banner15

Almanlar da isyan eder mi?

İngiltere’dekine benzer olayların, ya da siyasi bir tabana oturan ve daha çok Hamburg ve Berlin gibi büyük şehirlerde zaman zaman başgösteren şiddete dayalı eylemlerin Almanya’nın her tarafında yaşanmayacağını tabiiki kimse garanti edemez.

Almanlar da isyan eder mi?

Mucahid Yıldız / Dünya Bülteni / Berlin

İngiltere’de olup bitenlere benzer olaylar Almanya’da da görülebilir mi sorusuyla Alman kamuoyu ve medyası çok fazla meşgul olmadı. Fakat hoşnutsuzlukların ve adaletsizliğin yaşandığı her yerde bir kıvılcımla başlayan yangın hiç beklenmedik anda bütün ülkeyi sarabilir.

Günümüzde internet aracılığıyla insanlar, hangi amaçla olursa olsun, sosyal ağlar üzerinden daha hızlı bir şekilde harekete geçirilebiliyor. Geçen günlerde bir Alman kızının doğum gününe arkadaşlarını davet etmek için facebook üzerinden çağrıda bulunması ve bu çağrının da onun istediğinden daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması üzerine yüzlerce kişi bu kızın evinin önünde toplanmış ve polis sürpriz bir şekilde toplanan bu kalabalığı dağıtmak için oldukça zorlanmıştı.

İngiltere’dekine benzer olayların, ya da siyasi bir tabana oturan ve daha çok Hamburg ve Berlin gibi büyük şehirlerde zaman zaman başgösteren şiddete dayalı eylemlerin Almanya’nın her tarafında yaşanmayacağını tabiiki kimse garanti edemez.

Ekonomik sıkıntıların daha çok yaşandığı AB üyesi ülkelerinden Portekiz, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde ayaklanan gruplar kendilerini değişik isimlerle ifade ediyorlar. Portekiz’dekiler, çoğunluğu genç akademisyenlerden oluşan gruplarına ‘Sıkıntıdaki nesil’ adını verirken, Fransa’da ekonomik nedenlerden dolayı yaşları ilerlediği halde ebeveyninden ayrılamayan gençler de kendilerini ‘genç yetişkinler’ anlamında ‘Adulescents’ olarak isimlendiriyor. Atina’daki 20-30 yaşları arasındaki gençler ise ‘Generation 700’ ismiyle kendilerini tanıtıyor ve sokaklara dökülüyor. Hepsi birden kendilerini, Almanlara karşı II. Dünya Savaşında mücadele veren eski ‘Resistance’ savaşçısı 93 yaşındaki Stephane Hessel’in ‘Indignez-Vous!‘ (Öfkelenin!) kitabından ilham alarak ‘Öfkeliler’ olarak adlandırıyor. Yani egemen rejimin banka ve para sisteminin insanları sömürerek, paylaşımda adalete önem vermemesine duyulan öfkenin ortak sesi  olarak tezahür ediyor.

Madrid’deki ‘Puerta del Sol’ meydanına çadır kuran öğrenciler ve akademisyenler siyasi isteklerini bir katalog halinde yayınladılar. Londra sokaklarında maskeli yüzlerle dükkanları yağmalayanlar ise hiçbir söylem ortaya koymadı. İngiltere’de olanlar daha çok Fransa banliyölerinde yaşananları hatırlatmakla beraber, yağmalama ve kundaklama eylemlerine, futbol maçlarındaki aşırılıklarıyla da bilinen beyaz huliganlar da katıldı.

Avrupa devletleri, ne şekilde olursa olsun başlayan her türlü isyan hareketlerini, kendilerinin dışındaki ülkelerde sürekli eleştirdikleri sert tedbirlere de başvurmaktan geri durmadan bastırmayı şimdilk başarıyor. Fakat sürekli gündemden düşmeyen ekonomik krizlerin bu ülkeleri nereye götüreceği konusundaki düşünceler hiç de iyimser değil. Oturduğum apartmanın kapıcısı 60 yaşlarındaki Uwe, Almanya’ya beş yıl süre veriyor. Ona göre beş yıl sonra ekonomi tamamen çökecek ve insanlar birbirlerine girecek.

Berlin’de bir haftadan beri her gece yakılan arabalar ve geçen hafta sonu Hamburg’taki taşkınlıklar, kapıcı komşumun hiç te haksız olmadığını gösterir gibi. Hamburg’ta ayaklanarak etrafı ateşe veren gençler özellikle banka şubelerini hedef aldı.

Polis Berlin’deki kundaklamaların siyasal nedenlerden dolayı olduğunu bildirmekle birlikte hangi siyasi grupların bu saldırıları gerçekleştirdiği konusunda açık bir bilgi vermemişti. Ancak bugün çıkan haberlerde genellikle pahalı lüks arabaları yakanların, Berlin seçimlerinde aday olan Hristiyan demokrat politikacı Frank Henkel’e tehdit mektubu gönderen aşırı sol gruplar olabileceği ihtimalini iyice kuvvetlendirdi. Zira bu grupların internet sitesinde Henkel, araba yakanlardan korkmadığını ifade eden açıklamalarına karşı ‘ırkçı eğilimli’ olmakla suçlandı ve içine bir miktar barut konulmuş tehdit mektubu ile de uyarıldı.

Almanya’nın geneline baktığımızda henüz çok ciddi ekonomik problemlerden sözetmek mümkün değil. Avrupa ülkeleri arasında genç işsizlik oranının en az olduğu üç ülkeden Hollanda ve Avusturya’dan sonra üçüncü sırada Almanya bulunuyor. Eğer ekonomik bakımdan önümüzdeki yıllarda büyük bir kötüleşme görülmezse, bu anlamda gençler ya da halk arasında sosyal patlamaların görülme ihtimali oldukça düşük.

Buna rağmen sokaklara dökülerek, yağmalama, kundaklama, komşuların arabalarını ateşe verme eylemleri gibi olayların ise ne zaman patlak vereceğini, ne güvenlik kurumları ne de siyasi çevreler önceden kestirebiliyor.

Güncelleme Tarihi: 23 Ağustos 2011, 14:38
YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet Doğan
Mehmet Doğan - 8 yıl Önce

aslında espiri almanca. tercüme ederek anektodu anlatalım...Alman toplumu devrim yapmaya gönül vermiş. aralarında tartışmaya başlamışlar. bir çok tez atılmış ve yöntem konusunda ihtilafa düşmüşler. ihtilafın ana fikri "devrim yapacağız ama devrim yapmak için hangi devlet kurumumuza dilekçe vermemiz gerekiyor" noktasında belirginleşir. sonunda lokal muhtarlıktan başlanmalı fikrinde anlaşmasağlanır

banner39

banner36

banner37

banner35