banner15

Bay Moody's memnun olmadı

Yabancı sermaye ülkemizdeki ve çevremizdeki son gelişmelerle riskin arttığını düşünerek olumsuz beklentiler içine girdiği için mi Moody’s kredi notunu çöpe indirebileceğini açıklamıştır?

Bay Moody's memnun olmadı

Kemal Kahraman

Ekonomik analizlerde kullanılan dil, jargon ilginçtir. Bunlar siyasetten uzak gibi görünmeyi ustaca başarırlar ama yeri geldiğinde kendi terminolojilerini kullanarak basbayağı siyasi bir duruş sergilerler. Malum, geçtiğimiz günlerde Türkiye, tarihinin en önemli krizlerinden birisini geride bıraktı. Esasen geride bıraktı demek için henüz zamana ihtiyacımız var.

Yaşanan ve kaosa dönüşmeden atlatılmış görünen bu kriz sırasında ilk defa muhalefet ve medya ağız birliği içerisinde darbe girişimine karşı çıktı. Bu daha önceki krizlerde rastlanmayan bir durumdu. Sabaha karşı pek de alışık olmadığımız biçimde tüm kanallar darbenin püskürtüldüğünden bahsediyordu. Askeri bir eylem için bu kelime oldukça kullanışlı bulunmuş olmalıydı. Şimdi Türk ve dünya medyasının didik didik incelediği, her gün yeni bulgulara ulaşılan bir süreci anlatmaya girmeyeyim. Burada amacım o değil.

Durumun netleşmesinden hemen sonra Batı dünyasından hükümete destek mesajları gelmeye başladı. Ekonominin diliyle konuşursak, acaba ülkemizdeki çıkarlarını ve yatırımlarını tehlikeye düşürmemek için temkinli davranmayı mı tercih etmişlerdi? Her ne olursa olsun Standart & Poors, Fitch, Moody’s gibi Batılı kredi derecelendirme kuruluşları durumdan henüz tatmin olmuşa benzemiyor.

Nitekim Standart&Poors kredi notunu düşürmekte gecikmedi. Moody’s adlı kuruluş ise uzun süredir Türkiye’nin kredi notunu, yatırım yapılabilir en düşük seviye olan Baa3 - Negatif düzeyinde tutuyordu (Bu Tunus’la aynı seviyeyi ifade ediyor. Türkiye’nin GSMH’si 800 Milyar Dolar, Tunus’unki 45 Milyar Dolar civarında). Göstergeler onu bir türlü tatmin etmiyordu. Şimdi darbenin akim kalmasının ardından kredi notunu en aşağıdaki seviye olan “çöpe” düşürebileceğini açıklamış. Bunun için izlemeye almış. Buradaki çöpün ne anlama geldiğini, ekonomik mi yoksa psikolojik bir ifade mi olduğunu biz normal vatandaşlar anlamıyoruz. Ama soruyoruz; gerçekleşmediği anlaşılan bir girişim Bay Moddy’s’i neden bu kadar tedirgin etmiş olabilir?

Efendim, “bu girişimin, ekonomik büyüme ve karar alıcı kuruluşlar üzerinde orta vadedeki etkisini değerlendirmek için” böyle bir karar almışlar. Şimdi anahtar kısmına geliyoruz; “girişimin birkaç saatte etkisiz kılınmasına karşın, ekonomi, cari işlemler açığını finanse edebilmek için büyük ölçüde sermaye akışına bağımlıdır. Bu akış kesilirse ekonomide istikrarsızlık ortaya çıkabilir”. Moody’s analistleri özellikle “dış tampon” adını verdikleri yabancı sermaye girişinin önemini vurguluyor. Başarısız bile olsa bu “girişim” dış sermaye girişindeki zorlukları muhtemelen artıracakmış. Krediyle ilişkili riskler yüksekmiş, yaşananlar, daha geniş “politik zorlukları” yansıtıyormuş.

Buradan ne anlıyorsunuz? Ekonomimiz üzerinde önemli bir etkiye ve paya sahip olan yabancı sermayenin, gelişmelerden tatmin olmadığını. Ekonomik göstergelerin piyasanın siyasetten beklentilerini yansıtması bakımından önemli olduğunu düşünüyoruz. Fakat bir gerçek var; kredi kuruluşları pasif izleyici konumunda değildir. Piyasa üzerinde yönlendirici rol oynadıkları bilinen bir gerçektir. Tüm sosyal ve ekonomik verileri değerlendirme imkanı bulunan bir kuruluşun kendine göre bir iktisadi hatta siyasi duruşu bulunması belki de doğal karşılanmalıdır. Biz de onu söylüyoruz ve diyoruz ki, kredi analizlerine bakarken bu faktör dikkate alınmalıdır.

Sermayenin beklentilerini ve hareketlerini izleyen kredi kuruluşlarının aynı zamanda onları yönlendirici rol oynadıklarını vurgulamak istiyoruz. Batı dünyasında var mı bilmiyorum ama bizde tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan diye bir söz vardır. Şimdi soralım; yabancı sermaye ülkemizdeki ve çevremizdeki son gelişmelerle riskin arttığını düşünerek olumsuz beklentiler içine girdiği için mi Moody’s kredi notunu çöpe indirebileceğini açıklamıştır? Yoksa Moody’s ülkemizin kredi notunu en alt seviye olan Baa3’ten “çöp”e indirebileceğini açıkladığı için mi yabancı sermaye tedirgin olmuş ve olumsuz beklentiler içine girmiştir? Ne ölçüde tedirgin olduğunu veya olacağını şu an bilmiyoruz. İhtimal üzerinde duruyoruz.

Evet, Türkiye büyümeye devam ediyor ve uluslararası piyasalarda yatırımcı güvenini kazanması gerekiyor. Güvenin kazanılmasında kredi kuruluşlarının analizleri önemli rol oynuyor. Kredi notları bunun için veriliyor. Bu günlerde yapılan bazı analizler, ekonomide halen istikrarsızlık tehdidi bulunduğunu vurgulayarak Türkiye’yi neredeyse yatırım yapılamayacak ülke konumuna düşürüyor. Allah’tan bu notlar bire bir yatırımcı davranışlarına yansımıyor. Bu da notların yeterince piyasa gerçeklerine dayanmadığını gösteriyor. Analizden çok yönlendirici rollerini öne çıkarıyor. Bu arkadaşların olan bitenden memnun olmadığı anlaşılıyor. Mademki beklentilerde endişeyi tercih ediyorlar, o zaman yapılan analizler de kuşkuyla karşılanmalıdır. Çünkü bunların hangi ölçüde psikolojik ön kabullere veya ülkemizle ilgili somut verilere dayandığı belli değildir.  

Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2016, 13:39
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35