banner39

31.07.2010, 04:10

Güney Sudan'ın sorunları ayrılmayla çözülmez


Kısa süre önce bir insani yardım örgütünde çalışan Güney Sudanlı bir gençle tanışmıştım. Her buluştuğumuzda Sudan’ın karşılaştığı sorunları ele alıyorduk. Görüşleri hep ilgimi çekmişti. Bir siyasetçi değil, sıradan bir vatandaştı. Birkaç ay önce birlik ve ayrılma konusunda ne düşündüğümü sormuştu.

Bilinen tutumumu tekrarlamıştım: Güneyli vatandaşlar ayrılma durumunda kazanacaklarından daha fazlasını kaybedecekleri için birliğin daha iyi olduğunu düşünüyorum. Zira güney pratikte bağımsız ve Halk Hareketi tarafından yönetiliyor. Güneyliler ayrıca Sudan’ın diğer bölgelerinin yönetimine de katılıyor ve oradaki haklardan besleniyorlar. Ayrılma durumunda güneylilerin içinde bulunduğu şartlar düzelmeyeceği gibi, kuzeyde yararlandıkları hakları ve karar alım sürecine katılımı da kaybedecekler.

Sudanlı gencin bu görüşlerime dair yorumu beni şaşırtmıştı. Zira söze, sorunun güneyin fili bağımsızlık hali yaşamasından kaynaklandığını ve bunun da kendisini rahatsız ettiğini belirtmekle başladı. Kendisinin ve güneydeki birçoklarının güneyin yeni yöneticilerinin hayal kırıklığı yaşattığını anlattı. Onları yolsuzlukla, kötü yönetimle ve kayırmacılıkla suçladı. Güneyin barış anlaşmasından beri bir adım ilerlemediğini, aksine geriye gittiğini ekledi. Çocuklarının güven duymadıkları için güneyi bir kez bile ziyaret etmediklerini belirtti. Halk Hareketi’nin yöneticilerine güvenmediği için bölünme durumunda güneyin akıbetinin belirsiz olmasından endişe duyduğunu ifade etti.

Güney Sudanlı genç, ayrılma eğiliminin son beş yıl boyuca bölge yönetimindeki başarısızlığın üzerini örtmeyi amaçladığını düşünüyor ve “Ayrılma sonrası yaşanacak başarısızlığı meşrulaştırmak için hangi adımlar atılacak, Allah bilir” diyor.

Arkadaşımın Halk Hareketi’ne muhalif olduğunu anlamak zor değil. Eleştirilerinde her muhalif gibi abartıya kaçmış olabilir, fakat ifade ettikleri kişisel görüşleri de değil. Bu eleştirel görüşler sahadaki gerçekliği yansıtıyor ve Halk Hareketi’nin güney kamuoyunun geniş kesimlerini kuşatmakta aciz kaldığı gerçeği her geçen gün gün ışığına çıkıyor. Fakat Halk Hareketi’nin güneyin idaresinde başarısız olmasını ülkede birliğin gerektiğine kanıt olarak göstermek ikna edici değil. Zira hali hazırdaki Sudan liderleri de dahil olmak üzere, modern Afrika ülkelerindeki liderlerin çoğunluğu ülkelerini doğru düzgün yönetmekten aciz. Hatta bazıları 1980’lerde yeniden sömürgeciliği önermişti.

Tarihi bir fırsat söz konusu
Eğer birliği destekleyen bir gerekçe gösterilecekse, o da vatandaşlarının sevdiği ve bir parçası olmak istediği bir vatanı inşa etme eğilimine dayanmalı. Yoksa birlik sadece ayrılmanın sonuçlarından endişe duyulduğu için desteklenmez. Sudan’ın hem güneyinin hem de kuzeyinin birlik devam etse de etmese de sorunlarla karşılaşacağı kuşku götürmez. Keza yeni güney devleti kurulduğu takdirde birçok sorunla karşılaşacaktır. Fakat Somali gibi bir ülkenin birçok sorunla boğuşması, çözüm için bazılarının arzu ettiği gibi Etiyopya veya Kenya’ya ilhak edilmesinin gerekçesi olamaz.

Güney Sudanlılar kendi geleceklerini, yani Sudan’ın parçası mı olmak, yoksa rahat hissedecekleri bir devlet mi kurmak istediklerini belirlemek için tarihi bir fırsata sahip. Fakat en önemlisi, bu kararın doğru sebeplerden dolayı alınması. (Londra’da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, 30 Temmuz 2010)

Kaynak: Radikal

 

 

Yorumlar (0)
25
açık
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?