banner39

banner35

Yüreğimiz yandı! Türkiye, dört inanmış genç adamını kaybetti!

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, bugünkü köşesini Bursa'da geçirdikleri trafik kazasında vefat eden genç İHH gönüllülerine ayırdı.

Güncel 29.11.2021, 13:09
Yüreğimiz yandı! Türkiye, dört inanmış genç adamını kaybetti!

Kaplan'ın yazısı şöyle:

Çok üzücü, yürekleri yakan, dört gencecik fidanı kaybettiğimiz elîm bir kazaydı yaşanan,

Her şey o feci kazadan bir gün önce çok sâkindi oysa.

Türkiye’nin en parlak proje okullarından birinde, Fatih Sultan Mehmet Uluslararası Anadolu İmam-Hatip Lisesi’nde çok güzel bir buluşma gerçekleştirmiştik Genç İHH’dan arkadaşların organizasyonuyla. Pürdikkat dinlenmişti yaptığım konuşma. Kimse konferansın bitmesini istememişti ama bitmişti işte sonunda.

Fakat konferansla yetinmedik, soluğu okulun müdürü Adem Yılmaztürk Hoca’nın odasında aldık. Tıka basa doldurduk odayı. Müdür Bey gördüğü bazı talebeleri “sen de gel”, “siz de gelin” diye davet etmişti yolda odasına doğru hızlı adımlarla yol alırken hep birlikte.

Okulun binası, Osmanlı’nın son dönem mimari tarzını yansıtıyor. Izgara mantığıyla adeta bir şehir inşa eder gibi planlanmış. Klasik simetri ve orantı biçimleri belirgin bir şekilde öne çıkıyor.

Yine belirgin bir şekilde öne çıkan konulardan biri de, okulun tavanının çok yüksek, iç mekânlarının da alabildiğine geniş, ferah ve apaydınlık olması.

“İnsan böyle ufku daraltmayan, insanın içini karartmayan ferah bir okulda okumak ister,” dedim oradakilere. Herkes “kesinlikle hocam” diye karşılık verdi.

Okul müdürü Adem Bey, okulu gezdirdi. Çalıştaylar için çok güzel bir mekân burası. “MTO olarak burasını her tür çalışma için, etüd için, toplantı için kullanabilirsiniz hocam” dedi.

Toplantı bittikten sonra okulun ve öğrencilerinin yayınladığı çok sayıda dergi, kitap ve okulun gazetesini takdim etti Adem Hoca. Çok sevindim. 70 küsur ülkeden talebenin olduğu böyle bir okulda çıkarılacak öğrenci dergilerinin ne kadar heyecanlı, renkli olacağını tahmin etmeniz hiç de zor olmasa gerek.

Konferans ve Müdür Bey’in odasındaki heyecanlı sohbet bittikten sonra konferansı organize eden Genç İHH Başkanı Kağan Talip Tığlı başta olmak üzere diğer dört bıçkın kardeşimle arabaya doluştuk ve eve doğru yola koyulduk. Direksiyonda Bursa’daki elîm kazada şehit olan Murat Can kardeşim vardı. Ne kadar umut dolu ve coşkuluydu kampla ilgili olarak. Heyecanla MTO’ya kayıt olmak istediklerini, MTO’yu çok sevdiklerini söylediler. O gün kayıtlarını yapmıştık hemen.

Kağan, ertesi gün Bursa’ya Teknoloji Kampı’na gideceklerini söylemişti. Çok heyecanlıydı hem kendisi hem de diğer arkadaşlar. Belli ki, kamptan çok ümitliydiler, çok iyi hazırlık yapmışlardı çünkü.

Kağan’la birlikte üç parlak fidanı daha Bursa’daki feci trafik kazasında şehit verdiğimizi akşam Ümraniye Kitap Fuarı’ndaki konferansın ardından gerçekleştirdiğimiz ikinci “korsan MTO talebe buluşması”ndan hemen sonra öğrenince beynimden vurulmuşa döndüm.

Kağan’ı iyi tanıyordum,

çok sevmiştim. Çok özeldi.

Çok güzel, idealist, hayalleri olan bir genç kardeşimizdi.

Çok üzüldüm.

Kağan kardeşimle çok güzel hatıralarımız olmuştu.

Beni, tasarladığı bir programına davet etmek için üşenmeden bir akşam saat 22.00’de Sultangazi’de bir konferansa kadar gelmişti. Program bittikten sonra “ben Kağan hocam” deyince, içim ışıdı, işini bu kadar içten benimsediği için. O günden itibaren Kağan’ı hiç geri çevirmedim.

Bir gün önce birlikte olduğunuz gençlerden ikisinin güzel bir dava uğruna, ülkenin çocuklarının önlerini açmak için yapılan güzel bir çalışmaya giderken can vermeleri inanılır gibi değil. Ama takdir böyleymiş!

Çok güzel gençlerdi. Kendilerini davalarına adamış mümin, inanmış gençler!

Yüreğim yandı.

Hâlâ inanamıyorum.

İstanbul Genç İHH Başkanı Kağan Talip Tığlı, Lise Başkanı Murat Can Kaya, Baykar Mühendisi Tarık Kesekçi, Yedi Hilal’den Yusuf Taha Göktaş kardeşlerimiz inşallah şehit olmuşlardır.

Dördünü de tanıyordum. Dördüyle de güzel hatıralarımız olmuştu. Dördü de tertemiz, idealist, örnek genç Müslümanlardı.

Onların yaşlarındaki akranlarının ülkeyi terk etmek için çırpındıkları bir zaman diliminde Türkiye, ülkesi için nefes alıp veren, bu ülkeyi leş kargalarına yem etmemek için, ülkesinin daha güzel geleceklere kanatlanması için koşuşturan güzel gencecik beyinlerini yitirdi.

Türkiye dört inanmış genç adamını kaybetti.

Kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Mekânları cennet, makamları âlî olsun.

Ailelerinin, @ihhinsaniyardim @ihhgenc @YediHilal @BaykarTech’teki bütün kardeşlerimizin başları sağ olsun. Hepimizin başı sağ olsun.

Vesselâm.

Yeni Şafak/Yusuf Kaplan

banner53
Yorumlar (0)
9
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?