banner39

Açe'de seçim yılına girerken

Açe'de 2012 sonuna doğru yapılması planlanan ve barış sonrasının ikinci önemli yerel seçimi olarak dikkat çeken bu yılkı seçimler hiç kuşkusuz uluslararası çevrelerin ilgisini çekmeye devam edecek.

Analiz 10.03.2011, 14:21 10.03.2011, 14:28
Açe'de seçim yılına girerken

Mehmet Özay-Dünya Bülteni

Açe, modern tarihinde önemli bir döneme daha hazırlanıyor. Barış Anlaşması'nın ardından gerçekleştirilecek ikinci yerel seçimlerde bağımsız adayların yanı sıra, yerel partiler ve ulusal partilerin çeşitli koalisyon olasılıklarına konu olacağı tahmin etmek zor değil. Bununla birlikte, Açe seçimleri, demokratikleşmenin öncelikli bir yeri teşkil ettiği reform sürecinin yaşandığı bu yıllarda Endonezya Cumhuriyeti yönetiminin ulusal ve uluslararası kabul edilebilirliğini doğrudan etkileyecek bir önemde. Hiç kuşku yok ki, Açe seçimleri gene uluslararası arenada büyük bir ilgiyle takip edilecek.

Açe politikasında belirleyici aktörlerin başında elbetteki -her ne kadar artık kullanılmadığı ifade edilse de akademya ve serbest basında sıkça atıfta bulunulduğu üzere Açe Özgürlük Hareketi'nin siyasi kanadı- Açe Partisi bulunuyor. Bu seçimlerin dinamiğini ise Eyalet Valisi ve yardımcısının kim olacağı sorusunda kilitleniyor. Eyalet yönetiminde iki önemli figür olan vali ve yardımcısı 2006 yılı sonunda yapılan Valilik seçimlerinde özgürlük hareketinin önemli ismi İrvandi Yusuf ile 1999 yılında unutulmaz dev mitingin öncülerinden SIRA (Information Center for a Referendum in Aceh) Hareketi lideri Muhammed Nazar ikilisinin seçilmesine yol açmıştı.

Bugüne gelmeden önce geçen beş yıla dair kısa bir hatırlatmada bulunmanın yararlı olacağı kanaatindeyim. 2006 yılı seçimleri sadece Açe tarihinde değil, modern Endonezya tarihi için can alıcı bir öneme sahipti. Ülkede ilk defa valilik seçimlerine "bağımsız" adayların katılımı kanunla sağlanmış ve bu seçimi gene ilk defa bağımsız aday ve siyasi kanadının önemli isimlerinden İrvandi Yusuf başarı ile çıkmıştı. Söz konusu 2006 yılı seçimleri öncsinde, İrvandi Yusuf'la birkaç kez görüşme fırsatı bulmuştum. O dönemde altı adaylı yarışta kendisine rakip olacağı ifade edilen gene aynı hareketin içinden gelen Hasbi Abdullah ile ilgili soruma, büyük bir güvenle "Hayır" cevabını vermiş ve seçileceği yönündeki kararlılığını ifade etmişti. Sonuç tam da Sayın İrvandi'nin söylediği gibi olmuş ve Hasbi Abdullah da seçimde ikinci sırada yer almıştı. Hasbi Abdullah'ın 2009 yerel seçimlerinde Açe Partisi'nden milletvekili seçildiğini ve Parlamento Başkanlığını yürüttüğünü hatırlatalım. Valilik dahil olmak üzere, GAM'la organik bağlantısı olan bağımsız adayların büyük çoğunluğu kazandığı yerel yönetim seçimlerinde ulusal partilerin yaklaşımı nasıl oldu? Aslında bu önemli bir gelişmeydi onlar açısından. Ulusal partiler, GAM'ın halk nezdindeki desteğini bildiklerinden sonucu önceden görmüşler ve bağımsız adayların başarısını kendileriyle görüştüğümüz kimi milletvekilleri dile getirmişlerdi. Ancak şöyle bir sınırlama yapmaktan da geri kalmamışlardı. O da, barış anlaşması sonrası ilk seçimlerde başarılı olsalar da, ikinci seçimlerden itibaren güçlerini yitireceği öngörüsünü paylaşmaktan da geri durmamışlardı. Bu bağlamda, bu yıl yapılacak seçimler, bir anlamda ulusal partilerin öngörülerinin sınanması açısından da önem arz ediyor.

Aradan geçen beş yıl, Açe Barışı'nın veya bir başka ifade ile Yeni Açe'nin odağındaki temel konu Helsinki Barışı'nın korunması ve anlaşma maddelerinin reel hayatta somut karşılığını bulacak zamanla yerli yerine oturtulmasına yönelik çabalar oldu. Özgürlük Hareketi mensuplarının topluma kazandırılması, sosyo-ekonomik güvencelerinin sağlanması, Cakarta merkezi hükümeti ile ilişkilerin geliştirilmesi bu çerçevede ele alınabilir. Buna paralel olarak Açe'nin yeniden kalkınması sadece tsunami yıkımı ile sınırlı değildi. Bu kalkınma hamlesi,Açe tarihinde devamlılığın bir ifadesi olarak her alanda ortaya konacak şekilde çeşitlilik arz etti. Dünyanın önemli ülkelerinden devlet ve özel teşekküllerinin Açe'nin "dirilişine" şu veya bu şekilde katkıları kadar, Açelilerin buna hazır olup olmadıkları da önemliydi. Büyük travmaların ardından bir anda "barışla" yüzleşen Açe bu süreci nasıl geçecekti? Bunun ilk ibarelerini görmek için 2006 seçimleri öncesine dönüp bakmakta fayda var. Özellikle Cakarta merkez'de ulktra milliyetçilerin barış anlaşmasından memnuniyetsizlikleri herkesçe malumdu. Bu bağlamda Açe Barışı'nı kundaklamaya yönelik kimi faaliyetlerin ortaya çıkması sürpriz değildi. Örneğin gönderilen telefon mesajları ile barışın mimarlarından Martthi Ahtisaari'ye atıfla Kosova'nın özgürlük yolundaki mücadelesi ile benzerlik kurularak, süreçte Açe'nin de benzer bir bağımsızlığa gideceği vurgulanmış ve seçim sürecini baltalama girişimlerine tanık olunmuştu. Öte yandan, aynı dönemde GAM'ın kimi önde gelen temsilcilerinin de içinde yer aldığı 45 kişi faili meçhul cinayetlere kurban gitti. Bu süreci yakından izleyenlerin malumu olduğu üzere, Açeli yetkililer tıpkı diğer batılı kuruluşlar gibi Türk makamlarının da en azından gözlemci sıfatıyla bölgede varlığına vurgu yaparak taleplerini dile getirmişlerdi. Bu provakatif eylemlere rağmen, GAM barışa taahhüdünü sürdürerek 'pusuya' düşmedi. Seçimler tüm Endonzeya'ya örnek olacak şekilde başarıyla sonuçlandı. Ardından Endonezya tarihinde ilk defa yerel partilerin kurulması süreci de sıkıntılı olmakla beraber, nihayete erdirildi. Bugün Açe Eyalet ve yerel parlamentolarında çoğunluğu Açe Partisi milletvekilleri oluşturuyor.

2012 sonuna doğru yapılması planlanan ve barış sonrasının ikinci önemli yerel seçimi olarak dikkat çeken bu yılkı seçimler de hiç kuşkusuz uluslararası çevrelerin ilgisini çekmeye devam edecek. Bu seçimlerin temel farkı yerel partilerin adaylarının siyasi arenada boy göstermesine tanık olacağız. Elbette bağımsız adayların da gündeme gelmesi muhtemel. Ki bunun ilk işaretleri gelmeye başladı. İlk önemli değişim, İrvandi Yusuf ve Muhammed Nazar ikilisinin bu seçimlere birlikte katılmayacakları olgusu oluşturuyor. Aslında Açe Partisi çevrelerinde Nazar'a karşı muhalif çevreler olduğu biliniyordu. Ancak, SIRA gibi çatışma döneminde sivil alanda önemli işler yaptığına inanılan bir hareketin liderinin ve de taraftarlarının desteği geçiş sürecinde taşıdığı önem "hareket"in öncü kadrosunda yeterince anlaşılmış ve vali yardımcısı olarak kendisine teklif götürülmüştü. Bugün ise Muhammed Nazar, SIRA'nın aynı adla kurduğu yerel partinin adayı olarak valilik seçimlerine girecek. SIRA'nın 2009 yerel seçimlerinde ne merkezi ne de yerel parlamentolara bir tek üye dahi çıkartamamış olması öyle gözüküyor ki, bir handikap olarak algılanmıyor. Irvandi Yusuf'un seçimlere bir daha katılmasının şüpheli olduğu, en azından, geçirdiği bazı ciddi sağlık problemleri nedeniyle imkansız olduğu gözlemcilerce paylaşılıyordu. Ancak Yusuf, peşpeşe yaptığı açıklamalar ile seçimlere bağımsız aday olarak gireceğini açıkladı. Elbette merakla beklenen Açe Partisi'nin kimi vali ve vali yardımcısını aday göstereceği. Gözlemciler iki isim üzerinde duruyor. Hareketin üst düzey kadrosunda bulunmuş Dr. Zeyni Abdullah Vali, hareketin ordu komutanlığını yapmış olan Müzekkir Manaf'ın da yardımcısı olarak seçimlere girecekleri yönünde. Bir yanda İrvandi Yusuf, öte yandan Dr. Zeyni Abdullah mi göreceğiz yarışta? Kimilerinin aklına Açe Partisi bölünüyor mu türünden sorurları getirterecek bir gelişme olarak görülebilir. Bunda, en azından görünürde haklılık payı olduğunu söylesek de, hareketin nihayetinde o kadar kolay bir bölünmeye gitmeyeceği tarihi bir vakıa. 2006 yılı valilik seçimlerine bir kez daha dönmekte ve o dönemde İrvandi Yusuf ve Hasbi Abdullah arasında yaşayan yarışı hatırlatmak isterim. Süreçte Yusuf Vali, Abdullah ise Parlamento Başkanı olmuştu. Elbette 'hareket' içerisinde farklı 'açılımlar' söz konusu. Bunun somut ifadesi aday seçimlerine yansıyacaktır. Yani Açeliler politik zekâları güçlü bir halk.

Peki ulusal partiler, özellikle de zamanında Açe'de ön planda yer almış PKS (Partai Keadilan Sejahtara) ve PAN, PPP gibi İslamcı sıfatını taşıyan partilerin hedefi ne? PKS, şehirli ve eğitimli genç seçmenin desteğine güovenerek Başkent Banda Açe Belediye Başkanlığı'nı tek başına almaya kararlı gözüküyor. Bu amaçla partinin güçlü ismi ve Cakarta Parlamentosu'nda da önemli bir yeri bulunan Natsir Jamil aday olma ihtimali yüksek. Yukarıda zikredilen partiler kadar Demokrat Parti ve Golkar gibi seküler partilerin de çeşitli koalisyon süreçlerine dahil olacağı düşünülüyor. Söz konusu koalisyon süreçleri, Açe halkının yerel partilere yönelecek ilgisinden kaynaklanıyor. Yani, yerel seçimler bağlamında ulusal partilerin Açe'de tek başlarına ayakta kalmaları mümkün değil. Bununla beraber, kimi ulusal partilerin Açe'deki yerel hareketlere "sondaj" çalışması yapmaktan geri kalmayacakları da gözlemcilerin paylaştıkları bir husus. Açe hareketliliğe devam ediyor. Yazmaya devam edeceğiz.

Yorumlar (0)
16
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Türkiye Esed rejimiyle diyalog kurmalı mı?