banner15

Bir operasyonun düşündürdükleri...

Geçtiğimiz günlerde Amerikan özel kuvvetleri ile peşmerge anti-terör birimleri Havice’de IŞİD’e ait bir hapishaneye operasyon gerçekleştirdi. 69 esirin kurtarıldığı bu operasyon tartışmasız bir askeri başarıydı. Ancak operasyonun askeri boyutu kadar içerdiği siyasi mesajlar da önemliydi

Bir operasyonun düşündürdükleri...

Simla Yerlikaya | Erbil

Kerkük’ün güneyindeki Havice kasabası yaklaşık bir buçuk yıldır IŞİD kontrolünde bulunan Irak’ın onlarca yerleşim yerinden biridir.

Normalde adı sanı pek duyulmamış olsa da, bu kasaba ara ara dünya basının manşetlerine çıkar. Elbette Irak’taki birçok bölge gibi, Havice’yi manşetlere çeken de çoğunlukla şiddet olayları ya da askeri operasyonlar olur.

Bugün pek hatırlanmasa da 2013 Nisan’ında Irak birlikleri ile yerel halktan protestocular çatıştığında da dünya Havice’yi konuşmuştu. Sonrasında IŞİD’in eline geçtiğinde de. 22 Ekim günü ise Havice yine manşetlerdeydi. Haber akşamüstü saatlerinde ajanslara düştü: Amerikan Özel Kuvvetleri ve Kürt anti-terör birimleri Havice’nin doğusundaki bir hapishaneye operasyon düzenlemiş, IŞİD’in elinde esir olan 69 kişi kurtarılmıştı. Çıkan çatışmalarda bir Amerikan askeri hayatını kaybetmiş, 20 IŞİD militanı öldürülmüş, 6’sı da tutuklanmıştı. Kurtarılan esirlerin bir kısmı IŞİD tarafından idama mahkum edilmiş kişilerdi ve bu operasyon gerçekleşmese muhtemelen birkaç gün içinde infaz edileceklerdi.

ESİR PEŞMERGELERİN KURTARILMA UMUDUR SUYA DÜŞTÜ

Operasyonun duyurulduğu ilk dakikalarda kurtarılanların Kürt olduğu sanılmıştı. Ancak halihazırda IŞİD’in elinde esir bulunan peşmergelerin –en azından bazılarının- opreasyonda kurtarılmış olması umudu birkaç saat içinde suya düştü.

Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi yaptığı açıklamada kurtarılanların arasında Kürt olmadığını duyurdu. Hal böyle olunca, ‘Madem kurtarılanlar arasında Kürt yok, peşmerge ile ABD bu operasyonu neden gerçekleştirdi?’ sorusu gündeme geldi. Akla yakın olan senaryo şuydu: Muhtemelen operasyon esasında esir peşmergeleri kurtarmak için gerçekleştirilmişti, fakat süreçte bir yerde bir istihbarat sorunu yaşanmıştı.

Sonuç ne olursa olsun şu bir gerçekti: Operasyon sayesinde 69 kişi kurtulmuştu ve bu IŞİD’e karşı gerçekleştirilen operasyonlar içerisinde hiç kuşkusuz en vurucu olanıydı. Kürdistan Bölgesi Güvenlik Konseyi’nin deyimi ile bu, ‘IŞİD topraklarının derinliklerinde, Kürdistan bölgesinin dışında gerçekleştirilen en kayda değer kurtarma operasyonuydu’. Ki öyle olduğuna gerçekten de şüphe yoktu.

Sonraki günlerde operasyon sırasında askerlerin kasklarındaki kameralar ile çekilen görüntüler basınla paylaşıldı. Gerçekten de benzerini ancak filmlerde izleyebileceğimiz tarzda görüntülerdi bunlar. Askerlerin seri ve panikten uzak ritimlerle hareket edişi, karanlık zindanlardan çıkarılan mahkumların yüzlerindeki dehşet ve şaşkınlık ifadeleri...

Gerçekten de bu operasyonda ‘kayda değer’ çok şey vardı. Ancak bu kayda değer yan, sadece IŞİD topraklarının derinliklerine havadan kuvvet indirilerek böyle bir operasyon gerçekleştirilmesi değildi. Bu operasyonun verdiği siyasi ve sembolik mesajlar da en azından işin askeri boyutu kadar –hatta belki de daha fazla- kayda değerdi.

IRAK’IN HABERİ OLMADAN HAREKET EDİLDİ

Her şeyden önce operasyonun en dikkat çeken tarafı sadece Amerikan ve peşmerge güçlerinin işbirliği ile gerçekleştirilmiş olmasıydı. Irak ordusu operasyonun hiçbir yerinde yoktu. Daha da fenası Iraklı yetkililerin böyle bir operasyonun gerçekleşeceğinden haberi bile yoktu.

Irak Savunma Bakanlığı sözcüsü konuyla ilgili yaptığı açıklamada operasyon hakkında bilgileri olmadığını, kendilerinin de gelişmeleri medyadan takip ettiklerini söyledi.

Bir devlet için ‘kendi topraklarında gerçekleştirilen bir operasyondan habersiz olmanın’ gurur kırıcı bir yanı olduğu aşikar. Ama peşmerge zaten yıllardır Bağdat’tan bağımsız hareket ettiği için bu tamamen yeni bir durum değil. Yeni olan ABD’nin de Bağdat’ı bilgilendirmeye tenezzül etmeden bu operasyonu gerçekleştirmesi.

Tabii ABD’nin bu tercihi de bölgede kurulan yeni ittifaklardan bağımsız değil.

BAĞDAT ABD İÇİN ÇANTADA KEKLİK DEĞİL

Rusya’nın Suriye’de operasyon gerçekleştirmeye başlaması ve Bağdat’ta da bir istihbarat birimi kurması bölgedeki dengeleri değiştirdi ve herkesi tarafını belli etmeye –ya da bir taraf seçmeye- zorladı.

Bağdat şu ana kadar Rusya’dan gelecek bir desteğe kapıları kapatmadı. Aksine Şii milis liderler ‘IŞİD’i yenmek için Amerikan desteğinin yetersiz kaldığını, Rusya’nın operasyonlara katılmasının gerçekten fark yaratacağını’ gitgide daha yüksek sesle dile getiriyorlar. Bağdat kulislerinden sızan bilgiler de birçok siyasetçinin Şam gibi, Rusya’dan destek alınmasına sıcak baktığını ortaya koyuyor.

Abadi hükümeti açıktan ABD’yi eleştirecek bir açıklama yapmıyor, ama durum ortada. Önümüzdeki günlerde Bağdat’ın Rusya’nın müdahalesini daha hararetli bir şekilde tartışacağı kesin. Zaten Irak’ın İran’la ilişkileri de malum. Hal böyle olunca, ABD Bağdat’a ‘çantada keklik’ gözüyle bakamıyor.

BAĞDAT-RUSYA EKSENİNE KARŞI ERBİL-ABD EKSENİ Mİ?

Safların gitgide böyle keskinleştiği bir ortamda ABD’nin kendine güvenilir bir ortak olarak görebileceği tek bir güç kalıyor geriye; Kürtler. Havice’de gerçekleşen operasyon da ABD’nin Erbil ile askeri işbirliğinin altını kuvvetlice çiziyor. Bir bakıma olası bir Rusya-Bağdat eksenin karşı, Erbil-ABD ekseni kurulduğunun da mesajlarını taşıyor bu operasyon.

Tabii böyle bir çıkarımı sadece bir operasyon ile yapmak da mümkün değil. Ama elde, ABD’nin böyle bir stratejik tercihinden bahsetmemizi mümkün kılacak başka doneler de var. Mesela ABD’nin yeni Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford’un son Irak ziyareti gibi.

Amerikalı general, Havice operasyonundan iki gün önce gerçekleşen bu ziyaret sırasında alışılmışın dışına çıktı ve Bağdat’tan önce Erbil’i ziyaret etti. Aslında basit bir nüans gibi görünse de bir ülkenin Genelkurmay Başkanı’nın başkentten önce bir federal bölgeyi ziyaret etmesinin önemli bir diplomatik mesaj içerdiği tartışmasız.

Aynı zamanda ABD’den IKBY’ye ziyaretlerin artarak devam ettiğini de belirtmekte fayda var. Mesela bu hafta içerisinde Amerikan Merkez Kuvvetler Komutanı Lloyd Austin Erbil’deydi ve Mesud Barzani ile bir araya gelerek IŞİD ile mücadelede gelinen son noktayı görüştü.

Güncelleme Tarihi: 01 Kasım 2015, 09:45
YORUM EKLE

banner39

banner36

banner37

banner35