banner15

Avrupa'da Libya saati

Libya müdahalesinin başarıyla "sonuçlanması" Fransa'nın Mısır ve Tunus devrimlerinde attığı yanlış adımları sebebiyle Arap dünyasında bıraktığı olumsuz imajı düzeltmesine yardımcı olacağı düşünülüyor

Avrupa'da Libya saati

Sinan Özdemir - Dünya Bülteni/ Brüksel

Libyalı muahliflerin Trablus'a girmesinin ve Kaddafi'nin karargahını ele geçirmesinden sonra dünya Kaddafi sonrasını ve sonuçlarını tartışıyor. Savaş sonrası Libya'nın yeniden inşaasında yer almak için ülkeler harekte geçmiş durumda. Geçici hükümetle temaslar kuruluyor. Ahmet Davutoğlu Salı günü Bingazi'de temaslarda bulundu. Çarşamba günüde geçici hükümetin Başbakanı Cibril Paris'te Sarkozy'le bir araya geldi. Ortak basın toplantısında Sarkozy –İngiltere Başbakanı Cameron'la da görüştükten sonra- 1 Eylül günü Paris'te uluslararası bir konferansın toplanacağını açıkladı. Libya Zirvesi'ne Temas Grubu'nun yanı sıra Çin, Rusya ve Hindistan'da katılacak. Uluslararası sahnede bunlar yaşanırken Trablus sokaklarında insan avı başlamış durumda. Kaddafi'nin nerede olduğu hala belirsizliğini koruyor. Devrik lider radyo mesajları yayınlayarak meydan okumaya devam ediyor.

Şimdi Paris, Londra ve Berlin'de değerlendirme vakti. Berlin diğer iki başkente nazaran -müdahale öncesi Güvenlik Konseyi'nde ki tutumu sebebiyle- yeni döneme belirsizliklerle giriyor. Balkanlardan dönen Merkel yaptığı açıklamada tarafları temkinli olmaya çağırdı. Dışişleri Bakanı Westerwelle yakın zamanda Trablus'u ziyarete edeceğini ve Alman bankalarında dondurulan 7,2 milyar avronun serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler'de temaslara başladığını söyledi.

Almanya müdahaleye karşı çıkarak barışçıl yöntemlerle Libya krizinin çözümlenmesi gerketiğini söyleyerek Güvenlik Konseyi'nde çekimser kalmıştı. Trablus'un düşmesinin ardından Alman dışpolitikasının da sınıfta kaldığı ifade ediliyor. İnternationale Politik'e konuşan Helmut Kohl , "Bu gün Almanya'nın nerede olduğunu ve nereye gittiğini kendime soruyorum" diyerek Merkel hükümetinin Libya politikasını eleştirdi. En sert eleştiriler basından yükseliyor. Spiegel Online son durumu "Merkel'e tokat" olarak yorumlarken Die Welt: "bakanımız hiç çekinmeden başarıdan pay talep ediyor" diyerek yaşananlara ironiyle yaklaştı. Böylesi bir atmosferde Almanya yeni döneme hazırlanıyor. Ancak Fransa ve İngiltere'nin "başarısı" Almanya'nın işini kolaylaştırmıyor.

İngiltere operasyonların başını çeken ülkelerin başında yer alması sebebiyle Libya sonrası döneme daha rahat girecek ülkelerin başında geliyor. Ancak Irak savaşında olduğu gibi rejim değişikliğinin aynı zamanda kaosun da habercisi olabileceği konusunda çekinceleri var. İngiltere kaosun yerleşmemesi ve geçişin sorunsuzca gerçekleşmesi için özellikle ülkenin inşaası konusunda Birleşmiş Milletler'de temaslara başladı. Telekulak skandalı ve Londra eylemlerinden sonra imajı yara alan Cameron için Kaddafi rejiminin devrilmesinde oynadığı rol zedelenen imajını düzeltmesine yardımcı olabilir. Hafta başında Fransa'nın geçici hükümeti -Londra'ya son dakikada haber vererek- Paris'e davet etmesi Londra'da şaşkınlıkla karşılandı. Ancak İngiltere Fransa'yla birlikte operasyonların başını çektiyse de petrol ve doğalgaz konusunda  aslan payını kaptırmamak için elinden geleni yapacaktır.

Libya müdahalesinin başarıyla "sonuçlanması" Fransa'nın Mısır ve Tunus devrimlerinde attığı yanlış adımları sebebiyle Arap dünyasında bıraktığı olumsuz imajı düzeltmesine yardımcı olacağı düşünülüyor. Sarkozy'nin Mitterand  (Balkanlar) ve Chirac'tan (Irak) farklı olarak müdahaleyi desteklemesi ve koalisyonun başını çekmesi Fransa'nın –NATO'ya dönüşünden sonra- askeri gücüyle uluslararası sahneye dönüşünü tescil eden en önemli gösterge (Fildişi müdahalesinden de önemli). Şimdi Fransa için önemli olan askeri başarısını ekonomik başarıya dönüştürmek olacaktır.

Avrupa blokunda yaşanan rekabet Temas Grubu'nda yer alan başka devletler içinde geçerli. Amerika her ne kadar müdahaleye lojistik destek sağladıysa da yaptığı harcamaların karşılığını almak isteyecektir ki bu konuda Amerika'dan yükselen sesler var (Libya petrolü için yarış başladı, Dünya Bülteni , 24 Ağustos 2011). Müdahale öncesinde Libya'da bulunup müdahaleye doğrudan katılmayan Brezilya, Çin ve Rusya da yarışta yer alacak ülkelerin arasında yer alıyor. Petrol ve doğalgazın 2012'in ikinci yarısından itibaren sorunsuzca tekrar sevk edilmeye başlanacak olması ülkelere zaman kazandıracaktır.

Libya müdahalesi Avrupa'nın Amerikan'dan bağımsız olarak askeri operasyonlar yapabileceği görüşünün yeniden dillendirilemesine kapı araladı. Ancak Libya müdahalesi tamamen Amerika'dan bağımısz gerçekleşmediğini ifade etmek gerekiyor.  NATO çatısı altında Amerika'nın lojistik ve istihbarat desteği sağladığı unutulmamalı. Libya müdahalesiyle uzun zamandır konuşulmayan AB ortak savunma politikası da  yeniden gündemde. Ancak pozisyonlar müdahale öncesinden farklı değil. Fransa ve Polonya müdahalenin ilk aylarında Avrupa'nın NATO'dan bağımsız komuta merkezinin oluşturulması için harekete geçmişlerdi ; ancak Londra karşı çıkarken Berlin çekinceleri olduğunu bildirdi. Bir yıl önce savunma politikaları noktasında ortak hareket etme kararı alan Fransa ve İngiltere için Avrupa dışında gerçekleştirdikleri ilk operasyon oldu. İngiltere Fransa'yla mukayese edildiğinde transatlantik ilişkilerinde Amerika'yı kızdırmamaya büyük özen gösterdiğini söyleyebiliriz. Avrupa Birliği'nin ortak savunma politikası konusunda ki tutumu da aynı sebepten kaynaklanıyor.

Paris, Londra ve Berlin yeni döneme hazırlanırken Kaddafi'nin nerede olduğu hala belirsizliğini koruyor. Devrik lider radyo mesajları yayınlayarak meydan okumaya devam ediyor.

Ne var ki Batı savaşın kazanıldığını düşünerek geleceğe ilişkin hesaplar yapıyor olsa da belirsizlikler yok değil. Muhaliflerin başkenti ele geçmesini rejimin düştüğüne yorumlanıyor. Ancak yanılıyor da olabilirler. Kaddafi'nin Trablus'tan ayrıldığı ve doğduğu şehre (Sirt) gittiği söyleniyor. Bu bilgi doğruysa Kaddafi'nin mücadeleye Sirt'ten  devam etmeyi  düşündüğü de söylenebilir. Sirt  muhaliflerin almakta zorlandıkları şehirlerin başında geliyordu. Tarihte buna örnek olacak hadiseler yok değil. Bundan iki asır önce Napolyon ordusuyla Moskova'ya girdiğinde (1812) Rusya seferinin sona erdiğini düşünmüştü ; ancak Çar ve ailesi Moskova'dan çoktan ayrılmıştı. Napolyon muhatap bulamadı ve  şehrin anahtarlarını alamadan dönmek durumunda kalmıştı. Dönüş yolunda, Mareşal  Mihail Kutuzov  Fransız ordusunu kovalayarak püskürtmeyi başarmıştı.

Libya'yı Mısır ve Tunus'tan ayıran en önmeli fark ülkedeki aşiretler arasında var olan denge. Kaddafi bu dengeyi kırk iki sene boyunca korumaya çalıştı (Bingazi'nin dışında). Bu noktada mensubu olduğu aşiretin alacağı pozisyon aynı zamanda Libya'nın da geleceğini belirleyecektir. Libya'yı diğer Arap devletlerinden ayıran aşiret yapısının siyasi geleceğinde önemli bir yer tutacağı da unutulmamalı. Libya saatinin gerilla saatine dönmesi olasılık dışı değil. Pazarlıklardan memnun olmayanlar ve/ya oyun dışı bırakılanlar için de joker görevi görebilir.

Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2011, 10:16
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35