrensel hukuk kurallarını hiçe sayan Yunanistan, dünyanın gözü önünde mültecilere karşı orantısız güç kullanmaya devam ediyor. Bir şekilde dikenli telleri aşarak Yunanistan’a geçen ve geri gönderilenlerin anlattıkları ise pes dedirtiyor. Türkiye tarafına itilerek geri gönderilen mültecilerin anlattığına göre Yunanistan kendi sınırlarını geçen kişilerin telefon, para, kimlik ve pasaport gibi değerli eşyalarına el koyduktan sonra çocuklar dâhil herkesi dövüp, zorla Türk sınırına geri getiriyor. Dikenli telleri aşmayı başaran mülteciler bu kez de Yunan polisinin yoğun saldırısına maruz kalıyor. Kameralar tarafından da kaydedilen kimi görüntülerde mülteciler, “Bize neden böyle yapıyorlar. Biz onlara vurmuyoruz ama onlar bize cop vuruyor, gaz sıkıyor. Biz Yunanistan’da kalmak istemiyoruz. Avrupa’ya gitmek istiyoruz” diyor.

YUNAN VATANDAŞLARI BOTLARA TAŞ ATIYOR

Kara yolundan sınır kapılarını aşmaya çalışanlar bu muamelelerle karşılaşırken diğer yandan deniz yolu ile Yunanistan’a ulaşan mülteciler eşi benzeri görülmemiş bir vicdansızlıkla karşı karşıya kalıyor. Botlarla Yunan adalarına ulaşanlara güvenlik güçlerinin yanı sıra Yunan vatandaşları da hakaretler yağdırarak taş atıp, botlardan inişleri engellemeye çalışıyor.

AT ARABALARI İLE ULAŞIM KİŞİ BAŞI 20 TL

Bölgede bazı aileler bulduğu naylonlar ile kendilerine çadır oluşturuyor, ağaç dallarını yakarak ısınmaya çalışıyor.

Çocuklar ise plastik şişeler ya da atılan boş gaz mermisi kovanı ile oyunlar oynuyor. Zaman zaman tampon bölgelerden çıkan gençler ise Türk medyasına ait canlı yayın araçlarında telefonlarını şarj ediyor.

Sınırda yaşanan bu hareketliliği fırsat bilen bazı insanlar ise at arabaları ve motorlu araçlarıyla insan taşıyor. Kişi başı 20 TL ücret karşılığında taşımacılık yapanlar ile mülteciler arasında kimi zaman fiyatta anlaşmazlık yaşanıyor. Yine bölgede iki katı ücretle ekmek, simit ve sigara satışı yapan işportacılar göze çarpıyor.

TÜRK STK’LARI BÖLGEDE

Sınır kapılarında bekleyişlerine devam eden mültecilere, Türkiye sessiz kalmıyor. Soğuk hava ve zorlu şartlarda mağdur olan binlerce insana Kızılay, ASAM (SGDD) ve İHH gibi kurumlar yardımda bulunuyor, sağlık ekipleri ve jandarma kuvvetleri olası istenmeyen bir durum için hazır bekliyor. Bunların yanı sıra bireysel olarak da duyarlı vatandaşlar çocuk bezi, bebek maması, süt, hijyen ürünleri gibi ihtiyaç duyulan malzemeleri mültecilere dağıtıyor.

“MAAŞIMI DAHİ ALMADAN İŞİMİ BIRAKTIM, GELDİM”

3 yıldır Türkiye’de bulunan 28 yaşındaki Afgan vatandaşı Abdul Vahit, Avrupa’ya ulaşmanın artık tek hedefi olduğunu söyleyerek, “Orada eğitimime devam edebilirim. Oturum izni veriyorlar, iş veriyorlar ve sigorta yapıyorlar. Şuanda Türkiye’de sıkışıp kaldık başka bir yere gidemiyorum. Afganistan’da durum çok karışık. Amerika, İran ve çeşitli ülkelerin Afganistan’ı karıştırması nedeniyle huzurumuz kalmadı. Türkiye’de lokantada çalışıyordum. Bazı fabrikalarda işçilik yaptım. Kapıların açıldığını duyunca hemen eşyalarımı toplayıp sınıra geldim. Arkadaşımla birlikte geldim. Çalıştığım iş yerimden maaşımı bile almadan işi bırakıp geldim. Türkiye’yi çok sevdim. Ayrıldığıma üzülüyorum ama oturma izni alamadım. Hiçbir şey yapamadım. 4 dil biliyorum, belki tercümanlık yapardım ama olmadı. Eğer ikametim olsaydı Türkiye’yi asla terk etmezdim” ifadelerini kullandı.

“AVRUPA’NIN SORUMLULUK ALMA VAKTİ”

Çocuklarıyla birlikte tampon bölgede bekleyen mülteciler Yunanistan’ın tüm bu ağır müdahalesine rağmen geri dönmeyeceklerini ve Yunanistan üzerinden Avrupa'ya gitmek istediklerini söylüyor. Bölgede kapıların açılmasını bekleyen İranlı Mahmut Behin, Türkiye'ye Suriyeli mültecilere kapılarını açtıkları için minnettar olduklarını söyledi. Avrupa’ya geçene beklemeye devam edeceklerini dile getiren Behin, “Burada 12-13 saat çalışıp çok az bir ücret alıyorum. Üniversite okuyamadım. Yaşım 23. Avrupa'ya gidip okumak ve yeni bir hayat kurmak istiyorum. Bu zamana kadar Türkiye bize baktı. Avrupa'nın sorumluluk alma vakti geldi” diye konuştu.

“MÜSLÜMAN BİR DEVLET OLARAK TÜRKİYE BİZE ÇOK İYİ DAVRANDI”

26 yaşındaki Suriyeli Hasan Cesim ise “6 senedir Türkiye’de yaşıyorum. 5 ve 2 yaşında iki çocuğum var. Yıllardır burada çalışıyorum, çalışıyorum ve yapabildiğim tek şey elektrik, su, kira parasını ödemek. Şuan 6 bin lira borcum var. Ödeyemiyorum ondan kaçıyorum. Gebze’de yaşıyordum. Avrupa’da ne olacak bilmiyorum. Ne olursa olsun. Türkiye’yi çok seviyordum. Bize çok imkân verdiler, Müslüman bir devlet olarak bize çok iyi davrandılar” dedi.

Kaynak: Gaste24

banner53
Yorumlar (0)
15
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?